bugün
- hükümet değişse ülke düzelir mi15
- rüşvet4
- evlenilmeyecek 4 erkek6
- gulmekicinyaratilmis11
- hepinizin agzina biber surcem5
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- mohamed salah ghaly11
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur5
- arkadaşlar ben güzel miyim4
- opel mokka2
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- kylie minogue4
- opel alman arabası mı sorunsalı3
- lahana turşusu3
- hamburgerin çok abartılması5
- saldıran köpeğe şma demek4
- sözlük kızları dans ediyor3
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- pahalıyı dayanıklı sanmak5
- güzel kızların her zaman haklı olması4
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler6
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar4
- anayasa mahkemesi'nin engelli emekliliği iptali3
- orjinalinden iyi coverlar4
- aynalı tahir2
- gocu4
- çerçeve yasa9
- sağır sürücü2
- erdogan'a yarayacak diye mizmızlanmak4
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- şumen macırı ramadan ağa2
- nickten isim tahmini yapmak10
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi4
- aşkını bir sır gibi senelerce saklamak3
- tıraş olmayı öğreten baba2
- aklına her geleni başlık yapan densiz2
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- büyünce sürekli çikolata yiyeceğim fikri2
- guinness birası5
- sokakta 1 lira isteyen emo2
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- sinem dedetaş10
- mazot fiyatlarının suçlusu3
bazen hayat aslında kötü gitmiyor. sadece tadı kaçıyor. dışarıdan baktığında her şey normal işler yürüyor, sohbetler devam ediyor, yüzünde de hafif bir gülümseme var. ama içeride bir yerlerde bir şeyin sesi iyice kısılmış. neyin eksik olduğunu tam açıklayamıyorsun, çünkü ortada büyük bir sorun yok. sadece hiçbir şey eskisi gibi hissettirmiyor. dekadans biraz da bu işte. büyük bir çöküş değil daha çok derin bir yorgunluk.
her şeyi fazla görmüş olmanın getirdiği ağır bir doygunluk. artık hiçbir şey seni ilk defa yaşıyormuş gibi yakalamıyor. güzel şeyler bile tanıdık geliyor, tanıdık olan da zamanla etkisini kaybediyor. o yüzden oscar wilde gibi isimlerdeki o aşırı incelik, o estetik takıntısı boşuna değil. içeride anlam yavaş yavaş erirken insan biçime sarılıyor. dışarıyı daha parlak, daha kusursuz göstermeye çalışıyor. ama o parlaklığın altında hafif bir sarkma, küçük bir gevşeklik hep duruyor.
günlük hayatta da birden yakalıyor insanı. bir şeyin seni artık heyecanlandırmadığını fark ediyorsun ama bırakamıyorsun da. bırakırsan boşluk daha sert vuruyor çünkü. aynı şarkıları dinliyorsun, aynı yerlere gidiyorsun, aynı cümleleri tekrar ediyorsun. değiştirecek enerji çoktan bitmiş.
ne tuhaftır ki bu durum seni dağıtmıyor bile. aksine sakin, kontrollü bir hali var. nabız atıyor ama hiç yükselmiyor. her şey “idare eder” seviyesinde kalıyor.
dekadans tam olarak o düz çizgi. ne dibe vuruyorsun ne de gerçekten yaşıyorsun. ve insan bazen en çok orada takılı kalıyor. çünkü çıkmak için önce bu yeterli değil demen lazım. oysa dekadans kulağına fısıltıyla diyor ki:
“yeterli zaten lan. devam et. devam et.”
her şeyi fazla görmüş olmanın getirdiği ağır bir doygunluk. artık hiçbir şey seni ilk defa yaşıyormuş gibi yakalamıyor. güzel şeyler bile tanıdık geliyor, tanıdık olan da zamanla etkisini kaybediyor. o yüzden oscar wilde gibi isimlerdeki o aşırı incelik, o estetik takıntısı boşuna değil. içeride anlam yavaş yavaş erirken insan biçime sarılıyor. dışarıyı daha parlak, daha kusursuz göstermeye çalışıyor. ama o parlaklığın altında hafif bir sarkma, küçük bir gevşeklik hep duruyor.
günlük hayatta da birden yakalıyor insanı. bir şeyin seni artık heyecanlandırmadığını fark ediyorsun ama bırakamıyorsun da. bırakırsan boşluk daha sert vuruyor çünkü. aynı şarkıları dinliyorsun, aynı yerlere gidiyorsun, aynı cümleleri tekrar ediyorsun. değiştirecek enerji çoktan bitmiş.
ne tuhaftır ki bu durum seni dağıtmıyor bile. aksine sakin, kontrollü bir hali var. nabız atıyor ama hiç yükselmiyor. her şey “idare eder” seviyesinde kalıyor.
dekadans tam olarak o düz çizgi. ne dibe vuruyorsun ne de gerçekten yaşıyorsun. ve insan bazen en çok orada takılı kalıyor. çünkü çıkmak için önce bu yeterli değil demen lazım. oysa dekadans kulağına fısıltıyla diyor ki:
“yeterli zaten lan. devam et. devam et.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar