bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- yazarların özlü sözleri10
- mustafa kemal atatürk10
- ona bir cümle bırak5
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor15
- sözlüğün troll kaynaması4
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı11
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi7
- kız gruplarının yükselmesi3
- türklerin pis olması3
- 29 haziran 2026 almanya paraguay maçı7
- 104 artı 5 oynanırken feci bastıran uyku3
- deniz göktaş12
- günlerin artık kısalıyor olması5
- ölüm6
- diyarbakır kürt dili konferansı5
- sözlükten maaş almak3
- gödlek2
- pandela12
- anın görüntüsü26
- 2026 dünya kupası38
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- insan sevdiği adama şans verir5
- yapay zeka ile kod yazmak2
- sözlüğe güzel bir kız bırak5
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek5
- seksting5
- velvet45
- diamond bey birader koştursun kampanyası4
- iphone pil ömrünü uzatmanın etkili yolları4
- futbol32
- hastanedeyim ful kadınlar hasta8
- aşk8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- sözlüğün aptal kaynaması15
- okuyacak askere gidecek iş bulacak evleneceksin2
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- sözlükten giden yazarlar4
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- anadolu dilleri2
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- araba kovalamayan köpek6
- cumhuriyetin intikamı8
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- eski nickimi özlüyor olmam7
- ziya gökalp5
- en son ne yediniz6
bazılarının hayallerini süsler, rüyalarına girer.
çoğunun korkacağı, çekineceği, istemeyeceği bir yalnızlığı özlemle anar insan.
80 bin nüfuslu bir kıyı kenti seçer kendine mümkünse uzaklardan, değilse ülkesinin içinden. şöyle adası da olmalı ama. adada mümkün olduğunca az yerleşim, az insan trafiği olmalı. adalar gibi değil, gerçek bir ada gibi. "az eşya, az insan." küçük bir kulübe kurmalı adanın üstüne, insanların gözünden uzak. orda yaşamalı işte.
kalabalıktan sıkılmaktan değil ama. yalnızlıktan sıkılmaktan yalnızlığı ister bu insan. hep içerde sanarken kendini, aslında hep dışarda olmaktan bıkmıştır. sanmaktan bıkar, vazgeçer zannetmekten. "yalnızsam, hakkını vereyim" der. içerde hissetmek istemez, sahte mutluluğa toktur. madem hep dışarda kalacak, öyleyse dışarda bir hayat kurmak ister kendine. hiç içeri girmeye çabalamadan. kim bilir belki de kendini avutacaktır "ben seçtim bu yalnızlığı" diye. yani dışarı itilmeyecek, dışarda var edecektir kendini.
minecraft oynarken her binasını adaya kurar. ada yaratır, ada yoksa yakınlarda. sonra küçük bir ev. arada kıyıya gider, tarım yapar orda. hayvan yetiştirir. bir de şelale kurdu mu tamamdır. minecraft'ta devasa saraylar yapan insandan çok farklıdır. o saraylara onlarca villager koyar onu yapanlar. ama adada yaşam rüyasında olan insan koymaz. bolca inek koyar, kuzu koyar. mümkün olduğunca geniş tutar çitleri. hatta belki de onlar için de bir ada yapar.
adada bir yaşam rüyalarına giren insan, aslında çok yakınımızdadır. çok yakınımızda olduğu için yalnızlık ister belki de. gündelik hakaretlerimiz, küfürlerimizdir o insanı içerde hissettirmeyen. 10 yıllık dostunun yanında birine "ibne" dersin, yoldan geçerken sesli şekilde "kürt gibi" dersin, yan masanın duyacağı gibi "otistik misin oğlum" diye sorarsın. dostun eşcinseldir belki de, yanından geçtiğin insan kürttür kimliğini ortaya söyleyemeyen, otistik çocuğu vardır karşı masada oturan, tek başına sigarasını içen adamın. ve işte senin umarsızca söylediğin her söz dışarı iter o duyan insanı. "before you echo amen in your home or place of worship, think and remember. a child is listening."
derler ya yumruk yesen 2 günde geçer ama bir laf duyarsın ömür boyu aklında kalır. işte öyle.
çoğunun korkacağı, çekineceği, istemeyeceği bir yalnızlığı özlemle anar insan.
80 bin nüfuslu bir kıyı kenti seçer kendine mümkünse uzaklardan, değilse ülkesinin içinden. şöyle adası da olmalı ama. adada mümkün olduğunca az yerleşim, az insan trafiği olmalı. adalar gibi değil, gerçek bir ada gibi. "az eşya, az insan." küçük bir kulübe kurmalı adanın üstüne, insanların gözünden uzak. orda yaşamalı işte.
kalabalıktan sıkılmaktan değil ama. yalnızlıktan sıkılmaktan yalnızlığı ister bu insan. hep içerde sanarken kendini, aslında hep dışarda olmaktan bıkmıştır. sanmaktan bıkar, vazgeçer zannetmekten. "yalnızsam, hakkını vereyim" der. içerde hissetmek istemez, sahte mutluluğa toktur. madem hep dışarda kalacak, öyleyse dışarda bir hayat kurmak ister kendine. hiç içeri girmeye çabalamadan. kim bilir belki de kendini avutacaktır "ben seçtim bu yalnızlığı" diye. yani dışarı itilmeyecek, dışarda var edecektir kendini.
minecraft oynarken her binasını adaya kurar. ada yaratır, ada yoksa yakınlarda. sonra küçük bir ev. arada kıyıya gider, tarım yapar orda. hayvan yetiştirir. bir de şelale kurdu mu tamamdır. minecraft'ta devasa saraylar yapan insandan çok farklıdır. o saraylara onlarca villager koyar onu yapanlar. ama adada yaşam rüyasında olan insan koymaz. bolca inek koyar, kuzu koyar. mümkün olduğunca geniş tutar çitleri. hatta belki de onlar için de bir ada yapar.
adada bir yaşam rüyalarına giren insan, aslında çok yakınımızdadır. çok yakınımızda olduğu için yalnızlık ister belki de. gündelik hakaretlerimiz, küfürlerimizdir o insanı içerde hissettirmeyen. 10 yıllık dostunun yanında birine "ibne" dersin, yoldan geçerken sesli şekilde "kürt gibi" dersin, yan masanın duyacağı gibi "otistik misin oğlum" diye sorarsın. dostun eşcinseldir belki de, yanından geçtiğin insan kürttür kimliğini ortaya söyleyemeyen, otistik çocuğu vardır karşı masada oturan, tek başına sigarasını içen adamın. ve işte senin umarsızca söylediğin her söz dışarı iter o duyan insanı. "before you echo amen in your home or place of worship, think and remember. a child is listening."
derler ya yumruk yesen 2 günde geçer ama bir laf duyarsın ömür boyu aklında kalır. işte öyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar