bugün
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kolye142
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- sözlük elden gidiyor3
- erlik5
- cep telefonu17
- nokia16
- günün sözü6
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak3
- rüzgar12
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- bal10
- pizza bira ikilisi4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- var olmak için ne yaptınız13
- pazar günleri ekmek almak3
- asla evlenilmeyecek erkekler5
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- kader4
- fil9
- yogartiksen39
- aslan15
- billie eilish'in memeleri7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kuş5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- at6
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- gül7
- brezilya7
- kim kimi neden sevmiyor14
- galatasaray19
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- ankara8
- galatasaray balı2
kekeme insan kekemeliğini kabullenemez. çünkü her konuştuğunda ya da konuşmaya çalıştığında toplumdan tepki alacağını ( alay edilmek,gülmeleri vs ) zanneder. aslında işin aslında bu değildir. emin olun ki kekemelerle pek ilgilenmiyor toplum, umurlarında değil. sadece bu bir hüsnü kuruntumuz. kekemelik kimisine korku, kimisine kıskançlık, belki bir yangından kaçarken, deprem ya da belki bir aile baskısı ya da aşırı sevgi, henüz çocuk yaşta takılarak konuşurken ailenin verdiği "hadi konuş, bak bilmem kim nasıl konuşuyor ya da cümlesini anne babasının tekrarlaması" ile başlayan illet bir durumdur. daha önceden yine buradan yazmış olduğum bir yazıma istinaden bir çok arkadaşım bana yazmış buradan, nasıl düzeldi diye? uzunca süre girmediğim ve sözlüğü kullanmadığımdan ötürü çoğuna geç cevap vermişimdir bunun için kendileri kusura bakmasınlar lütfen.
gelelim anlatacaklarıma, 10 yaşında da olsan 40 yaşında da olsan kekemeysen kekemesindir. ben duraksayarak konuşuyorum, yavaş konuşuyorum veya takılarak konuşuyorum arada diye kendimizi kandırmayacağız. şu sıralar aldığım bir terapi var. ne yavaş konuşma, ne heceleyerek konuşma ne de başka bir yöntem bu. yapılan tek şey kekemeliği kabullenme yöntemi. misal hiç tanımadığın on kişiye "merhabalar ben kekemeyim konuşma terapisi görüyorum" diyorum adam bana gülüyor. inanmıyor yani. kekemelik nankör bir durumdur, kimisinin yanında hiç yaşamazsın kimisinin yanında da ağzını açamazsın. buna tetikleyici unsurlar deniyor psikolojide. kekemelik bir nefes kontrolü bozukluğudur arkadaşlar. nefesimizi kontrol ettiğimizde, o kaygıyı, panikliği, aman konuşamazsam sıçtım düşüncesini de kontrol ediyorsunuz.
ben bunun yöntemlerini terapide öğrendim. uygulamaları zor ve uğraştırıcı biraz ama afedersiniz seve seve yapacaksınız. eğer ki kafanızdaki düşünceleri atamaz ve silemezseniz, 1 ay kekeleme, 31.gün gene kekelersiniz. böyle uyuz bir durumdur bu.
6 yaşında köpek korkusuyla başladım yaş 32 daha yeni kabullendim. varın siz hesap edin gerisini. ama kabullendiğinizde bunun geçtiğini farkediyorsunuz. çünkü eyvah takılacağım korkusu bizi bitiren ve engel olunamayan düşüncedir. terapilerle bu düşüncelerden kurtuluyorsunuz arkadaşlar. misal ben otobüste metrobüste tramwayda telefonumu her zaman sessize alırdım, çalarsa sıçtık derdim. şimdi özgürce telefonum açık ve kekelemediğim her an işte bu be diyorum. normal konuşan arkadaşlar bu sizin için birşey ifade etmez belki anlamazsınız ama tek bir şey söylüyorum size, dünyaya yeniden gelmek gibi birşey bu.
terapide öğrendiklerim nefes egzersizleri, diyaframı doğru kullanma ve tabiki hipnoz. ancak yine söylüyorum kabullenme de terapinin baştacı..
hipnoz yöntemine ise pek inanmazdım hatta anlatana hadi lan ordan diyen bir adamdım. bu yöntemle kendi kendinizi hipnoz ediyorsunuz. hemen hemen her akşam nerede mutluysam orada oluyorum bilinçaltımdaki 1 saatlik süreyle ehehe. bunu sizde yapabilirsiniz.
işin özeti kendinizi sevin, sizden bir tane var dünyada unutmayın.
gelelim anlatacaklarıma, 10 yaşında da olsan 40 yaşında da olsan kekemeysen kekemesindir. ben duraksayarak konuşuyorum, yavaş konuşuyorum veya takılarak konuşuyorum arada diye kendimizi kandırmayacağız. şu sıralar aldığım bir terapi var. ne yavaş konuşma, ne heceleyerek konuşma ne de başka bir yöntem bu. yapılan tek şey kekemeliği kabullenme yöntemi. misal hiç tanımadığın on kişiye "merhabalar ben kekemeyim konuşma terapisi görüyorum" diyorum adam bana gülüyor. inanmıyor yani. kekemelik nankör bir durumdur, kimisinin yanında hiç yaşamazsın kimisinin yanında da ağzını açamazsın. buna tetikleyici unsurlar deniyor psikolojide. kekemelik bir nefes kontrolü bozukluğudur arkadaşlar. nefesimizi kontrol ettiğimizde, o kaygıyı, panikliği, aman konuşamazsam sıçtım düşüncesini de kontrol ediyorsunuz.
ben bunun yöntemlerini terapide öğrendim. uygulamaları zor ve uğraştırıcı biraz ama afedersiniz seve seve yapacaksınız. eğer ki kafanızdaki düşünceleri atamaz ve silemezseniz, 1 ay kekeleme, 31.gün gene kekelersiniz. böyle uyuz bir durumdur bu.
6 yaşında köpek korkusuyla başladım yaş 32 daha yeni kabullendim. varın siz hesap edin gerisini. ama kabullendiğinizde bunun geçtiğini farkediyorsunuz. çünkü eyvah takılacağım korkusu bizi bitiren ve engel olunamayan düşüncedir. terapilerle bu düşüncelerden kurtuluyorsunuz arkadaşlar. misal ben otobüste metrobüste tramwayda telefonumu her zaman sessize alırdım, çalarsa sıçtık derdim. şimdi özgürce telefonum açık ve kekelemediğim her an işte bu be diyorum. normal konuşan arkadaşlar bu sizin için birşey ifade etmez belki anlamazsınız ama tek bir şey söylüyorum size, dünyaya yeniden gelmek gibi birşey bu.
terapide öğrendiklerim nefes egzersizleri, diyaframı doğru kullanma ve tabiki hipnoz. ancak yine söylüyorum kabullenme de terapinin baştacı..
hipnoz yöntemine ise pek inanmazdım hatta anlatana hadi lan ordan diyen bir adamdım. bu yöntemle kendi kendinizi hipnoz ediyorsunuz. hemen hemen her akşam nerede mutluysam orada oluyorum bilinçaltımdaki 1 saatlik süreyle ehehe. bunu sizde yapabilirsiniz.
işin özeti kendinizi sevin, sizden bir tane var dünyada unutmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar