bugün
- bu durumda ne yapardınız8
- bir gün herkes ak partili olacak13
- enayimiknatisi5
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması6
- küfür etmeyi maharet sanan insan modeli5
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- gavur izmir den mümin izmir e7
- alttan bir şeyin dokunması3
- cedidacer5
- mezut barzani nin yahudi olması18
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- parcalandim toparlanamiyorum314
- gece denize kız arkadaşıyla giren eleman4
- arkadaşlar ex şirketim aradı3
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- mürdüm rengi2
- tartışmayı kazanmak değil yanlışını bulmak2
- cesete hakaret13
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri6
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- dönek3
- arkadaşlar şifalandım11
- huysuz virjin3
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi5
- yıgaç2
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- kahvaltıda 32 adet cherry domates yemek4
- kadir mısıroğlu fan clup8
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- ak partiye geçen herkesin mutlu olması2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- güzel kadın görünce bokunu yirim diyen erkek2
- ak partili ahlakı14
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci3
- anın görüntüsü29
- linç zamanları sansürsüz küfür için ideal2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- allah varsa nerede6
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı3
- togg4
- ucan tekme atan hipopotam28
- iltica38
kıyametin on büyük alameti'nden bir tanesi. yecüc ve mecüc, zülkarneyn tarafından yapılan bir sedle yolları kapatılmış ve kıyamette bu seddi aşacak olan iki halktır.
bildiklerimizden devam edelim;
bu iki halk her gün kendilerini engelleyen bu seddi kazarlar fakat yıkmalarına çok az kalmışken yorulurlar ve kazma işini ertesi güne bırakırlar. ertesi gün işe başladıklarında ise seddi hiç kazılmamış haliyle onarılmış bir halde bulurlar. bu döngü seddin yıkılmasına, yani kıyamet'in kopmasına çok az vakit kalana kadar devam edecektir. kıyamet bu iki halk seddi aşarlar ve yeryüzüne yayılırlar.
önce yecüc kavmi seddi aşacak, batıya doğru akın ederek yeryüzündeki tüm yiyecek ve içecekleri tüketip büyük bir kuraklığa yol açacak. insanlık bu tehdidi ortadan kaldırmak için birleşme kararı alacak ve yecüc kavmini büyük ve zorlu bir savaş sonucunda ortadan kaldıracak. daha sonra mecüc halkı seddi aşacak ve batıya doğru akın ederek tüm yiyecek ve içecekleri tüketip yine byük bir kuraklığa yol açacak. insanlar bu tehdidi de ortadan kaldırmak için birleşecekler, büyük ve zorlu bir savaşın sonucunda da mecüc halkını ortadan kaldıracaklar. bu iki halkın cesetleri üstüste yığılacak ve cesetlerin kokusu tüm dünyaya yayılacak.
yecüc ve mecüc akınları sırasında fırat nehrini de kurutacaklar. kuruyan fırat nehrinin altından altın çıkacak. hz. muhammed müslümanları oradan çıkacak altından uzak durmaları konusunda uyarmıştır.
yecüc ve mecüc'ün; türkler ve moğollar olduğu söylenmişse de bu alametlerle paralellik göstermez. bunun dışında küresel ısınma sonucu buzulların erimesiyle çin ve hindistan'ın sular altında kalacağı, burada yaşayan halkların bu felaket sonucunda batıya göç edeceği, bu olaylar örgüsüne bakılarak da çinlilerin ve hindistanlıların yecüc ve mecüc olduğu iddia edilse kimi çevreler tarafından, bu iki varsayımda gerçekten uzaktır. yecüc ve mecüc'ün ortaya çıkması henüz gerçekleşmemiştir.
zülkarneyn kıssası (kur'an-ı kerim ayetlerinin meallerinden)
[Kehf, 83-98]
83. (Ey Resûlüm!) Sana Zülkarneyn'i soruyorlar. De ki: "Size ondan bir hatıra okuyacağım."(1)
84. Gerçekten biz onu yeryüzünde (büyük) bir iktidar sahibi yaptık ve ihtiyaç duyduğu her şey için bir sebep (bir yol ve imkan) bahşettik.
85. O da (batıya doğru) bir yol takip etti.
86. Nihayet güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir su gözesinde (Atlas Okyanusu'nda) batıyor buldu. Onun yanında da bir kavim buldu. (Ona:) "Ey Zülkarneyn! (iman etmezlerse onlara) ya azap edersin veya haklarında güzel (olan yol)u tutarsın." dedik
87. (Zülkarneyn) dedi ki: "Kim (inkâr ederek) zalim olursa, biz onu cezalandıracağız. Sonra o, Rabbine döndürülür. O da kendisine görülmemiş (şiddetli) bir azap ile azap eder."
88. "Ama kim de inanıp güzel amel (ve hareket)te bulunursa, mükâfatların en güzeli onundur. Ve ona buyruklarımızdan kolayını söyleyeceğiz."
89. Sonra (Zülkarneyn) bir yol daha takip etti.
90. Sonunda güneşin doğduğu yere ulaşınca, onun (güneşin), kendilerine (sıcaktan koruyacak) hiçbir siper nasip etmediğimiz (çıplak) bir kavim(2) üzerine doğduğunu gördü.
91. işte (Zülkarneyn) böyle (bir hükümranlığa sahip)tir. Doğrusu biz onun yanında ne var ne yoksa ilm(imiz)le kuşatmıştık.(3)
92. Sonra bir (başka) yol tuttu.
93. Nihayet iki dağ arasına ulaştığı zaman, onların önünde (eteğinde), hemen hemen hiç söz (dil) anlamayan bir topluluk buldu.
94. Onlar (tercümanları vasıtasıyla): "Ey Zülkarneyn! Hakikaten Ye'cûc ve Me'cûc, bu yerde (çeşitli kötülükler yaparak) bozgunculuk çıkarmaktadır. Bizimle onlar arasına bir set yapman için sana vergi verelim mi?" dediler.
95. (O da:) "Rabbimin o hususta bana verdiği imkan (ve nimet) daha hayırlıdır. Haydi siz, bana kuvvet(iniz)le yardım edin de sizinle onlar arasına sağlam bir engel yapayım!" dedi.
96. "Bana demir kütleleri getirin." Nihayet iki dağın arası (dolup) denkleşince: "Üfleyin (körükleyin)." dedi. Nihayet onu bir ateş haline koyduğu zaman: "Getirin bana, üstüne erimiş bakır dökeyim." dedi.
97. Artık (Ye'cûc ve Me'cûc) onu ne aşabildiler ne de delebildiler.
98. (Zülkarneyn:) "Bu, Rabbimden (kullarına) bir rahmettir. Rabbimin vaadi geldiği (kıyâmet yaklaştığı veya Ye'cûc ve Me'cûc'ün çıkacağı) zaman, onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir." dedi. [krş. 21/96]
Dipnotlar:
1-Zülkarneyn hakkında bazı görüşler vardır. Bazıları, onun Makedonya kralı Büyük iskender olduğunu söyler. Diğerlerine göre o değildir. Çünkü o putperesttir. Kur'an'da sözü geçen Zülkarneyn'in ise Allah'a ve âhirete inanan velî, sâlih bir mü'min olduğunda ittifak vardır. Ona Zülkarneyn denmesi, güneşin iki ucuna varması, doğu ve batıya hükmetmesinden dolayıdır. (Elmalılı, V, 3274-3279; Seyyid Kutub, IX, 461-462; Mehmed Vehbi, VIII, 3165). [bk. 18/86, 90]
2-Bunların güneşten korunacak evi ve elbisesi olmayan zenci insanlar olduğu söylenir (Sâbûnî (Safve), II, 434; Celâleyn). Tunus ve Merakeş'e vardığında ifrikiyye adlı bir şehir kurmuş, bu yüzden bu kıtaya Afrika kıtası denmiş ise de zâhir olan Uzakdoğu olmasıdır (Elmalılı, V, 3284; Seyyid Kutub, IX, 462).
3-O şeylerin çokluğu o derecede idi ki, onları ancak Latîf ve Habîr olan Allah'ın ilmi ihâta edebilirdi (Beydâvî).
bildiklerimizden devam edelim;
bu iki halk her gün kendilerini engelleyen bu seddi kazarlar fakat yıkmalarına çok az kalmışken yorulurlar ve kazma işini ertesi güne bırakırlar. ertesi gün işe başladıklarında ise seddi hiç kazılmamış haliyle onarılmış bir halde bulurlar. bu döngü seddin yıkılmasına, yani kıyamet'in kopmasına çok az vakit kalana kadar devam edecektir. kıyamet bu iki halk seddi aşarlar ve yeryüzüne yayılırlar.
önce yecüc kavmi seddi aşacak, batıya doğru akın ederek yeryüzündeki tüm yiyecek ve içecekleri tüketip büyük bir kuraklığa yol açacak. insanlık bu tehdidi ortadan kaldırmak için birleşme kararı alacak ve yecüc kavmini büyük ve zorlu bir savaş sonucunda ortadan kaldıracak. daha sonra mecüc halkı seddi aşacak ve batıya doğru akın ederek tüm yiyecek ve içecekleri tüketip yine byük bir kuraklığa yol açacak. insanlar bu tehdidi de ortadan kaldırmak için birleşecekler, büyük ve zorlu bir savaşın sonucunda da mecüc halkını ortadan kaldıracaklar. bu iki halkın cesetleri üstüste yığılacak ve cesetlerin kokusu tüm dünyaya yayılacak.
yecüc ve mecüc akınları sırasında fırat nehrini de kurutacaklar. kuruyan fırat nehrinin altından altın çıkacak. hz. muhammed müslümanları oradan çıkacak altından uzak durmaları konusunda uyarmıştır.
yecüc ve mecüc'ün; türkler ve moğollar olduğu söylenmişse de bu alametlerle paralellik göstermez. bunun dışında küresel ısınma sonucu buzulların erimesiyle çin ve hindistan'ın sular altında kalacağı, burada yaşayan halkların bu felaket sonucunda batıya göç edeceği, bu olaylar örgüsüne bakılarak da çinlilerin ve hindistanlıların yecüc ve mecüc olduğu iddia edilse kimi çevreler tarafından, bu iki varsayımda gerçekten uzaktır. yecüc ve mecüc'ün ortaya çıkması henüz gerçekleşmemiştir.
zülkarneyn kıssası (kur'an-ı kerim ayetlerinin meallerinden)
[Kehf, 83-98]
83. (Ey Resûlüm!) Sana Zülkarneyn'i soruyorlar. De ki: "Size ondan bir hatıra okuyacağım."(1)
84. Gerçekten biz onu yeryüzünde (büyük) bir iktidar sahibi yaptık ve ihtiyaç duyduğu her şey için bir sebep (bir yol ve imkan) bahşettik.
85. O da (batıya doğru) bir yol takip etti.
86. Nihayet güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir su gözesinde (Atlas Okyanusu'nda) batıyor buldu. Onun yanında da bir kavim buldu. (Ona:) "Ey Zülkarneyn! (iman etmezlerse onlara) ya azap edersin veya haklarında güzel (olan yol)u tutarsın." dedik
87. (Zülkarneyn) dedi ki: "Kim (inkâr ederek) zalim olursa, biz onu cezalandıracağız. Sonra o, Rabbine döndürülür. O da kendisine görülmemiş (şiddetli) bir azap ile azap eder."
88. "Ama kim de inanıp güzel amel (ve hareket)te bulunursa, mükâfatların en güzeli onundur. Ve ona buyruklarımızdan kolayını söyleyeceğiz."
89. Sonra (Zülkarneyn) bir yol daha takip etti.
90. Sonunda güneşin doğduğu yere ulaşınca, onun (güneşin), kendilerine (sıcaktan koruyacak) hiçbir siper nasip etmediğimiz (çıplak) bir kavim(2) üzerine doğduğunu gördü.
91. işte (Zülkarneyn) böyle (bir hükümranlığa sahip)tir. Doğrusu biz onun yanında ne var ne yoksa ilm(imiz)le kuşatmıştık.(3)
92. Sonra bir (başka) yol tuttu.
93. Nihayet iki dağ arasına ulaştığı zaman, onların önünde (eteğinde), hemen hemen hiç söz (dil) anlamayan bir topluluk buldu.
94. Onlar (tercümanları vasıtasıyla): "Ey Zülkarneyn! Hakikaten Ye'cûc ve Me'cûc, bu yerde (çeşitli kötülükler yaparak) bozgunculuk çıkarmaktadır. Bizimle onlar arasına bir set yapman için sana vergi verelim mi?" dediler.
95. (O da:) "Rabbimin o hususta bana verdiği imkan (ve nimet) daha hayırlıdır. Haydi siz, bana kuvvet(iniz)le yardım edin de sizinle onlar arasına sağlam bir engel yapayım!" dedi.
96. "Bana demir kütleleri getirin." Nihayet iki dağın arası (dolup) denkleşince: "Üfleyin (körükleyin)." dedi. Nihayet onu bir ateş haline koyduğu zaman: "Getirin bana, üstüne erimiş bakır dökeyim." dedi.
97. Artık (Ye'cûc ve Me'cûc) onu ne aşabildiler ne de delebildiler.
98. (Zülkarneyn:) "Bu, Rabbimden (kullarına) bir rahmettir. Rabbimin vaadi geldiği (kıyâmet yaklaştığı veya Ye'cûc ve Me'cûc'ün çıkacağı) zaman, onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir." dedi. [krş. 21/96]
Dipnotlar:
1-Zülkarneyn hakkında bazı görüşler vardır. Bazıları, onun Makedonya kralı Büyük iskender olduğunu söyler. Diğerlerine göre o değildir. Çünkü o putperesttir. Kur'an'da sözü geçen Zülkarneyn'in ise Allah'a ve âhirete inanan velî, sâlih bir mü'min olduğunda ittifak vardır. Ona Zülkarneyn denmesi, güneşin iki ucuna varması, doğu ve batıya hükmetmesinden dolayıdır. (Elmalılı, V, 3274-3279; Seyyid Kutub, IX, 461-462; Mehmed Vehbi, VIII, 3165). [bk. 18/86, 90]
2-Bunların güneşten korunacak evi ve elbisesi olmayan zenci insanlar olduğu söylenir (Sâbûnî (Safve), II, 434; Celâleyn). Tunus ve Merakeş'e vardığında ifrikiyye adlı bir şehir kurmuş, bu yüzden bu kıtaya Afrika kıtası denmiş ise de zâhir olan Uzakdoğu olmasıdır (Elmalılı, V, 3284; Seyyid Kutub, IX, 462).
3-O şeylerin çokluğu o derecede idi ki, onları ancak Latîf ve Habîr olan Allah'ın ilmi ihâta edebilirdi (Beydâvî).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar