bugün
- hakkımda bilmeniz gerekenler26
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım9
- edirne'ye yerleşen tokatlılar6
- özel güvenlik görevlisi sınavını kazanmak7
- nohut yaptım nası olmuş12
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası10
- babadan yenilen saçma azarlar3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- sosyal medya kullanmıyorum diyen sözlük yazarı5
- nick vermeden bir yazara seslen5
- yazarların sormak istediği sorular4
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- 0 0 75
- necip fazıl3
- malatya6
- ioçk10
- hayat fakirler için porno filmi gibidir3
- nevşehirli olmak2
- ölü bir sineği kafanızda canlandırabilir misiniz5
- şaka adı altında zorbolayan insan2
- nervio burak demirbilek evliliği13
- mavi götlü küçük ibneler şafağında karşılıksız aşk5
- queen feristah11
- yorgun mermi vs nervio12
- ayak fetişi2
- yazarların kısa film önerileri2
- 45 bin liraya alınabilecek en iyi araba5
- sıkıldım abi4
- film önerisi5
- dünyaya çocuk getirmek4
- bir kadından duyulacak en güzel söz3
- bey biraderler5
- grup seksin mantığı2
- arkadaşlar5
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- kemal kılıçdaroğlu13
- arkadaşlar çabuk bakın8
- ford taunus2
- uludağ sözlük discord grubu10
- bir insana kaç kere şans verilir2
- birader ne demek11
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- filenin sultanları5
- kadın biraderlere ne deniyor sorusu4
- uludağ sözlük partisi8
- yeni parti46
- diamond bosphorus16
- limonlu makarna9
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
Diyarbakır Melek Ahmet Caddesi'nin kuzeyinde bulunan bu cami, Safa veya Parlı Cami isimleri ile tanınmaktadır. Caminin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber Şah ismail'in dedesi Şeyh ibrahim Safi'nin oğlu Şeyh Cüneyt'in isteği üzerine Uzun Hasan tarafından XV.yüzyılın ortasında yaptırıldığı sanılmaktadır.
Cami Diyarbakırlı Abdurrahmanoğlu Hacı Hüseyin tarafından onarılmış ve bunu belirten bir kitabe de giriş kapısı üzerine yerleştirilmiştir. Akkoyunlular dönemine tarihlendirilen bu caminin mimarı da bilinmemektedir. Ancak, onarım kitabesinde mimar olarak Üstad Ahmed-ül Amidi'nin ismi geçmektedir.
Cami siyah beyaz kesme taştan yapılmıştır. Önünde dört sütunlu bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu sütunlar ile cami uzantısı duvarların kemerlerle birbirine bağlanması ile beş bölüm halindedir. Son cemaat yerinin kubbeleri dışarıdan gizlenmiştir. Caminin son cemaat yerine bakan cephesine birer pencere açılmış ve giriş ile bunların arasına da birer yarım yuvarlak mihrap nişi yerleştirilmiştir. Giriş kapısı dışarıya doğru çıkıntı yapmakta olup, üzerine onarım kitabesi yerleştirilmiştir. Bu kitabenin altında, kapının da üzerinde kalan boşluğa sivri kemerli bir pencere açılmıştır. Ayrıca pencerelerin altında kalan dar alana da iki satırlık bir yazı frizi yerleştirilmiştir. Burada dikkati çeken bir nokta da son cemaat yerinin kemerleri arasına, sütunların üst kısmına çeşitli şekillerde madalyonların yerleştirilmiş oluşudur. ibadet mekanı iki paye ve duvar uzantıları üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür. Böylece sekiz payeli camiler gurubunun bir öncüsü olduğu da düşünülmektedir. Kubbe dışarıdan yüksek bir kasnak üzerinde olup, üzeri konik çatı ile örtülmüştür. ibadet mekanının duvarları çinilerle kaplıdır. Bu çiniler sekizgen ve üçgen şekillerde olup, değişik renklerle daha da zengin bir görünüm göstermektedir.Özellikle mavi tonlardaki bu çiniler Çin bulutları ile çevrelenmiştir. Bunların Osmanlı dönemi çinilerinden farklı olarak yerli bir atölye tarafından yapıldığı sanılmaktadır.
Mihrap 3.68x5.17 m. ölçüsünde olup, yarım sekizgen planlıdır. On sıralı mukarnas dizisi ile son bulan mihrabın kenarlarında sütunçeler bulunmaktadır.
Caminin sağındaki minaresi taş işçiliği yönünden oldukça ilgi çekicidir. Minare kaidesinden külahına kadar kufi nesih yazılar, birbirlerinden farklı desenler ve taş süslemelerle bezenmiştir. Tek şerefeli olan minare gövdesi silindirik olup, beyaz taştandır. *
Cami Diyarbakırlı Abdurrahmanoğlu Hacı Hüseyin tarafından onarılmış ve bunu belirten bir kitabe de giriş kapısı üzerine yerleştirilmiştir. Akkoyunlular dönemine tarihlendirilen bu caminin mimarı da bilinmemektedir. Ancak, onarım kitabesinde mimar olarak Üstad Ahmed-ül Amidi'nin ismi geçmektedir.
Cami siyah beyaz kesme taştan yapılmıştır. Önünde dört sütunlu bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu sütunlar ile cami uzantısı duvarların kemerlerle birbirine bağlanması ile beş bölüm halindedir. Son cemaat yerinin kubbeleri dışarıdan gizlenmiştir. Caminin son cemaat yerine bakan cephesine birer pencere açılmış ve giriş ile bunların arasına da birer yarım yuvarlak mihrap nişi yerleştirilmiştir. Giriş kapısı dışarıya doğru çıkıntı yapmakta olup, üzerine onarım kitabesi yerleştirilmiştir. Bu kitabenin altında, kapının da üzerinde kalan boşluğa sivri kemerli bir pencere açılmıştır. Ayrıca pencerelerin altında kalan dar alana da iki satırlık bir yazı frizi yerleştirilmiştir. Burada dikkati çeken bir nokta da son cemaat yerinin kemerleri arasına, sütunların üst kısmına çeşitli şekillerde madalyonların yerleştirilmiş oluşudur. ibadet mekanı iki paye ve duvar uzantıları üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür. Böylece sekiz payeli camiler gurubunun bir öncüsü olduğu da düşünülmektedir. Kubbe dışarıdan yüksek bir kasnak üzerinde olup, üzeri konik çatı ile örtülmüştür. ibadet mekanının duvarları çinilerle kaplıdır. Bu çiniler sekizgen ve üçgen şekillerde olup, değişik renklerle daha da zengin bir görünüm göstermektedir.Özellikle mavi tonlardaki bu çiniler Çin bulutları ile çevrelenmiştir. Bunların Osmanlı dönemi çinilerinden farklı olarak yerli bir atölye tarafından yapıldığı sanılmaktadır.
Mihrap 3.68x5.17 m. ölçüsünde olup, yarım sekizgen planlıdır. On sıralı mukarnas dizisi ile son bulan mihrabın kenarlarında sütunçeler bulunmaktadır.
Caminin sağındaki minaresi taş işçiliği yönünden oldukça ilgi çekicidir. Minare kaidesinden külahına kadar kufi nesih yazılar, birbirlerinden farklı desenler ve taş süslemelerle bezenmiştir. Tek şerefeli olan minare gövdesi silindirik olup, beyaz taştandır. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar