bugün
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- claudian clouds22
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- yalnız ölmek3
- en sevmediğin insan tipleri3
- askerliğin gençler için faydalı olması3
- islam'ın hak dini olması6
- bir sonsuzluk ifadesi olarak antipanik depresyonu3
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- tai lung37
- namazın amacı6
- uludağ itiraf10
- askerde ahmet kaya dinleyen tip3
- ikinci defa askere gitmek4
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- hoşlanılan kıza atılan mesajın sevgiliye gitmesi3
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- türkiye ermenileri ve azerbaycan türkleri2
- düşün ki o bunu okuyor10
- friedrich hegel la bi cay icek12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- melissa vargas7
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- islak kek2
- askerde çok fazla kürtçü olması2
- sözlük whatsapp grupları13
- özbek kadınlar14
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- filenin sultanları5
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- şu an ki ruh halim2
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- sarapci koala47
- aslında italyanın kazanması4
- geceye bir ahmet kaya şarkısı bırak2
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- bir kez aldatana ikinci şansı vermek2
- ağlıyorum sözlük4
- sözlüğün en tembel yazarı5
- 20342
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- kıraathanede masaya yumruk atıp isyan etmek3
- muslettin amca6
- türk silahlı komikleri2
her şeyden biraz kalır
kavanozda biraz kahve
kutuda biraz ekmek
insanda biraz acı
demiş turgut uyar. her şeyden biraz kalır kısmı italyan atasözü imiş daha doğrusu.
insanlar sürekli fiziksel yaralar iyileşir ama kalp yarası iyileşmez diye edebiyat yapıyor. ben bunun tam tersi olduğunu düşünüyorum. kalp katılaşıyor, öyle ki bir süre sonra hissetmez oluyorsun.
bedenimdeki yara izlerine baktığım zamansa aslında hiç de bir iyileşmenin, eskisi gibi olmanın söz konusu olmadığını görüyorum.
bir göz kapağım diğerine göre kaşıma daha yakın. bunun sebebini düşündüm bulmak da zor olmadı. taa çocukluğuma uzanıyor. küçükken abimden kaçarken, pencerelerin dışında bulunan o saksı koyulan mermere çarpıp kaşımı yarmıştım. hipokrat yeminini siktiğimin doktoru, herhalde oraya dikiş atarken biraz ihmalkar davranmış ki böyle bir şeye sebebiyet vermiş.
ah bu doktorlar yok mu, hayatta en nefret ettiğim varlıklardır. karşısındaki insana saygısı olmayan ve karşısındakine en az kendisi kadar özen göstermeye çalışmayan doktorları kastediyorum. başından savmaya yeltenen ve bir sorunu ortadan kaldırırken bir diğerini göz ardı eden cinsleri kastediyorum. kökten halledeyim bir daha uğraştırmasın düşüncesiyle estetikliği falan zerre kadar umursamayan kahpelerden bahsediyorum. tırnak batması ameliyatı da geçirdim, oradan biliyorum. adam bildiğin bir daha hiç batmasın diye etime tecavüz etti. tamam da kardeşim, o zaman bir daha batmasın diye komple parmağımı kesseydin? keşke hiç kimse doktora muhtaç olmasaydı. keşke şu sikindirik vücudumuz daha kuvvetli bir mekanizma olsaydı. bir de övünürler; allah şöyle mükemmel yaratmış, şöyle bilmem ne yaratmış. ulan bir diken battı mı iptal olan bir beden. şu aklı çıkar zaten geri neyi kalır ki? ben söyleyeyim çöpten ibaret bir vücut kalır geriye. al onu ve at çöpe.
konumuz bu değildi yav nasıl geldim buraya..
bu dünyada iyileşme diye bir şey yoktur buna inanıyorum ben. hep daha kötüye gitmek vardır. yavaş yavaş da olsa boka batmak vardır. yara dediğin şey iyileşmez, zamanla daha da beter olur.
yaralar ancak ve ancak insan 'öldüğü' zaman son bulur. hepsine lanet olsun. her şeye lanet olsun.
kavanozda biraz kahve
kutuda biraz ekmek
insanda biraz acı
demiş turgut uyar. her şeyden biraz kalır kısmı italyan atasözü imiş daha doğrusu.
insanlar sürekli fiziksel yaralar iyileşir ama kalp yarası iyileşmez diye edebiyat yapıyor. ben bunun tam tersi olduğunu düşünüyorum. kalp katılaşıyor, öyle ki bir süre sonra hissetmez oluyorsun.
bedenimdeki yara izlerine baktığım zamansa aslında hiç de bir iyileşmenin, eskisi gibi olmanın söz konusu olmadığını görüyorum.
bir göz kapağım diğerine göre kaşıma daha yakın. bunun sebebini düşündüm bulmak da zor olmadı. taa çocukluğuma uzanıyor. küçükken abimden kaçarken, pencerelerin dışında bulunan o saksı koyulan mermere çarpıp kaşımı yarmıştım. hipokrat yeminini siktiğimin doktoru, herhalde oraya dikiş atarken biraz ihmalkar davranmış ki böyle bir şeye sebebiyet vermiş.
ah bu doktorlar yok mu, hayatta en nefret ettiğim varlıklardır. karşısındaki insana saygısı olmayan ve karşısındakine en az kendisi kadar özen göstermeye çalışmayan doktorları kastediyorum. başından savmaya yeltenen ve bir sorunu ortadan kaldırırken bir diğerini göz ardı eden cinsleri kastediyorum. kökten halledeyim bir daha uğraştırmasın düşüncesiyle estetikliği falan zerre kadar umursamayan kahpelerden bahsediyorum. tırnak batması ameliyatı da geçirdim, oradan biliyorum. adam bildiğin bir daha hiç batmasın diye etime tecavüz etti. tamam da kardeşim, o zaman bir daha batmasın diye komple parmağımı kesseydin? keşke hiç kimse doktora muhtaç olmasaydı. keşke şu sikindirik vücudumuz daha kuvvetli bir mekanizma olsaydı. bir de övünürler; allah şöyle mükemmel yaratmış, şöyle bilmem ne yaratmış. ulan bir diken battı mı iptal olan bir beden. şu aklı çıkar zaten geri neyi kalır ki? ben söyleyeyim çöpten ibaret bir vücut kalır geriye. al onu ve at çöpe.
konumuz bu değildi yav nasıl geldim buraya..
bu dünyada iyileşme diye bir şey yoktur buna inanıyorum ben. hep daha kötüye gitmek vardır. yavaş yavaş da olsa boka batmak vardır. yara dediğin şey iyileşmez, zamanla daha da beter olur.
yaralar ancak ve ancak insan 'öldüğü' zaman son bulur. hepsine lanet olsun. her şeye lanet olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar