bugün
- hiçbir servet zamanı satın alamaz13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz5
- zorunlu eğitim11
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- sebahattin şirin14
- velvet5
- sonbahar2
- çerçeve yasa22
- çalışmak özgürlük müdür5
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- cıvık çift5
- ey insan4
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- cin2
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- sözlükte kadın yazar olması5
- blackberry6
- apo piçtir piç kalacak12
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- kalp krizi8
- bu saatte yemek yemek4
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- ekşi sözlük referans18
- anın görüntüsü15
- profilini gizli tutma nedeni9
- tenis oynayan erkek4
- romelu lukaku7
- hepinizin agzina biber surcem7
- su tabancasından su içen çocuk4
- sözlüğün kapanması4
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- mony tontana3
- türk milletine kurulan pusu7
- eski türkiye5
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
- burçlara inanmak3
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
dün anlam katamıyacağım bir güne uyandım. ne yapmayı planladığım birşey ne yapmam gereken birşeyim vardı. anlamsız, sade, sessiz bir güne uyanış. uyanırsın ve gülümsersin hayata derler ya zıttını yaşamaktaydım; uyanırsın ve uyandığına küfredersin... ilk sigaram ve duman, kahvaltısız olur mu demeyin karanlık uyandım işte, zaman zaman olur işte...
farkındaydım, günü bu kadar keyifsiz geçirmenin hiç bir anlamı olmadığının. yapacak birşey bulmalıydım en azından birşeylerle uğraşmalıydım. kitap okumak, dergilere bakınmak, internet, yemek yapmak, gezmek tozmak, sevgiliyle buluşmak, sinema vs. vs. bunlar gibi her zaman yaptığım değil, her zaman isteyipte boş vakt
imi ayıramadığım renkli birşey olmalıydı bu ve aklıma o anda ne zamandır bakmak istediğim ve es geçtiğim albümlere gitti elim,o eski fotoğraflara...
nice ölenleri andım sayfaları geçerken hepsine mekanının cennet olmasını dileyerek ve nice hastalar gördüm eskiden dimdik duranlar, onların hepsinede cefayı verenden vefalarını, hayırlısıysa şifalarını diledim tek yaradandan... albüm sayfalarını teker teker geçiyordum ve bir fotoğraf o günün 180 derece dönmesine, renklenmesine ve neşesine sebebiyet verdi. hatta bununla kalmadı bu gece bu yazıyada bir ilham sağladı ki bunu yazmak için 3 aydır ilham denilen rüzgarın esmesini beklemekteydim...
omuzumda eli var, omuzunda elim. yanlış tespit değilse onların evin önündeyiz; sırıtıyoruz makineye bok varmış gibi, o biraz çekingen durmuşta ben yine dili hafiften dışarı çıkarmayı es geçmemişim onun çekingenliğinin zıttını yansıtmışım ki her daim boyleydik onunla. hep zıt noktaların adamı olmaya o yaşta başlamıştık ki o yaş 5-6 olsa gerek...
günler aynı günlerdi, doğan güneş aynı güneş ve gelecek karanlıkta aynı karalıktaydı her akşamın getirdiği, anlamı biçen bizdik onunla bu günlerin akşamınada, sabahınada... hiç bir vaktimiz amaçsız değildi ve hiç bir vaktimizi uzatmazdık kimseye. bulduğumuzda iki kafadar birbirimizi gidecek uzak bir yer bulmasakta saklanacak bir yer bulur o vaktin değerini sonuna kadar verirdik kendisine. ya gülerdik muhabbetimizle, yaşadıklarımız konuştuklarımızla yada birine karışmış olurduk olur olmadık yer dayağımızı ağlama modunda yaşardık o anı...
küçüktük ve sonra büyüdük...
ve sonra o gitti...
ben hala burdayım...
çok sevdiğim, değer verdiğim insan ismilo; allah oralarda yardımcın olsun.
geldiğinde haber eyle, tartışacaklarımız var. unutma biz birbiri uğruna ölecek zıtlarız. hatta formata uygunluk yapalım;
ben -2 rakamıyım sen +2. birleşmemiz gerektiğinde sıfır rakamı olacağımızı bilsekte göz kapalı, sağımıza solumuza bakmadan varım diyebiliriz.
kendine iyi bak beni düşünme su akar yatağını bulur...
farkındaydım, günü bu kadar keyifsiz geçirmenin hiç bir anlamı olmadığının. yapacak birşey bulmalıydım en azından birşeylerle uğraşmalıydım. kitap okumak, dergilere bakınmak, internet, yemek yapmak, gezmek tozmak, sevgiliyle buluşmak, sinema vs. vs. bunlar gibi her zaman yaptığım değil, her zaman isteyipte boş vakt
imi ayıramadığım renkli birşey olmalıydı bu ve aklıma o anda ne zamandır bakmak istediğim ve es geçtiğim albümlere gitti elim,o eski fotoğraflara...
nice ölenleri andım sayfaları geçerken hepsine mekanının cennet olmasını dileyerek ve nice hastalar gördüm eskiden dimdik duranlar, onların hepsinede cefayı verenden vefalarını, hayırlısıysa şifalarını diledim tek yaradandan... albüm sayfalarını teker teker geçiyordum ve bir fotoğraf o günün 180 derece dönmesine, renklenmesine ve neşesine sebebiyet verdi. hatta bununla kalmadı bu gece bu yazıyada bir ilham sağladı ki bunu yazmak için 3 aydır ilham denilen rüzgarın esmesini beklemekteydim...
omuzumda eli var, omuzunda elim. yanlış tespit değilse onların evin önündeyiz; sırıtıyoruz makineye bok varmış gibi, o biraz çekingen durmuşta ben yine dili hafiften dışarı çıkarmayı es geçmemişim onun çekingenliğinin zıttını yansıtmışım ki her daim boyleydik onunla. hep zıt noktaların adamı olmaya o yaşta başlamıştık ki o yaş 5-6 olsa gerek...
günler aynı günlerdi, doğan güneş aynı güneş ve gelecek karanlıkta aynı karalıktaydı her akşamın getirdiği, anlamı biçen bizdik onunla bu günlerin akşamınada, sabahınada... hiç bir vaktimiz amaçsız değildi ve hiç bir vaktimizi uzatmazdık kimseye. bulduğumuzda iki kafadar birbirimizi gidecek uzak bir yer bulmasakta saklanacak bir yer bulur o vaktin değerini sonuna kadar verirdik kendisine. ya gülerdik muhabbetimizle, yaşadıklarımız konuştuklarımızla yada birine karışmış olurduk olur olmadık yer dayağımızı ağlama modunda yaşardık o anı...
küçüktük ve sonra büyüdük...
ve sonra o gitti...
ben hala burdayım...
çok sevdiğim, değer verdiğim insan ismilo; allah oralarda yardımcın olsun.
geldiğinde haber eyle, tartışacaklarımız var. unutma biz birbiri uğruna ölecek zıtlarız. hatta formata uygunluk yapalım;
ben -2 rakamıyım sen +2. birleşmemiz gerektiğinde sıfır rakamı olacağımızı bilsekte göz kapalı, sağımıza solumuza bakmadan varım diyebiliriz.
kendine iyi bak beni düşünme su akar yatağını bulur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar