bugün
- ucan tekme atan hipopotam30
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- nervio'nun erkek olması30
- ulıdağ sözlük'ün geleceği17
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası26
- ak partili ahlakı6
- iltica41
- kızınız sözlükte yazabilir mi9
- fatma betül sayan kaya36
- hayatımın en büyük baş ağrısı geri döndü5
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor4
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- kimseye aşık olmamaya karar vermek2
- ali emre ballı4
- yarragi olan adam12
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması5
- stanley kubrick fanlarının asla sıkılmaması4
- erkek adam ağlar mı4
- cocteau twins sevmiyorum4
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları6
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar7
- stanley termosu olmayan yazar4
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- adidas'ın 8 bin tl lik timsah desenli samba modeli2
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- 6 ekim 2026 ali emre ballı'nın intihar etmesi3
- cemil tugay2
- pastırma sıcakları4
- ab'nin yeni genişleme yaklaşımı ve türkiye2
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- heyt bea10
- david lynch filmlerinin ilerlememesi3
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar6
- kadınlarda beyaz saç modası9
- björk'ün dinlenmek için fazla björk olması3
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek6
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- eminem vs ceza3
- sözlüğe seks için giren yazarlar4
- sözlük laf sokucuları5
- placebo overdozu3
- türkiye vs azerbaycan8
- mesai bitti görüşürüz5
- sözlüğe meme görmek için giren yazarlar4
- limp bizkit dinleyicilerinin gizemi2
- sözlükteki anaerkil düzen9
tam manasiyla bir duzen ulkesidir oncelikle. ve bu da ulkenin refah seviyesinin yuksek olmasinin baslica nedenlerinden biridir.
kurallar katidir. cezalar caydiricidir. koca bir otobusun en arka koltugunda dahi emniyet kemeri takmak zorunludur en basitinden. yollari da cok duzgundur. kendi tecrubelerime dayanarak diyebilirim ki, daha bir kere bile yolda giderken bi cukura veya tumsege takilip da hopladigimi hatirlamiyorum. dusunun artik.
dogasi muhtesemdir, her yer yemyesildir. ozellikle londra disinda bir yerlere gitmeye firsat bulursaniz bunu fark etmemeniz mumkun degildir; zira resmen gozunuze gozunuze sokulur o yesillikler, o agaclar. binalarin arasinda bogulmak gibi bir hisse kapilmazsiniz hicbir zaman. milyonlarca insanin yasadigi ve bi o kadar da turistin giris cikis yaptigi londra'da bile o koca koca binalarin arasindan gorunen yesillikler bunalmanizi engeller her daim.
havasi soguktur. turkiye'yle karsilastirirsaniz eger cogunlukla yazlari, turkiye'nin * sonbahari gibidir. gunesi cok nazlidir. ara sira gosterir kendini. ancak gosterdiginde de yakar teninizi. londra buyuk binalarla dolu ve cok kalabalik bir sehir oldugu icin, yazin diger sehirlere gore daha sicaktir. yine de nadir terlersiniz. ingilizler gunese hasrettir bu nedenle. azicik gunes goren erkekler ustunu cikarip yari ciplak gezer. ozellikle kiyi sehirlerinde bu tiplere daha cok rastlayabilirsiniz.
insanlari hosgoruludur, sabirlidir, birbirlerine saygilidir. hatta bazen cileden cikartacak derecede sabirlidirlar. trafikte onunde 15 km/s hizla giden bir bisikletlinin kenara cekilmesini bile sabirla bekleyip, ne korna calarlar ne de camdan disari cikip kufrederler bizim gibi. ayrica her ne kadar soguk bir ulke olsa da, insanlari kesinlikle soguk filan degildir. soguk diyenlerin de kendilerinde bi problem oldugunu dusunuyorum. zira gayet esprili insanlardir. ancak esprileri genellikle ironi uzerine kurulu oldugu icin, orta derecede ingilizceye sahip bir turk insani bu esprileri anlayamadigindan "cok soguklar lan ne bicim insanlar" seklinde atip tutmasi cok normaldir. hep de boyle olmustur.
yasli orani cok yuksek bir ulkedir. fakat yaslilar sadece gorunum olarak yaslidir. 50-55 yasindaki orta yas ustu insanlar 20-25 yasindaki genclere tas cikartacak derecede aktiftirler. surekli gezerler, hayatlarini yasarlar. soylenen, oram buram agriyor diyen ingiliz yasli gormedim. yok cunku. kabullenmiyorlar yasliligi. ben kendimi bildim bileli babaannemin bir kere bile "iyiyim" dedigini hatirlamiyorum. bu nedenle imrendim bu insanlara. bebekleri bile aglamiyor arkadas ya. bu kadar zaman boyunca o kadar yer dolastim abartmiyorum 2-3 tane zirlayan ingiliz bebege sahit oldum.
belli bi yemek kulturleri yoktur. geleneksel yemekleri diyince soyledikleri cogumuzun bildigi "fish & chips"tir. ancak yemeklerine binbir cesit sos dokerler. yemeklere lezzeti bu soslar verir. marketlerde cesit cesit, kutu kutu sos satilir. her bi seyi sosa batirip da yeme gibi bi adetlerine denk geldim.
tek kotu yani hayat cok pahalidir. gidasindan, giyecegine, ulasimina kadar her sey ama her sey turk parasiyla karsilastirildiginda dudaginizi ucuklatir. ancak burada yasayanlarin kazanci da bu masraflara gore oldugundan onlara dokunmaz. turk parasini pounda cevirip de buraya gelenler hesabini bu soyledigime gore yapmalidir. yoksa ortada kalirlar oylece.
siyasetini, susunu busunu bi yana birakirsak gozlemlerim bu sekilde. aileniz, sevdikleriniz filan yaninizda olursa tam yasamalik bir ulkedir. zira huzur akar sokaklarindan. sevdim ben, seviyorum.
kurallar katidir. cezalar caydiricidir. koca bir otobusun en arka koltugunda dahi emniyet kemeri takmak zorunludur en basitinden. yollari da cok duzgundur. kendi tecrubelerime dayanarak diyebilirim ki, daha bir kere bile yolda giderken bi cukura veya tumsege takilip da hopladigimi hatirlamiyorum. dusunun artik.
dogasi muhtesemdir, her yer yemyesildir. ozellikle londra disinda bir yerlere gitmeye firsat bulursaniz bunu fark etmemeniz mumkun degildir; zira resmen gozunuze gozunuze sokulur o yesillikler, o agaclar. binalarin arasinda bogulmak gibi bir hisse kapilmazsiniz hicbir zaman. milyonlarca insanin yasadigi ve bi o kadar da turistin giris cikis yaptigi londra'da bile o koca koca binalarin arasindan gorunen yesillikler bunalmanizi engeller her daim.
havasi soguktur. turkiye'yle karsilastirirsaniz eger cogunlukla yazlari, turkiye'nin * sonbahari gibidir. gunesi cok nazlidir. ara sira gosterir kendini. ancak gosterdiginde de yakar teninizi. londra buyuk binalarla dolu ve cok kalabalik bir sehir oldugu icin, yazin diger sehirlere gore daha sicaktir. yine de nadir terlersiniz. ingilizler gunese hasrettir bu nedenle. azicik gunes goren erkekler ustunu cikarip yari ciplak gezer. ozellikle kiyi sehirlerinde bu tiplere daha cok rastlayabilirsiniz.
insanlari hosgoruludur, sabirlidir, birbirlerine saygilidir. hatta bazen cileden cikartacak derecede sabirlidirlar. trafikte onunde 15 km/s hizla giden bir bisikletlinin kenara cekilmesini bile sabirla bekleyip, ne korna calarlar ne de camdan disari cikip kufrederler bizim gibi. ayrica her ne kadar soguk bir ulke olsa da, insanlari kesinlikle soguk filan degildir. soguk diyenlerin de kendilerinde bi problem oldugunu dusunuyorum. zira gayet esprili insanlardir. ancak esprileri genellikle ironi uzerine kurulu oldugu icin, orta derecede ingilizceye sahip bir turk insani bu esprileri anlayamadigindan "cok soguklar lan ne bicim insanlar" seklinde atip tutmasi cok normaldir. hep de boyle olmustur.
yasli orani cok yuksek bir ulkedir. fakat yaslilar sadece gorunum olarak yaslidir. 50-55 yasindaki orta yas ustu insanlar 20-25 yasindaki genclere tas cikartacak derecede aktiftirler. surekli gezerler, hayatlarini yasarlar. soylenen, oram buram agriyor diyen ingiliz yasli gormedim. yok cunku. kabullenmiyorlar yasliligi. ben kendimi bildim bileli babaannemin bir kere bile "iyiyim" dedigini hatirlamiyorum. bu nedenle imrendim bu insanlara. bebekleri bile aglamiyor arkadas ya. bu kadar zaman boyunca o kadar yer dolastim abartmiyorum 2-3 tane zirlayan ingiliz bebege sahit oldum.
belli bi yemek kulturleri yoktur. geleneksel yemekleri diyince soyledikleri cogumuzun bildigi "fish & chips"tir. ancak yemeklerine binbir cesit sos dokerler. yemeklere lezzeti bu soslar verir. marketlerde cesit cesit, kutu kutu sos satilir. her bi seyi sosa batirip da yeme gibi bi adetlerine denk geldim.
tek kotu yani hayat cok pahalidir. gidasindan, giyecegine, ulasimina kadar her sey ama her sey turk parasiyla karsilastirildiginda dudaginizi ucuklatir. ancak burada yasayanlarin kazanci da bu masraflara gore oldugundan onlara dokunmaz. turk parasini pounda cevirip de buraya gelenler hesabini bu soyledigime gore yapmalidir. yoksa ortada kalirlar oylece.
siyasetini, susunu busunu bi yana birakirsak gozlemlerim bu sekilde. aileniz, sevdikleriniz filan yaninizda olursa tam yasamalik bir ulkedir. zira huzur akar sokaklarindan. sevdim ben, seviyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar