bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sırrı süreyya önder16
- dün gece ne oldu8
- insan olmaya çeyrek kala8
- silver ile evlenecek erkek53
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- araba sileceği5
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- popeyes6
- abdullah öcalan orospu çocuğudur3
- true'nun çaylak olması3
- gocu35
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- iki tas çorba4
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sapıklara empati kasan insan5
- sarapci koala60
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- torpille işe giren insan2
- çomar sahiplenme3
- saadetler dilemek4
- osmanlı haremi3
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi2
- sözlükteki bayan azlığı6
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- sözlük sapığı kim5
- resmine 31 çektim de yattım5
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- gammaz çetesi8
- şarapçının mal varlığı5
- hristiyanlık3
- çomarların ülkeye faydası2
- melekenin balıkları kavurması3
- deniz gül3
- tulumba tatlısı7
- fetö mitolojisi3
- ellerim boş gönlüm hos2
- el chadaille bitshiabu9
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- ellerim bos gonlum hos29
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- friedrich hegel la bi cay icek6
- büyük insan3
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- kalyon nail polish2
tanım:bir cümle/tespit.
o kadar uzun uzun yazabilecek şeyler var ki içimde bu konuyla ilgili. bu sebeple girdim haddinden fazla uzun olursa şimdiden özür diliyorum.
ülkenin hala her şeye rağmen ele gelir, az çok iş bulur bölümlerinden birinden mezunum. ve kendi işimi yapacak kadar şanslıyım. ama çevremdekiler bu kadar şanslı olamadı. hepinizin bildiği ve benim de bizzat tanık olduğum örneklerle açıklayacağım durumu. başlayalım.
bir kişi düşünün ki fen lisesi mezunu olsun. onu 15 sene önce tanımış insanlar bugün bile lafı geçtiğinde karakterinden önce ne derece zeki olduğundan bahsetsin. o girdiği güne lanet ettiği üniversite sınavından aldığı puanla diş hekimliği gibi görece "iş garanti" bölümleri tercih edebilecekken idealist davranıp şu üniversitenin şu mühendisliği bölümünü istiyorum diyerek istediği üniversitenin istediği bölümüne yerleşsin. dandik bir üniversite dandik bir bölüm demiyorum bakın. ülkenin önde gelen üniversitelerinden birinde iyi bir mühendislik. bölümde sorunlar yaşamasına rağmen ite kaka bir şekilde bitirsin ve bittiğinde iş aramaya başlasın. 2 yıl boyunca her gün çaldığı tüm kapılar yüzüne kapansın. donanım olarak ondan çok daha alt seviyedeki insanlar onun bunun desteği ile hiç ihtiyaç olmamasına rağmen çeşitli işlere yerleştirilsin. ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeni ile zaten kötü olan istihdam olasılığı böylece tamamen sıfırlansın. bu kişinin psikolojisi bozulsun. kendisini kaybetsin. başka biri olsun çıksın. mesleğiyle alakasız işlere başvursun. idealistliğin bir boka yaramadığını, bu ülkede idealist, zeki ve çalışkan olmanın kendisine sadece zulüm olduğunu zor yoldan öğrenmiş olsun. ben değilim ama bu sürece bizzat şahidim. benim hayat arkadaşım bu kişi. 9 yıldır elini tuttuğum insan. dün itibari ile 17 yıllık eğitim hayatının tamamen hikaye olduğunu farkedip zincir marketlerden birinde kasiyer/depo görevlisi/raf düzenlemeci olarak işe girdi. kendisi de yapacağı işin tam olarak ne olduğunu bilmediği için bu şekilde nitelendiriyor.
ikinci kişimiz de en yakın arkadaşlarımdan biri. marmara üniversitesinden 2 adet mühendislik diplomasına sahip. 1 buçuk yıl iş aradı. bakın 1 buçuk yıl. çok şükür ki o şanslıydı. şuan iki diplomada da yazan değil ama yine de bölümüyle alakalı bir işi yapabiliyor. biraz mecburiyetten tabi. zira iş yok; olanların da istediği sen değilsin.
üçüncü kişimiz de kötü gün dostlarımdan. mimar kendisi. 3 dil biliyor anadili gibi. çat pat anlaştıkları da hariç. burada iş olmayacağını, dayısız bulduğu işin finansal kölelik olduğunu anladığında çekti gitti. italya'da şuan. keyfi yerinde. kıymet ve takdir görüyor.
dördüncü kişimiz de bir avukat. stajını yaptıktan sonra kendini alanında geliştirmek istedi ama durum malum. duramam burada dedi. başvurabildiği tüm yerlere başvurdu. belçika'da staj yapıyor şimdi o da. burada meslek sahibi olmaktansa orada stajyer olarak hayatına devam edip kendi tabiriyle "nefes alabilmek ve neler olacağını görmeyi" tercih etti.
örnekleri çoğaltabilirim. kaldı ki sadece ben yaşamıyorum bunları. hepimiz yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. içimin ne kadar yandığını tarif edemiyorum. iş çok ya hani. hani gençler beğenmiyor ya. doğru iş çok. ama hayatının 17 yılını eğitime vermiş insanlar da bırakın da o işleri beğenmesin. bir gün kalburüstü bir mesleği olacağına inanan insanlar bırakın da okumasa da yapabileceği bir mesleği seçmek istemesin. yani bırakın da biz yitip giden yıllarımıza bir zahmet acıyabilelim. buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. ne diyeyim.
o kadar uzun uzun yazabilecek şeyler var ki içimde bu konuyla ilgili. bu sebeple girdim haddinden fazla uzun olursa şimdiden özür diliyorum.
ülkenin hala her şeye rağmen ele gelir, az çok iş bulur bölümlerinden birinden mezunum. ve kendi işimi yapacak kadar şanslıyım. ama çevremdekiler bu kadar şanslı olamadı. hepinizin bildiği ve benim de bizzat tanık olduğum örneklerle açıklayacağım durumu. başlayalım.
bir kişi düşünün ki fen lisesi mezunu olsun. onu 15 sene önce tanımış insanlar bugün bile lafı geçtiğinde karakterinden önce ne derece zeki olduğundan bahsetsin. o girdiği güne lanet ettiği üniversite sınavından aldığı puanla diş hekimliği gibi görece "iş garanti" bölümleri tercih edebilecekken idealist davranıp şu üniversitenin şu mühendisliği bölümünü istiyorum diyerek istediği üniversitenin istediği bölümüne yerleşsin. dandik bir üniversite dandik bir bölüm demiyorum bakın. ülkenin önde gelen üniversitelerinden birinde iyi bir mühendislik. bölümde sorunlar yaşamasına rağmen ite kaka bir şekilde bitirsin ve bittiğinde iş aramaya başlasın. 2 yıl boyunca her gün çaldığı tüm kapılar yüzüne kapansın. donanım olarak ondan çok daha alt seviyedeki insanlar onun bunun desteği ile hiç ihtiyaç olmamasına rağmen çeşitli işlere yerleştirilsin. ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeni ile zaten kötü olan istihdam olasılığı böylece tamamen sıfırlansın. bu kişinin psikolojisi bozulsun. kendisini kaybetsin. başka biri olsun çıksın. mesleğiyle alakasız işlere başvursun. idealistliğin bir boka yaramadığını, bu ülkede idealist, zeki ve çalışkan olmanın kendisine sadece zulüm olduğunu zor yoldan öğrenmiş olsun. ben değilim ama bu sürece bizzat şahidim. benim hayat arkadaşım bu kişi. 9 yıldır elini tuttuğum insan. dün itibari ile 17 yıllık eğitim hayatının tamamen hikaye olduğunu farkedip zincir marketlerden birinde kasiyer/depo görevlisi/raf düzenlemeci olarak işe girdi. kendisi de yapacağı işin tam olarak ne olduğunu bilmediği için bu şekilde nitelendiriyor.
ikinci kişimiz de en yakın arkadaşlarımdan biri. marmara üniversitesinden 2 adet mühendislik diplomasına sahip. 1 buçuk yıl iş aradı. bakın 1 buçuk yıl. çok şükür ki o şanslıydı. şuan iki diplomada da yazan değil ama yine de bölümüyle alakalı bir işi yapabiliyor. biraz mecburiyetten tabi. zira iş yok; olanların da istediği sen değilsin.
üçüncü kişimiz de kötü gün dostlarımdan. mimar kendisi. 3 dil biliyor anadili gibi. çat pat anlaştıkları da hariç. burada iş olmayacağını, dayısız bulduğu işin finansal kölelik olduğunu anladığında çekti gitti. italya'da şuan. keyfi yerinde. kıymet ve takdir görüyor.
dördüncü kişimiz de bir avukat. stajını yaptıktan sonra kendini alanında geliştirmek istedi ama durum malum. duramam burada dedi. başvurabildiği tüm yerlere başvurdu. belçika'da staj yapıyor şimdi o da. burada meslek sahibi olmaktansa orada stajyer olarak hayatına devam edip kendi tabiriyle "nefes alabilmek ve neler olacağını görmeyi" tercih etti.
örnekleri çoğaltabilirim. kaldı ki sadece ben yaşamıyorum bunları. hepimiz yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. içimin ne kadar yandığını tarif edemiyorum. iş çok ya hani. hani gençler beğenmiyor ya. doğru iş çok. ama hayatının 17 yılını eğitime vermiş insanlar da bırakın da o işleri beğenmesin. bir gün kalburüstü bir mesleği olacağına inanan insanlar bırakın da okumasa da yapabileceği bir mesleği seçmek istemesin. yani bırakın da biz yitip giden yıllarımıza bir zahmet acıyabilelim. buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. ne diyeyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar