bugün
- uçanyarrak316
- akepe dönemi16
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu13
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir4
- türkiyenin geleceği4
- izmirin en güzel semtleri7
- fransa da sokağa çıkma yasakları8
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- ben geldim naneler12
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar8
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- kitap okumanın bir sike yaramaması5
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı4
- kelle paça6
- teomancalmasur6
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı4
- çorabın tekinin hep kaybolması4
- la loba22
- hastane acil bölümü7
- izmir de gece hayatı4
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- onlar tv2
- ismet el kumandan pişdar ayn'ı calutevi vel suriya3
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- nickin yanında yaş da yazsın16
- vermeyen kızın götünü kaldırmak3
- nervio'nun ayakları17
- trabzon da gece hayatı3
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nasılsınız8
- özgür gazetecilik yok özgür gazeteciler var2
- eski yazarlar geri gelsin12
- tavuklu pilav3
- otobüs yolculuğunda memleket nere amcası2
- yemek seçen insan3
- nerede ne yenir7
- öyle bir dünya yok5
- el cami2
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- karma doğru çalışıyor mu4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması8
- menemen yiyen erkek13
Açıkcası bu film benim aklımı karıştırdı. Çünkü cidden çok yönlü bakılabilecek bir filmdi.
Öncelikle bu filmden şu anlamı çıkardım ki; aslında hiçbir şeyin, eylemin, ahlaki ya da entelektüel kuramın bir önemi yok her şey bizim anladığımız, anlamak istediğimiz şeylerden ibaret. Düşünün daha okuma yazma bilmeyen basit bir adamın bahçe ile ilgili son derece basit, derinlik, gönderme içermeyen 3 4 kelimelik basit bir cümleden nasıl yüce anlamlar ortaya çıkarıyorlar ve bu adamı ilahlaştırıyorlar. işte aslında hem siyaset'de hem de sosyal ilişkilerimiz'de olan bundan farklı bir şey değil. Karşımızdakinin bir önemi yok, dediğinin bir önemi yok her şey bizim kafamızdaki isteklerden, potansiyel yönlendirmelerden ibaret.
Özellikle adamın tv'ye ne derece düşkün olduğu ve sevişme sahnesinde tv'deki sahnenin bitmesiyle adamın da sevişmeyi bırakması, ne yapacağını bilememesi, kafasındaki uzaktan kumanda mekanizması ayrı bir gönderme içerir
ikinci bir görüşümse filmin sonunda su üzerinde yürümesi ile ilgili bu adam'da tanrısal bir çekiciliğin, güdünün; basitliğin, berakklığın adamıydı. Ve onu çekici kulan şey ise olabildiğine doğallığı ve basitliği idi.
insanlar bir yerde basitliği daha çok seviyor çünkü basit bir şey üzerine bir şeyler kurmak daha kolaydır. Beyaz boş bir kağıda bir şeyler yazmak, çizmek her zaman üstü karalı bir kağıda bir şeyler yazmak,çizmekten daha kolay ve çekici gelir. Özellikle post-modern psikoloji bağlamında nitelendirirsek insanların sanatta, mimaride, sosyal ilişkilerde olabildiğince minimalist bir eğilim gösterdiklerini görüyoruz. Çünkü modern yaşamın karmaşası ve yoğunluğu onları bunaltmaktadır onun için daha sadece ilişkileri, kişileri, mekanları tercih etmekdirler, bu onları rahatlatır. işte film'de biraz da bunu gördüm sanki.
Öncelikle bu filmden şu anlamı çıkardım ki; aslında hiçbir şeyin, eylemin, ahlaki ya da entelektüel kuramın bir önemi yok her şey bizim anladığımız, anlamak istediğimiz şeylerden ibaret. Düşünün daha okuma yazma bilmeyen basit bir adamın bahçe ile ilgili son derece basit, derinlik, gönderme içermeyen 3 4 kelimelik basit bir cümleden nasıl yüce anlamlar ortaya çıkarıyorlar ve bu adamı ilahlaştırıyorlar. işte aslında hem siyaset'de hem de sosyal ilişkilerimiz'de olan bundan farklı bir şey değil. Karşımızdakinin bir önemi yok, dediğinin bir önemi yok her şey bizim kafamızdaki isteklerden, potansiyel yönlendirmelerden ibaret.
Özellikle adamın tv'ye ne derece düşkün olduğu ve sevişme sahnesinde tv'deki sahnenin bitmesiyle adamın da sevişmeyi bırakması, ne yapacağını bilememesi, kafasındaki uzaktan kumanda mekanizması ayrı bir gönderme içerir
ikinci bir görüşümse filmin sonunda su üzerinde yürümesi ile ilgili bu adam'da tanrısal bir çekiciliğin, güdünün; basitliğin, berakklığın adamıydı. Ve onu çekici kulan şey ise olabildiğine doğallığı ve basitliği idi.
insanlar bir yerde basitliği daha çok seviyor çünkü basit bir şey üzerine bir şeyler kurmak daha kolaydır. Beyaz boş bir kağıda bir şeyler yazmak, çizmek her zaman üstü karalı bir kağıda bir şeyler yazmak,çizmekten daha kolay ve çekici gelir. Özellikle post-modern psikoloji bağlamında nitelendirirsek insanların sanatta, mimaride, sosyal ilişkilerde olabildiğince minimalist bir eğilim gösterdiklerini görüyoruz. Çünkü modern yaşamın karmaşası ve yoğunluğu onları bunaltmaktadır onun için daha sadece ilişkileri, kişileri, mekanları tercih etmekdirler, bu onları rahatlatır. işte film'de biraz da bunu gördüm sanki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar