bugün
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- yazarların en sevdiği sözler7
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- kiraz cicegi kolonyasi34
- 10 temmuz 20265
- mantra grubu6
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- fas11
- fransa8
- yazarların en sevdiği meyve4
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- johnny sinsin araba vurdurması4
- kürdistan5
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- corona sonrası dünya düzeni4
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- söylemek istenilenler4
- üniversiteli kızlara cinlerin musallat olması2
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- 2026 dünya kupası24
- ayakseverlik5
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı13
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- 1000 liralık boxer giymek4
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- menemen4
- gram altın3
- netanyahu'nun f 35 paniği2
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- futbol21
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı7
- tabağında yemek bırakan erkek5
- woke kültürü terörü2
- oğlum donat şu masayı4
- kadın yazarların kavga etmesi11
- gina'yı kulaklarından tutup tavana asmak2
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- velvet38
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- düşün ki o bunu okuyor6
- kuran da namazın olmaması21
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- günün şiiri25
- arapça da ben ene diye mi ana diye mi okunur3
Fransız meclisi "seks işçiliğine" yeni bir düzenleme getirdi. Buna göre, artık "müşteri" ceza görecek.
Enselenirse bin 500 avro, bir daha yaparsa 3 bin 500 avro... Üstelik, yakalanan hovardayı "eğitim programına" alacaklarmış, seminerlere katılmaya mecbur tutulacakmış. Oysa ilkinde pipisine biber sürmek, tekrarında da kesip alnına yapıştırmak daha etkili bir ceza sayılırdı!
Fahişeler ayağa kalkmışlar, sokağa dökülmüşler. "Müşterime dokunma" pankartlarıyla yürüyüş yapmışlar. Diyorlar ki, "müşteriler ceza almaktan korkacaklar, kadınlar da saklanmak zorunda kalacaklar"...
işin matrağı, kadınlara herhangi bir ceza konmamış!
Malı satmak serbest, almak yasak. Bu ne biçim serbest piyasa ekonomisi ya?
Hani, 1920'den 1933'e kadar Amerika'yı kasıp kavuran ünlü "içki yasağı" gibi... Orada da içki içmek serbest, satmak yasaktı. Polis "gin joint" tabir edilen gizli meyhaneleri basıp kapatıyor ama burnunun dibinden zurna gibi yıkılarak geçip giden sarhoşa hiçbir şey yapamıyordu.
Gülünmesi mi ağlanması mı gerektiğini bilemediğim bu kanun, dar anlamda Fransız sosyaldemokratlarının, geniş anlamda da sosyaldemokrasinin saftirikliğine, munkabızlığına, yetersizliğine güzel bir örnektir.
Bu gibi zorlamalarla fuhuşu önleyebileceklerini sanırlar.
Tıpkı, işçi ücretlerine zam yapınca sömürünün ortadan kalkacağını sandıkları gibi.
Fuhuş elbette "iyi biri şey" değildir, kadını aşağılar. Tamam da, kadın bu ticareti "bilerek ve isteyerek" yapıyorsa ne halt edeceksin?
Peki "sevmediği adamla parası için evlenenleri" hangi kategoriye sokacaksın?
"insanlığın en eski mesleği" tabir edilen fuhuş tarihin hiçbir döneminde hiçbir ülkede ortadan kaldırılamamış, çare ancak onu "düzenlemekte" bulunmuştur: Vesika dağıtımı yani kayıt kuyut, düzenli doktor gözetimi, vesaire.
Bunun dışında her türlü "yasak" fuhuşu ortadan kaldırmaz, yeraltına, karaborsaya iter.
Fransa'da 1946 yılında "genelevler" yasaklanmış ("Marthe Richard yasası" tabir edilen bir kanunla)... Bunda, işgal yıllarında Paris genelevlerinin birer "Alman kantini" gibi hizmet vermiş olmalarına duyulan öfkenin de payı vardı...
Bu kanun, otelcilere para kazandırmaktan başka hiçbir işe yaramadı. Ayrıca fuhuşu ormanı'nın ağaç diplerine, çalılıklarına döktü.
Şimdi de, "tüketiciye" ceza riski olduğuna, talep tırpanlandığına göre ancak "fiyat düşmesine" yol açacak. Fahişeler, korkan müşteriyi elden kaçırmamak için fiyat kıracaklar. Ya hepten sinek avlayacaklar ya da gelirleri azalacak. Niçin yürüyüş yapıyorlar sanmıştınız?
Değerli komünistlerimiz de yıllarca "devrimden sonra genelev kadınlarını Cibali Tütün Fabrikası'na işçi yazdırmak" umuduyla yaşadılar. Günün birinde bir emekli seks işçisi 'ben bu işi yıllarca keyifle, zevk alarak yaptım" deyince afallamışlardı.
Hadi bakalım, darısı başımıza. Cinsel ilişki uzmanı olup 3 çocuk diye bağıranlardan en kısa zamanda benzer bir kanun teklifi bekleriz..
Enselenirse bin 500 avro, bir daha yaparsa 3 bin 500 avro... Üstelik, yakalanan hovardayı "eğitim programına" alacaklarmış, seminerlere katılmaya mecbur tutulacakmış. Oysa ilkinde pipisine biber sürmek, tekrarında da kesip alnına yapıştırmak daha etkili bir ceza sayılırdı!
Fahişeler ayağa kalkmışlar, sokağa dökülmüşler. "Müşterime dokunma" pankartlarıyla yürüyüş yapmışlar. Diyorlar ki, "müşteriler ceza almaktan korkacaklar, kadınlar da saklanmak zorunda kalacaklar"...
işin matrağı, kadınlara herhangi bir ceza konmamış!
Malı satmak serbest, almak yasak. Bu ne biçim serbest piyasa ekonomisi ya?
Hani, 1920'den 1933'e kadar Amerika'yı kasıp kavuran ünlü "içki yasağı" gibi... Orada da içki içmek serbest, satmak yasaktı. Polis "gin joint" tabir edilen gizli meyhaneleri basıp kapatıyor ama burnunun dibinden zurna gibi yıkılarak geçip giden sarhoşa hiçbir şey yapamıyordu.
Gülünmesi mi ağlanması mı gerektiğini bilemediğim bu kanun, dar anlamda Fransız sosyaldemokratlarının, geniş anlamda da sosyaldemokrasinin saftirikliğine, munkabızlığına, yetersizliğine güzel bir örnektir.
Bu gibi zorlamalarla fuhuşu önleyebileceklerini sanırlar.
Tıpkı, işçi ücretlerine zam yapınca sömürünün ortadan kalkacağını sandıkları gibi.
Fuhuş elbette "iyi biri şey" değildir, kadını aşağılar. Tamam da, kadın bu ticareti "bilerek ve isteyerek" yapıyorsa ne halt edeceksin?
Peki "sevmediği adamla parası için evlenenleri" hangi kategoriye sokacaksın?
"insanlığın en eski mesleği" tabir edilen fuhuş tarihin hiçbir döneminde hiçbir ülkede ortadan kaldırılamamış, çare ancak onu "düzenlemekte" bulunmuştur: Vesika dağıtımı yani kayıt kuyut, düzenli doktor gözetimi, vesaire.
Bunun dışında her türlü "yasak" fuhuşu ortadan kaldırmaz, yeraltına, karaborsaya iter.
Fransa'da 1946 yılında "genelevler" yasaklanmış ("Marthe Richard yasası" tabir edilen bir kanunla)... Bunda, işgal yıllarında Paris genelevlerinin birer "Alman kantini" gibi hizmet vermiş olmalarına duyulan öfkenin de payı vardı...
Bu kanun, otelcilere para kazandırmaktan başka hiçbir işe yaramadı. Ayrıca fuhuşu ormanı'nın ağaç diplerine, çalılıklarına döktü.
Şimdi de, "tüketiciye" ceza riski olduğuna, talep tırpanlandığına göre ancak "fiyat düşmesine" yol açacak. Fahişeler, korkan müşteriyi elden kaçırmamak için fiyat kıracaklar. Ya hepten sinek avlayacaklar ya da gelirleri azalacak. Niçin yürüyüş yapıyorlar sanmıştınız?
Değerli komünistlerimiz de yıllarca "devrimden sonra genelev kadınlarını Cibali Tütün Fabrikası'na işçi yazdırmak" umuduyla yaşadılar. Günün birinde bir emekli seks işçisi 'ben bu işi yıllarca keyifle, zevk alarak yaptım" deyince afallamışlardı.
Hadi bakalım, darısı başımıza. Cinsel ilişki uzmanı olup 3 çocuk diye bağıranlardan en kısa zamanda benzer bir kanun teklifi bekleriz..
Gündemdeki Haberler