bugün
- etnik köken16
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- en iyi çizgi filmler9
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler11
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam3
- evde kalmış 30 yaşında kız16
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava4
- dünyadaki en kolay meslek7
- zengin olmak3
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar5
- sözlükteki zengin yazarlar9
- omnitrixe sahip olmak3
- moralinizi bozmak istemem ama yarın pazartesi2
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- flörtte algoritma ve cesaret katsayısı2
- hangi yazara aşıksınız6
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- karton toplayan çocuk4
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- sözlükte kim kime yürüyor5
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü2
- müzik haram mıdır7
- amedspor22
- bir bela geliyor6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- robert greene2
- fenerbahçe16
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- anın görüntüsü26
- from gold from dust9
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- inönü'nün devlet başkanlığına daha uygun olması2
- ermenisiz kafkasya4
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- polatlı2
- hareket edebilen canlılar2
- asgari ücret4
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- ismet gürbüz3
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- 16 bekar için masrafsız finlandiya tatili2
Bir sürü basın ve yayın hokkabazının öve öve göklere çıkardığı merhum Ecevit'in malum partisi var ya... Önümüzdeki seçimleri kazanabilir!
Evet, ciddi ciddi kendini bir siyasi partinin genel başkanı sanan Sayın Zeki Sezer başbakan olabilir... Aslında Sayın Rahşan Ecevit'i de cumhurbaşkanı yapsa ne güzel olurdu...
Belki bir çeşit koalisyon da kurulabilir: Sayın Sinan Aygün ticaret bakanı, Sayın Devlet Bahçeli milli savunma bakanı, Sayın Doğu Perinçek içişleri bakanı... Sayın Turgut Özakman milli eğitim bakanı, Sayın Yalçın Küçük kültür bakanı... Sayın Mümtaz Soysal da Avrupa Birliği'yle ilişkilerden sorumlu devlet bakanı...
Vallahi abartmıyoruz, çünkü burası Türkiye.
Merhum Ecevit altı ay önce beyin kanaması geçirip komaya girdiğinde, DSP'nin oy oranında artış gözlenmişti. Aklı fikri yerindeyken Ecevit'e oy vermeyi düşünmeyenler, 'kafası gittiği zaman' onun beynine daha çok güvenir olmuşlardı.
Biz de 'bu hesaba göre Ecevit'e emr-i Hak vaki olursa DSP iktidara yürür' demiştik...
Gün bugündür arkadaşlar!
Gıcık kaptığınız köşe yazarlarına küfür mektupları yazmayı geçici bir süre için rafa kaldırıp seçim çalışmalarınızı yoğunlaştırınız.
Gerçi Sayın Ecevit'in Türkiye'yi kurtaracak birçok projesi şimdiden hayata geçmiş bulunuyor ama... Örneğin istanbul koskocaman bir 'köykent' olmamış mıdır?
Zarar yok, siz gene de ilk icraat olarak on yedi aylık bebeğe tecavüz eden 'sayın sapığı' affetmek üzere kolları sıvayınız.
Gerçi mavi renk 'out', bu yılın modası giysilerde siyah, ev dekorasyonunda yeşil ve turuncu tonları ama...
Gülmeyiniz ya da kızmayınız, önünüzde ciddi bir iktidar şansı var.
Çünkü bu ülke akıl dışı bir ülkedir.
Türkiye'nin gelmiş geçmiş en kötü politikacılarından Sayın Erdal inönü'yü 'bir siyaset dehası' diye pazarlayan gazeteciler, Türkiye'yi ne zaman iktidara gelse batırmış adamın partisine mi destek olmayacaklar yani?
Bakarsınız bu sefer de Rodos'a falan çıkarsınız canım... Akdeniz'de ada mı yok çıkacak?
Belki elinize Türkiye'ye yeni bir ambargo koydurmak, birilerine sağı ve solu ölümüne birbirine düşürttürmek, ekonomik kriz çıkarmak, yokluklar ve kuyruklar yaratmak, darbelere çanak tutmak gibi yeni yeni fırsatlar da geçer... Ermeni ve Kürt terörünün yeniden alevlenmesine de yol açar, Türkiye'nin başını bu kez 1974 yılından başlayarak otuz iki sene değil de 2007 yılından başlayarak 2039'a kadar belaya sokarsınız...
Gülmeyin, bu halk, kamuoyu araştırmalarında 'televizyonda en çok belgesel seyretmek istediğini belirtip' sonra da gecekondu eğlencelerine dalan ve kanalları iki seksen yatıran bir halktır.
Bu halk, oyunu bir partiye değil, beleş Ebru Gündeş ve Hande Yener konserine verip karşılığında pilav üstü döner almış bir halktır yahu...
Bu halk, Kıbrıs'ta en durulmayacak zaman ve yerde durup, en yürünmeyecek zaman ve yerde yürümüş merhum Ecevit'in anısına mı oy vermeyecek? En gidilmeyecek zamanlarda erken seçime gidip en gidilecek zamanlarda direnmiş Ecevit'in mirasını mı reddedecek?
Fakat gene merhum Ecevit gibi 'Yugoslavya modeli' aramayın ha, öyle bir ülke yok artık. Bir de bakıyorsun, bölünüvermiş.
Son zamanlarda çok fazla rahata alıştık, gevşedik; 1979 yılının, 2001 yılının rezilliklerini özledik. Sigara bulamamak, mazot ve benzin bulamamak, ampul bulamamak, kahve bulamamak, evlerimizde ve işyerlerimizde tir tir titremek istiyoruz. Aylık gelirimizin bir gece içinde yarıya inivermesinin keyfini çıkarmak, akşam bankaya yatırdığımız on bin liranın sabah kalkınca beş bin lira olduğunu görmek istiyoruz.
Haydi akgünlereee, günlereee... Yarınlar biziiim... Dağlara taşlara... *
kaynak: http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=57800,10,2
Evet, ciddi ciddi kendini bir siyasi partinin genel başkanı sanan Sayın Zeki Sezer başbakan olabilir... Aslında Sayın Rahşan Ecevit'i de cumhurbaşkanı yapsa ne güzel olurdu...
Belki bir çeşit koalisyon da kurulabilir: Sayın Sinan Aygün ticaret bakanı, Sayın Devlet Bahçeli milli savunma bakanı, Sayın Doğu Perinçek içişleri bakanı... Sayın Turgut Özakman milli eğitim bakanı, Sayın Yalçın Küçük kültür bakanı... Sayın Mümtaz Soysal da Avrupa Birliği'yle ilişkilerden sorumlu devlet bakanı...
Vallahi abartmıyoruz, çünkü burası Türkiye.
Merhum Ecevit altı ay önce beyin kanaması geçirip komaya girdiğinde, DSP'nin oy oranında artış gözlenmişti. Aklı fikri yerindeyken Ecevit'e oy vermeyi düşünmeyenler, 'kafası gittiği zaman' onun beynine daha çok güvenir olmuşlardı.
Biz de 'bu hesaba göre Ecevit'e emr-i Hak vaki olursa DSP iktidara yürür' demiştik...
Gün bugündür arkadaşlar!
Gıcık kaptığınız köşe yazarlarına küfür mektupları yazmayı geçici bir süre için rafa kaldırıp seçim çalışmalarınızı yoğunlaştırınız.
Gerçi Sayın Ecevit'in Türkiye'yi kurtaracak birçok projesi şimdiden hayata geçmiş bulunuyor ama... Örneğin istanbul koskocaman bir 'köykent' olmamış mıdır?
Zarar yok, siz gene de ilk icraat olarak on yedi aylık bebeğe tecavüz eden 'sayın sapığı' affetmek üzere kolları sıvayınız.
Gerçi mavi renk 'out', bu yılın modası giysilerde siyah, ev dekorasyonunda yeşil ve turuncu tonları ama...
Gülmeyiniz ya da kızmayınız, önünüzde ciddi bir iktidar şansı var.
Çünkü bu ülke akıl dışı bir ülkedir.
Türkiye'nin gelmiş geçmiş en kötü politikacılarından Sayın Erdal inönü'yü 'bir siyaset dehası' diye pazarlayan gazeteciler, Türkiye'yi ne zaman iktidara gelse batırmış adamın partisine mi destek olmayacaklar yani?
Bakarsınız bu sefer de Rodos'a falan çıkarsınız canım... Akdeniz'de ada mı yok çıkacak?
Belki elinize Türkiye'ye yeni bir ambargo koydurmak, birilerine sağı ve solu ölümüne birbirine düşürttürmek, ekonomik kriz çıkarmak, yokluklar ve kuyruklar yaratmak, darbelere çanak tutmak gibi yeni yeni fırsatlar da geçer... Ermeni ve Kürt terörünün yeniden alevlenmesine de yol açar, Türkiye'nin başını bu kez 1974 yılından başlayarak otuz iki sene değil de 2007 yılından başlayarak 2039'a kadar belaya sokarsınız...
Gülmeyin, bu halk, kamuoyu araştırmalarında 'televizyonda en çok belgesel seyretmek istediğini belirtip' sonra da gecekondu eğlencelerine dalan ve kanalları iki seksen yatıran bir halktır.
Bu halk, oyunu bir partiye değil, beleş Ebru Gündeş ve Hande Yener konserine verip karşılığında pilav üstü döner almış bir halktır yahu...
Bu halk, Kıbrıs'ta en durulmayacak zaman ve yerde durup, en yürünmeyecek zaman ve yerde yürümüş merhum Ecevit'in anısına mı oy vermeyecek? En gidilmeyecek zamanlarda erken seçime gidip en gidilecek zamanlarda direnmiş Ecevit'in mirasını mı reddedecek?
Fakat gene merhum Ecevit gibi 'Yugoslavya modeli' aramayın ha, öyle bir ülke yok artık. Bir de bakıyorsun, bölünüvermiş.
Son zamanlarda çok fazla rahata alıştık, gevşedik; 1979 yılının, 2001 yılının rezilliklerini özledik. Sigara bulamamak, mazot ve benzin bulamamak, ampul bulamamak, kahve bulamamak, evlerimizde ve işyerlerimizde tir tir titremek istiyoruz. Aylık gelirimizin bir gece içinde yarıya inivermesinin keyfini çıkarmak, akşam bankaya yatırdığımız on bin liranın sabah kalkınca beş bin lira olduğunu görmek istiyoruz.
Haydi akgünlereee, günlereee... Yarınlar biziiim... Dağlara taşlara... *
kaynak: http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=57800,10,2
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar