bugün
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- midye7
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu6
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi9
- menemen4
- ayakseverlik5
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- kiraz cicegi kolonyasi33
- velvet39
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- yazarların en sevdiği meyve3
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- oğlum donat şu masayı4
- arapça da ben ene diye mi ana diye mi okunur3
- 1000 liralık boxer giymek3
- tabağında yemek bırakan erkek5
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- corona3
- kokoreç3
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi7
- yıldızların göründüğü yerler2
- johnny sinsin araba vurdurması2
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak5
- düşün ki o bunu okuyor6
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı14
- stanley termosu olan kız3
- aylık 350 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- erdal özyağcıların küçük zamparalığı4
- kadın yazarların kavga etmesi11
- su içen kız3
- külliye'nin yapımıyla gurur duymaya başlayan solcu2
- boş yapan yazar3
- 2026 dünya kupası22
- en çok öğrenmek istediğiniz diller3
- bitiremediği yemeği paketleten erkek modeli4
- dördüncü yakup3
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- fas8
- kuran da namazın olmaması21
- fransa5
- esaretin bedeli filmini hapiste izlemek2
- uçak gemisini batıran ilk kişi3
- halil ibrahim türküsü2
- uludağ sözlük erkeklerinin çok tipsiz olması5
- sözlükçülerin müzik zevklerini anlatan şarkılar4
- anal sex yapan kadın5
hayatında halı saha maçı bile yapmamış adamların yazılı ya da görsel basın yoluyla birer jose mourinho kesildikleri bir ülkeye gelme gafletinde bulunmuş alman teknik direktor.
geldiği gibi bir taraftan basın, bir taraftan da çok bilmiş yorumcuların gazına gelen, takımını çok sevdiğini söyleyen taraftar(!) bindiriyor skibbe'nin üstüne. adam takımın başına geleli bir kaç ay olmus, biletini eline verip gönderenler bile olmuş. nedir bu acelecilik, nedir bu "bugun sünnet, yarın deniz" mantığı; gerçekten anlamak güç...
galatasaray'a 5 gol atan takımın teknik direktoru olduğu için galatasaray'a gelmişmiş... bu kadar kolaymıymış bu işler?
michael skibbe kimdir, ne değildir google yardımı ile kolaylıkla öğrenilebilir. genç yaşına rağmen kariyeri hakkında kötü yorumlar yapmak haksızlık olur. çalıştırdığı bayer leverkusen'i iki sezon üstüste uefa'da çeyrek finale taşımış; gerçi bizim ülkemizde en az iki takım her sene avrupa'da yarı final oynadığı için başarı sayılmaz bunlar.
skibbe'nin yıldızının son iki sezondur parlamaya basladığı doğrudur. bunda en büyük etken, leverkusen'in iki sezon üstüste iyi futbol oynayarak uefa'da çeyrek finale çıkmasıdır. ayrıca skibbe'nin yaratıcılığından, taktik anlayışından kuşku duyanlar bir kaç hafta sonra cevabını alır diye düşünmekteyim.
gelelim skibbe'nin galatasaray macerasına...
skibbe galatasaray'a geldiğinde milli takımdaki oyunculardan eksik bir şeyler oluşturmaya çalıştı. hazırlık döneminin büyük bölümünde arda turan, mehmet topal, ayhan akman, shabani nonda, cassio lincoln, sabri sarıoğlu, emre güngör, emre aşık, servet çetin, hakan balta, tobias linderoth ve yeni transferlerden( harry kewell, fernando meira, morgan de sanctis, milan baros) yararlanamadı. "skibbe hazırlık dönemini iyi geçiremedi.", "2 ayda takımı tanıyamamış." gibi zırvaları yazanlar da hala o köşelerde yazıyorlar ya; neyse...
skibbe galatasaray'ın başında şimdiye kadar 2 super lig, 2 cl ön eleme ve 1 super kupa maçı olmak üzere toplam 5 resmi maça çıkmış, 2 beraberlik, 1 mağlubiyet ve 2 galibiyet alınmış. galatasaray'ın şampiyonlar liginden elenmesinin en büyük sebebinin skibbe olarak gösterilmesi çok mantıklı değildir. futbolcuların o maçlarda sahada ruh gibi dolaştıklarını hatırlamak turun neden kaybedildiğini gayet iyi açıklar. (istanbul'daki bükres macında aykut'un topu bukreslı adama nısanlaması skibbe'nin sucuysa, bak orasını bilemem.)
skibbe'nin galatasaray'a, yeni takım kurması için getirildiği su götürmez bir gerçektir. oynattığı futbol sistemi leverkusen örneğinde olduğu gibi tek forvet ve skora katkı yapacak kanat oyuncuları ile organize ataklarla sonuca gitmektir. skibbe'nin amacı; klasik 4-5-1 oynatmak yerine, 4-2-3-1'e benzer bir dizilimle takım hücumdayken forveti kanat oyuncuları ile üçlemektedir. kağıt üstünde galatasaray'ın mevcut kadrosu bu sistem için uygun gibi görünmektedir fakat bu sistemi oturtmak için de zamana ihtiyac olduğu gerçektir. arda'nın sağ kanada alışması, lincoln'ün biraz daha canlanması, harry kewell'in aynı formda devam etmesi, baros/nonda/ümit tercihinin iyi yapılması ve tüm futbolcuların sezona hazır hale gelmesi durumunda galatasaray en kısa zamanda daha iyi duruma gelecektir, kuşkusuz...
biraz sabır, sabır, sabır...
bu ülkeye teknik direktor olarak kim gelirse gelsin basın tarafından en fazla 1 aya kalmadan yerden yere vurulacaktır.
rijkaard gelse, barcelona'dan kovulmuş; mourinho gelse, futbol bile oynanamış, yancı/yamak falan olurdu. hatta bu ülkede bazı spor yazarları, ülke dışına el atıp scolari'yi eleştirme yüzsüzlüğünü bile göstermişken; skibbe'yi göndermişler çok mu be...
geldiği gibi bir taraftan basın, bir taraftan da çok bilmiş yorumcuların gazına gelen, takımını çok sevdiğini söyleyen taraftar(!) bindiriyor skibbe'nin üstüne. adam takımın başına geleli bir kaç ay olmus, biletini eline verip gönderenler bile olmuş. nedir bu acelecilik, nedir bu "bugun sünnet, yarın deniz" mantığı; gerçekten anlamak güç...
galatasaray'a 5 gol atan takımın teknik direktoru olduğu için galatasaray'a gelmişmiş... bu kadar kolaymıymış bu işler?
michael skibbe kimdir, ne değildir google yardımı ile kolaylıkla öğrenilebilir. genç yaşına rağmen kariyeri hakkında kötü yorumlar yapmak haksızlık olur. çalıştırdığı bayer leverkusen'i iki sezon üstüste uefa'da çeyrek finale taşımış; gerçi bizim ülkemizde en az iki takım her sene avrupa'da yarı final oynadığı için başarı sayılmaz bunlar.
skibbe'nin yıldızının son iki sezondur parlamaya basladığı doğrudur. bunda en büyük etken, leverkusen'in iki sezon üstüste iyi futbol oynayarak uefa'da çeyrek finale çıkmasıdır. ayrıca skibbe'nin yaratıcılığından, taktik anlayışından kuşku duyanlar bir kaç hafta sonra cevabını alır diye düşünmekteyim.
gelelim skibbe'nin galatasaray macerasına...
skibbe galatasaray'a geldiğinde milli takımdaki oyunculardan eksik bir şeyler oluşturmaya çalıştı. hazırlık döneminin büyük bölümünde arda turan, mehmet topal, ayhan akman, shabani nonda, cassio lincoln, sabri sarıoğlu, emre güngör, emre aşık, servet çetin, hakan balta, tobias linderoth ve yeni transferlerden( harry kewell, fernando meira, morgan de sanctis, milan baros) yararlanamadı. "skibbe hazırlık dönemini iyi geçiremedi.", "2 ayda takımı tanıyamamış." gibi zırvaları yazanlar da hala o köşelerde yazıyorlar ya; neyse...
skibbe galatasaray'ın başında şimdiye kadar 2 super lig, 2 cl ön eleme ve 1 super kupa maçı olmak üzere toplam 5 resmi maça çıkmış, 2 beraberlik, 1 mağlubiyet ve 2 galibiyet alınmış. galatasaray'ın şampiyonlar liginden elenmesinin en büyük sebebinin skibbe olarak gösterilmesi çok mantıklı değildir. futbolcuların o maçlarda sahada ruh gibi dolaştıklarını hatırlamak turun neden kaybedildiğini gayet iyi açıklar. (istanbul'daki bükres macında aykut'un topu bukreslı adama nısanlaması skibbe'nin sucuysa, bak orasını bilemem.)
skibbe'nin galatasaray'a, yeni takım kurması için getirildiği su götürmez bir gerçektir. oynattığı futbol sistemi leverkusen örneğinde olduğu gibi tek forvet ve skora katkı yapacak kanat oyuncuları ile organize ataklarla sonuca gitmektir. skibbe'nin amacı; klasik 4-5-1 oynatmak yerine, 4-2-3-1'e benzer bir dizilimle takım hücumdayken forveti kanat oyuncuları ile üçlemektedir. kağıt üstünde galatasaray'ın mevcut kadrosu bu sistem için uygun gibi görünmektedir fakat bu sistemi oturtmak için de zamana ihtiyac olduğu gerçektir. arda'nın sağ kanada alışması, lincoln'ün biraz daha canlanması, harry kewell'in aynı formda devam etmesi, baros/nonda/ümit tercihinin iyi yapılması ve tüm futbolcuların sezona hazır hale gelmesi durumunda galatasaray en kısa zamanda daha iyi duruma gelecektir, kuşkusuz...
biraz sabır, sabır, sabır...
bu ülkeye teknik direktor olarak kim gelirse gelsin basın tarafından en fazla 1 aya kalmadan yerden yere vurulacaktır.
rijkaard gelse, barcelona'dan kovulmuş; mourinho gelse, futbol bile oynanamış, yancı/yamak falan olurdu. hatta bu ülkede bazı spor yazarları, ülke dışına el atıp scolari'yi eleştirme yüzsüzlüğünü bile göstermişken; skibbe'yi göndermişler çok mu be...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar