bugün
- red flag erkek listesi8
- menemen8
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı7
- en uzun mesafe4
- nöbet2
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- 18 yaşındaki bir kızın sulanmış vajinasını yalamak3
- her gün dışardan yemek yemek2
- balık etli mi kuru götlü mü5
- boy vermek2
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım6
- vuu vuuuuttu yapan baykuşlar3
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- kediye miyav demek2
- aylık 517 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- güne bir türkü barcı bırak4
- uzay teknesi2
- halı sahada 2 gollüğüne kaleye geçmek2
- türk müsün türkiyeli misin12
- ölüm6
- köfteci yusuf4
- entry girmek için 00 00 ı beklemek2
- işe evden yemek götürmek2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- beni özleyenler elime mum diksin15
- nasıl birisiniz6
- yunanistan29
- ilk seçimde akp'nin alacağı oy2
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- rüyada nervio yu görmek8
- alin3
- sabahın köründe denize girmek4
- ayrılık6
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- ispanya daki göçmen krizi8
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- milli muharip uçağı kaan3
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- bjk tv2
- anın görüntüsü13
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- japonya23
- mutlu kalmak için öneriler6
- ona bir şey söyle10
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- en son aldığınız iltifat14
- irmik helvası vs un helvası18
kekeme insan kekemeliğini kabullenemez. çünkü her konuştuğunda ya da konuşmaya çalıştığında toplumdan tepki alacağını ( alay edilmek,gülmeleri vs ) zanneder. aslında işin aslında bu değildir. emin olun ki kekemelerle pek ilgilenmiyor toplum, umurlarında değil. sadece bu bir hüsnü kuruntumuz. kekemelik kimisine korku, kimisine kıskançlık, belki bir yangından kaçarken, deprem ya da belki bir aile baskısı ya da aşırı sevgi, henüz çocuk yaşta takılarak konuşurken ailenin verdiği "hadi konuş, bak bilmem kim nasıl konuşuyor ya da cümlesini anne babasının tekrarlaması" ile başlayan illet bir durumdur. daha önceden yine buradan yazmış olduğum bir yazıma istinaden bir çok arkadaşım bana yazmış buradan, nasıl düzeldi diye? uzunca süre girmediğim ve sözlüğü kullanmadığımdan ötürü çoğuna geç cevap vermişimdir bunun için kendileri kusura bakmasınlar lütfen.
gelelim anlatacaklarıma, 10 yaşında da olsan 40 yaşında da olsan kekemeysen kekemesindir. ben duraksayarak konuşuyorum, yavaş konuşuyorum veya takılarak konuşuyorum arada diye kendimizi kandırmayacağız. şu sıralar aldığım bir terapi var. ne yavaş konuşma, ne heceleyerek konuşma ne de başka bir yöntem bu. yapılan tek şey kekemeliği kabullenme yöntemi. misal hiç tanımadığın on kişiye "merhabalar ben kekemeyim konuşma terapisi görüyorum" diyorum adam bana gülüyor. inanmıyor yani. kekemelik nankör bir durumdur, kimisinin yanında hiç yaşamazsın kimisinin yanında da ağzını açamazsın. buna tetikleyici unsurlar deniyor psikolojide. kekemelik bir nefes kontrolü bozukluğudur arkadaşlar. nefesimizi kontrol ettiğimizde, o kaygıyı, panikliği, aman konuşamazsam sıçtım düşüncesini de kontrol ediyorsunuz.
ben bunun yöntemlerini terapide öğrendim. uygulamaları zor ve uğraştırıcı biraz ama afedersiniz seve seve yapacaksınız. eğer ki kafanızdaki düşünceleri atamaz ve silemezseniz, 1 ay kekeleme, 31.gün gene kekelersiniz. böyle uyuz bir durumdur bu.
6 yaşında köpek korkusuyla başladım yaş 32 daha yeni kabullendim. varın siz hesap edin gerisini. ama kabullendiğinizde bunun geçtiğini farkediyorsunuz. çünkü eyvah takılacağım korkusu bizi bitiren ve engel olunamayan düşüncedir. terapilerle bu düşüncelerden kurtuluyorsunuz arkadaşlar. misal ben otobüste metrobüste tramwayda telefonumu her zaman sessize alırdım, çalarsa sıçtık derdim. şimdi özgürce telefonum açık ve kekelemediğim her an işte bu be diyorum. normal konuşan arkadaşlar bu sizin için birşey ifade etmez belki anlamazsınız ama tek bir şey söylüyorum size, dünyaya yeniden gelmek gibi birşey bu.
terapide öğrendiklerim nefes egzersizleri, diyaframı doğru kullanma ve tabiki hipnoz. ancak yine söylüyorum kabullenme de terapinin baştacı..
hipnoz yöntemine ise pek inanmazdım hatta anlatana hadi lan ordan diyen bir adamdım. bu yöntemle kendi kendinizi hipnoz ediyorsunuz. hemen hemen her akşam nerede mutluysam orada oluyorum bilinçaltımdaki 1 saatlik süreyle ehehe. bunu sizde yapabilirsiniz.
işin özeti kendinizi sevin, sizden bir tane var dünyada unutmayın.
gelelim anlatacaklarıma, 10 yaşında da olsan 40 yaşında da olsan kekemeysen kekemesindir. ben duraksayarak konuşuyorum, yavaş konuşuyorum veya takılarak konuşuyorum arada diye kendimizi kandırmayacağız. şu sıralar aldığım bir terapi var. ne yavaş konuşma, ne heceleyerek konuşma ne de başka bir yöntem bu. yapılan tek şey kekemeliği kabullenme yöntemi. misal hiç tanımadığın on kişiye "merhabalar ben kekemeyim konuşma terapisi görüyorum" diyorum adam bana gülüyor. inanmıyor yani. kekemelik nankör bir durumdur, kimisinin yanında hiç yaşamazsın kimisinin yanında da ağzını açamazsın. buna tetikleyici unsurlar deniyor psikolojide. kekemelik bir nefes kontrolü bozukluğudur arkadaşlar. nefesimizi kontrol ettiğimizde, o kaygıyı, panikliği, aman konuşamazsam sıçtım düşüncesini de kontrol ediyorsunuz.
ben bunun yöntemlerini terapide öğrendim. uygulamaları zor ve uğraştırıcı biraz ama afedersiniz seve seve yapacaksınız. eğer ki kafanızdaki düşünceleri atamaz ve silemezseniz, 1 ay kekeleme, 31.gün gene kekelersiniz. böyle uyuz bir durumdur bu.
6 yaşında köpek korkusuyla başladım yaş 32 daha yeni kabullendim. varın siz hesap edin gerisini. ama kabullendiğinizde bunun geçtiğini farkediyorsunuz. çünkü eyvah takılacağım korkusu bizi bitiren ve engel olunamayan düşüncedir. terapilerle bu düşüncelerden kurtuluyorsunuz arkadaşlar. misal ben otobüste metrobüste tramwayda telefonumu her zaman sessize alırdım, çalarsa sıçtık derdim. şimdi özgürce telefonum açık ve kekelemediğim her an işte bu be diyorum. normal konuşan arkadaşlar bu sizin için birşey ifade etmez belki anlamazsınız ama tek bir şey söylüyorum size, dünyaya yeniden gelmek gibi birşey bu.
terapide öğrendiklerim nefes egzersizleri, diyaframı doğru kullanma ve tabiki hipnoz. ancak yine söylüyorum kabullenme de terapinin baştacı..
hipnoz yöntemine ise pek inanmazdım hatta anlatana hadi lan ordan diyen bir adamdım. bu yöntemle kendi kendinizi hipnoz ediyorsunuz. hemen hemen her akşam nerede mutluysam orada oluyorum bilinçaltımdaki 1 saatlik süreyle ehehe. bunu sizde yapabilirsiniz.
işin özeti kendinizi sevin, sizden bir tane var dünyada unutmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar