bugün
- azrail gelse ona ne derdiniz8
- g i l d e d l i l y9
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- evde fare görmek4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek3
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- bana onu sormayin6
- benkimki4
- duygusal yerine fiziksel ilişki tercih etmek2
- ayran fetişisti3
- yengeç burcu erkeklerinin yengeç gibi olması2
- köfteci yusuf3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- sakal erkeğin peçesidir2
- özgür özel14
- silinen hesap 0145677
- insan sevmemek7
- arkadaşlar zall gitti3
- 12 ağustos 20263
- turhan çömez2
- yunus bülbül2
- gammazlık3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı8
- aç karnına kahve içmek6
- gratisin içini merak etmek10
- diamond bey dönsün kampanyası2
- arabada sigara içilir mi6
- kavganız bittiyse artık bilgi içeriği girelim3
- uludağ sözlük te kaç hesabınız var4
- kaçan kovalanır mı sizce4
- sözlükte küfür eden insanlar3
- vücut ölçüleri ile nick almak2
- martılara simit atmak2
- hoşlanılan kızla soğuk hava deposunda buluşmak5
- eline krem süren erkek6
- yapay zekadan akıl almak6
- özlü sözler2
- iş yerinde dikkat edilmesi gereken tipler4
- fake yazarların sanki biraz daha iyi yazması3
- çerçeve yasa24
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması3
- polonya2
- sebahattin şirin16
- yani kısaca deriz ki5
- renault 96
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı6
- ciddi ilişki yaşayamamak5
- robot moderatör2
ülkücüler belgeselinde adı geçendir.
anlatan ülkücü agabey aklımda kaldığı kadarı ile şu sözlerle anlatmaktadır.
erdal eren isimli çocuk karşı tarafımızda bir hücrede kalıyordu.
askerler nöbet değiştirdiklerinde birbirlerine onun adını söylerlerdi.
adın bağırıldığında ellerini demir parmaklıkların ( ya da küçük bir pencere neyse ) oradan dışarı çıkarmak zorundaydın.
nöbeti devralanlarında ilk işi, onun adını söyleyip, kim olduğunu görüp, dayağa devam etmeleri olurdu.
daha yaşı çok küçüktü, kendisi de ufak tefek sıska bir çocuktu. bazen bizim koğuştaki arkadaşlarımız onun adı okunduğunda sanki kendileriymiş gibi ellerini dışarı çıkarır ve dayağı kendileri yerlerdi. çok küçük yaşta ve sıska olduğu için dayanmazdık, üzülürdük.
bunu o dönemde aynı cezaevinde yatmakta olan bir ülkücü ağabey anlatıyor, ismi aklımda değil.
şimdi gelelim sadede...
o dönemin dava savunucuları, hangi görüşten olurlarsa olsunlar düzgün adamlarmış hakikaten.
mert adamlarmış!
biz olamadık onlar gibi. ona yanarım.
ayrıca....
bir çocuğun yaşını büyültüp, idam sehpasına gönderenlerin de ta amına koyayım...
anlatan ülkücü agabey aklımda kaldığı kadarı ile şu sözlerle anlatmaktadır.
erdal eren isimli çocuk karşı tarafımızda bir hücrede kalıyordu.
askerler nöbet değiştirdiklerinde birbirlerine onun adını söylerlerdi.
adın bağırıldığında ellerini demir parmaklıkların ( ya da küçük bir pencere neyse ) oradan dışarı çıkarmak zorundaydın.
nöbeti devralanlarında ilk işi, onun adını söyleyip, kim olduğunu görüp, dayağa devam etmeleri olurdu.
daha yaşı çok küçüktü, kendisi de ufak tefek sıska bir çocuktu. bazen bizim koğuştaki arkadaşlarımız onun adı okunduğunda sanki kendileriymiş gibi ellerini dışarı çıkarır ve dayağı kendileri yerlerdi. çok küçük yaşta ve sıska olduğu için dayanmazdık, üzülürdük.
bunu o dönemde aynı cezaevinde yatmakta olan bir ülkücü ağabey anlatıyor, ismi aklımda değil.
şimdi gelelim sadede...
o dönemin dava savunucuları, hangi görüşten olurlarsa olsunlar düzgün adamlarmış hakikaten.
mert adamlarmış!
biz olamadık onlar gibi. ona yanarım.
ayrıca....
bir çocuğun yaşını büyültüp, idam sehpasına gönderenlerin de ta amına koyayım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar