bugün
- köfteci yusuf4
- balık etli mi kuru götlü mü4
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez5
- sabahın köründe denize girmek4
- ilk seçimde akp'nin alacağı oy2
- türk müsün türkiyeli misin12
- bjk tv2
- alin3
- milli muharip uçağı kaan3
- nasıl birisiniz6
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- beni özleyenler elime mum diksin15
- ona bir şey söyle10
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı3
- hırvatistan12
- yunanistan29
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- rüyada nervio yu görmek8
- ayrılık6
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- ispanya daki göçmen krizi8
- anın görüntüsü16
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- ölüm5
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- gecenin rap şarkısı3
- mutlu kalmak için öneriler6
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- yazarların ruh hali3
- favori coldplay şarkınız4
- karadeniz'e neden karadeniz denmiştir2
- japonya23
- gecenin şarkısı3
- en son aldığınız iltifat14
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- irmik helvası vs un helvası18
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- her gün alkol almak4
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- gürcistan26
toplumda erkeklere yapıştırılan etiketlerden biridir. genellikle “fazla narin, fazla ilgi isteyen, trip atan” erkekleri tanımlamak için kullanılır. ama nedense işin özüne bakıldığında, bu kavram aslında ciddi bir çifte standardın göstergesidir. çünkü aynı davranışları bir kadın yaptığında “nazlı, tatlı, prenses gibi” sıfatlarıyla olumlu karşılanırken, bir erkek kendi ihtiyaçlarını dile getirdiğinde ya da fazla özen beklediğinde küçültücü bir tabirle aşağılanır.
erkekler çocukluktan itibaren “erkek adam ağlamaz, naz yapmaz, sürekli güçlü görünür” diye yetiştirilir. duygularını göstermesi yasaklanır, kırılgan yanını gizlemesi öğretilir. böyle bir toplumda, kendi duygusunu açıkça ortaya koyan, bakımına dikkat eden, partnerinden değer bekleyen erkek hemen “prenses” diye etiketlenir. oysa bu, erkeğin zayıflığı değil, tam tersine cesaretidir. çünkü gerçekten güçlü olan insan, ne hissettiğini saklamak zorunda kalmaz.
kadınların ilişkilerde sürekli ilgi, özen ve anlayış talep etmesi olağan görülürken, erkeklerin aynı şeyi istemesi çoğu zaman “şımarıklık” olarak yaftalanıyor. bu durum, aslında toplumun kadınlara tanınan duygusal alanı erkeklere tanımamasından kaynaklanıyor. yani mesele erkeklerin fazla hassas olması değil; toplumun erkeklerin hassasiyetini kabul etmekte zorlanmasıdır.
kaldı ki, kendini önemseyen, partnerinden ilgi bekleyen, kişisel bakımına dikkat eden bir erkeğin “prenses” değil, sadece kendine değer veren biri olduğu gerçeği görmezden geliniyor. günümüz ilişkilerinde kadınların “benimle ilgilen, bana özel davran” demesi ne kadar haklı bir beklenti ise, erkeklerin aynı talebi dile getirmesi de bir o kadar doğaldır.
dolayısıyla, “prenses erkek” ifadesi aslında erkeklerin haklı duygusal ihtiyaçlarını küçümsemek için kullanılan bir klişedir. bu klişe, erkekleri tek tip davranışa zorlayan, onları duygularını bastırmaya iten kalıpların bir yansımasıdır. belki de yapılması gereken, erkekleri “prenses” diye aşağılamak yerine, onların da insan olduğunu ve sevgi, ilgi, özen gibi ihtiyaçlarının kadınlardan farklı olmadığını kabullenmektir. sonuçta erkek de insandır; insanın olduğu yerde de hassasiyet vardır.
erkekler çocukluktan itibaren “erkek adam ağlamaz, naz yapmaz, sürekli güçlü görünür” diye yetiştirilir. duygularını göstermesi yasaklanır, kırılgan yanını gizlemesi öğretilir. böyle bir toplumda, kendi duygusunu açıkça ortaya koyan, bakımına dikkat eden, partnerinden değer bekleyen erkek hemen “prenses” diye etiketlenir. oysa bu, erkeğin zayıflığı değil, tam tersine cesaretidir. çünkü gerçekten güçlü olan insan, ne hissettiğini saklamak zorunda kalmaz.
kadınların ilişkilerde sürekli ilgi, özen ve anlayış talep etmesi olağan görülürken, erkeklerin aynı şeyi istemesi çoğu zaman “şımarıklık” olarak yaftalanıyor. bu durum, aslında toplumun kadınlara tanınan duygusal alanı erkeklere tanımamasından kaynaklanıyor. yani mesele erkeklerin fazla hassas olması değil; toplumun erkeklerin hassasiyetini kabul etmekte zorlanmasıdır.
kaldı ki, kendini önemseyen, partnerinden ilgi bekleyen, kişisel bakımına dikkat eden bir erkeğin “prenses” değil, sadece kendine değer veren biri olduğu gerçeği görmezden geliniyor. günümüz ilişkilerinde kadınların “benimle ilgilen, bana özel davran” demesi ne kadar haklı bir beklenti ise, erkeklerin aynı talebi dile getirmesi de bir o kadar doğaldır.
dolayısıyla, “prenses erkek” ifadesi aslında erkeklerin haklı duygusal ihtiyaçlarını küçümsemek için kullanılan bir klişedir. bu klişe, erkekleri tek tip davranışa zorlayan, onları duygularını bastırmaya iten kalıpların bir yansımasıdır. belki de yapılması gereken, erkekleri “prenses” diye aşağılamak yerine, onların da insan olduğunu ve sevgi, ilgi, özen gibi ihtiyaçlarının kadınlardan farklı olmadığını kabullenmektir. sonuçta erkek de insandır; insanın olduğu yerde de hassasiyet vardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar