bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı20
- claudian clouds33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan buruk7
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- true'nun engelli olması3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak3
- meriç dükalığı8
- habire124
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung12
- okan çık hesap ver4
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- kadir inanır'ın mirası4
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- sevdiğiniz yazarlar8
- fusya semsiyeli yabanci22
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- etli biber dolması5
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- insanları birbirine düşürmek4
- sözlük kızlarının kekleri24
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
- trabzonspor5
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- bana onu sormayin8
- ölmek2
- kim koyarsa koysun gs'ye koyandan allah razı olsun2
- şemsiyeli benim3
- azerice bir not bırak2
- 18 eylül 2026 bayern münih union berlin maçı2
- galatasaray9
- kürdistan10
- şemsiyeli lavuk5
- iran2
- islamda namaz yoktur30
- bildiğiniz sure sayısı4
- galatahahahahahaha2
- fon skandalında dikkat çeken isimler2
- katatespizartmasi2
- ağzı kokan insan5
- kamudaki torpil durumları3
- beşiktaş5
Diyarbakır Melek Ahmet Caddesi'nin kuzeyinde bulunan bu cami, Safa veya Parlı Cami isimleri ile tanınmaktadır. Caminin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber Şah ismail'in dedesi Şeyh ibrahim Safi'nin oğlu Şeyh Cüneyt'in isteği üzerine Uzun Hasan tarafından XV.yüzyılın ortasında yaptırıldığı sanılmaktadır.
Cami Diyarbakırlı Abdurrahmanoğlu Hacı Hüseyin tarafından onarılmış ve bunu belirten bir kitabe de giriş kapısı üzerine yerleştirilmiştir. Akkoyunlular dönemine tarihlendirilen bu caminin mimarı da bilinmemektedir. Ancak, onarım kitabesinde mimar olarak Üstad Ahmed-ül Amidi'nin ismi geçmektedir.
Cami siyah beyaz kesme taştan yapılmıştır. Önünde dört sütunlu bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu sütunlar ile cami uzantısı duvarların kemerlerle birbirine bağlanması ile beş bölüm halindedir. Son cemaat yerinin kubbeleri dışarıdan gizlenmiştir. Caminin son cemaat yerine bakan cephesine birer pencere açılmış ve giriş ile bunların arasına da birer yarım yuvarlak mihrap nişi yerleştirilmiştir. Giriş kapısı dışarıya doğru çıkıntı yapmakta olup, üzerine onarım kitabesi yerleştirilmiştir. Bu kitabenin altında, kapının da üzerinde kalan boşluğa sivri kemerli bir pencere açılmıştır. Ayrıca pencerelerin altında kalan dar alana da iki satırlık bir yazı frizi yerleştirilmiştir. Burada dikkati çeken bir nokta da son cemaat yerinin kemerleri arasına, sütunların üst kısmına çeşitli şekillerde madalyonların yerleştirilmiş oluşudur. ibadet mekanı iki paye ve duvar uzantıları üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür. Böylece sekiz payeli camiler gurubunun bir öncüsü olduğu da düşünülmektedir. Kubbe dışarıdan yüksek bir kasnak üzerinde olup, üzeri konik çatı ile örtülmüştür. ibadet mekanının duvarları çinilerle kaplıdır. Bu çiniler sekizgen ve üçgen şekillerde olup, değişik renklerle daha da zengin bir görünüm göstermektedir.Özellikle mavi tonlardaki bu çiniler Çin bulutları ile çevrelenmiştir. Bunların Osmanlı dönemi çinilerinden farklı olarak yerli bir atölye tarafından yapıldığı sanılmaktadır.
Mihrap 3.68x5.17 m. ölçüsünde olup, yarım sekizgen planlıdır. On sıralı mukarnas dizisi ile son bulan mihrabın kenarlarında sütunçeler bulunmaktadır.
Caminin sağındaki minaresi taş işçiliği yönünden oldukça ilgi çekicidir. Minare kaidesinden külahına kadar kufi nesih yazılar, birbirlerinden farklı desenler ve taş süslemelerle bezenmiştir. Tek şerefeli olan minare gövdesi silindirik olup, beyaz taştandır. *
Cami Diyarbakırlı Abdurrahmanoğlu Hacı Hüseyin tarafından onarılmış ve bunu belirten bir kitabe de giriş kapısı üzerine yerleştirilmiştir. Akkoyunlular dönemine tarihlendirilen bu caminin mimarı da bilinmemektedir. Ancak, onarım kitabesinde mimar olarak Üstad Ahmed-ül Amidi'nin ismi geçmektedir.
Cami siyah beyaz kesme taştan yapılmıştır. Önünde dört sütunlu bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu sütunlar ile cami uzantısı duvarların kemerlerle birbirine bağlanması ile beş bölüm halindedir. Son cemaat yerinin kubbeleri dışarıdan gizlenmiştir. Caminin son cemaat yerine bakan cephesine birer pencere açılmış ve giriş ile bunların arasına da birer yarım yuvarlak mihrap nişi yerleştirilmiştir. Giriş kapısı dışarıya doğru çıkıntı yapmakta olup, üzerine onarım kitabesi yerleştirilmiştir. Bu kitabenin altında, kapının da üzerinde kalan boşluğa sivri kemerli bir pencere açılmıştır. Ayrıca pencerelerin altında kalan dar alana da iki satırlık bir yazı frizi yerleştirilmiştir. Burada dikkati çeken bir nokta da son cemaat yerinin kemerleri arasına, sütunların üst kısmına çeşitli şekillerde madalyonların yerleştirilmiş oluşudur. ibadet mekanı iki paye ve duvar uzantıları üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür. Böylece sekiz payeli camiler gurubunun bir öncüsü olduğu da düşünülmektedir. Kubbe dışarıdan yüksek bir kasnak üzerinde olup, üzeri konik çatı ile örtülmüştür. ibadet mekanının duvarları çinilerle kaplıdır. Bu çiniler sekizgen ve üçgen şekillerde olup, değişik renklerle daha da zengin bir görünüm göstermektedir.Özellikle mavi tonlardaki bu çiniler Çin bulutları ile çevrelenmiştir. Bunların Osmanlı dönemi çinilerinden farklı olarak yerli bir atölye tarafından yapıldığı sanılmaktadır.
Mihrap 3.68x5.17 m. ölçüsünde olup, yarım sekizgen planlıdır. On sıralı mukarnas dizisi ile son bulan mihrabın kenarlarında sütunçeler bulunmaktadır.
Caminin sağındaki minaresi taş işçiliği yönünden oldukça ilgi çekicidir. Minare kaidesinden külahına kadar kufi nesih yazılar, birbirlerinden farklı desenler ve taş süslemelerle bezenmiştir. Tek şerefeli olan minare gövdesi silindirik olup, beyaz taştandır. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar