bugün
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek16
- kimseye borç vermeyen insan9
- chp'nin hali ne olacak33
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı3
- bir kadını sözlük yazarı yapıp onunla sex yapmak4
- mecnun bir am için çöllere düşmesi3
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları4
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması4
- m r e r e c t o19
- aisu3
- mhp li yazarlar5
- lvbel c5 dinlemenin zevkli olması2
- aşkını itiraf edememek2
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak7
- el sıkıştığında ne hissediyorsun7
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması3
- erkek adam dediğin3
- vurdurmayan sözlük yazarları6
- aylık 339 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kızlar kıllı göbek sever mi3
- esat oktay yıldıran4
- özdemir asaf bir gün taksiye biner3
- gram altın5
- eve atılan kızın ekşici çıkması6
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması4
- asansöre binerken ayakkabıları çıkartmak2
- bir gün onsuz kaç saattir sorunsalı5
- sedat pekmez24
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- saçma sapan şeyleri dert edinmek2
- özgür özel den kılıçdaroğlu'na ihraç uyarısı4
- gocu28
- kayyum kemal8
- sözlükteki porno muhabbetlerini lanetlemek2
- kayseri2
- zayıflamanın en güzel yanı2
- togg t10f3
- tai lung11
- recycled plastic2
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini3
- bitik sözlük4
- ırmak koparan3
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- 9 haziran 2026 kılıçdaroğlu'nun ihraç açıklaması3
- her evde en az iki araba olması4
- en sevdiğiniz müzik türü5
- gürsel tekin2
- insan olmaya çeyrek kala5
- 2000 ler rock2
geçen ay, hafta sonu Bursa'ya gittikten sonra tekrar bursa-istanbul dönüşü sırasında gerçekleşmiş olaydır.
yolculuk olması gerektiği gibi başlamıştı aslında. bir sonraki durakta bi' kadınla o küçük çocuğu binene kadar her şey yolundaydı.
neyse bunlar tam önümdeki koltuğa oturdular ve çocuğun manyağın teki olduğunu anlamam uzun sürmedi. çünkü daha otobüs hareket etmeden yaptığı hareketlerden belli etmişti bela olduğunu. çocuk diyorum ama çocuk demeye bin şahit ister. bildiğin arjen robben'in kafasını alıp küçük bir bedene takmışlar, çocuk diye millete yutturuyorlar amk. işte bu psikopatın otobüsün hareket etmesiyle ağlamaya başlaması bir oldu. ama nasıl ağlıyor görmeniz lâzım, öyle böyle değil. full stereo ağlıyor. afedersiniz ama sanki götüne hoparlör takmışlar, avazı çıktığı kadar bağırıyor. annesi susturmak için her yolu denedi, bir sürü vaatler sıraladı ama bana mısın demedi. dondurmalar, çikolatalar, halleyler, kolalar.. onlar yetmedi bu sefer kadın tehdide başladı, her türlü polis ve askerî gücü tehdidinde kullandı. ''bak bak polis geliyor, şimdi asker amcalar gelecek çükünü kesecek'' falan dedi ama çocuk anarşist ruhlu aga, başkaldırdı, isyan etti. nasıl birinin tohumuysa artık ''babamı isterim babamı isterim'' diye zırlamaya devam etti.
otobüsteki kişilerinin tümünün kafaları çocuğa dönüktü. herkeste bir cıkcıklama, kınama, ''cık cık cık, çok şımartmışlar çok'' tespitleri yapan bilinçli amca ve teyzeler falan. çocuğu susturup otobüse huzur vermek için elinden gelen her türlü şebekliği yapan bir muavin. tüm otobüs seferberdi çocuk için. arada bir annesi, en yakınında biz oturduğumuz için arkaya dönüp ''sizi de rahatsız ettik, kusura bakmayın lütfen'' diyerek özür diledi durmadan. sonra kadın daralmış olacak ki artık, su almak için kalkıp muavin'in yanına doğru kendisi gitti ama çocuk ''babam'' konulu ağlamasına tek başına kalmış olsa da devam etti. işte o sırada yanımda oturan ve o ana kadar sesi çıkmayan, yaşlı, ramiz dayı görünümlü amca, ön koltuğa doğru eğildi. çocuğun omzunu dürtüp kendine doğru bakmasını sağladı ve sadece üçümüzün duyacağı o efsane sözleri fısıldadı çocuğa:
- eğer biraz daha ağlamaya devam edersen ebeni ırzını belanı sikerim lan senin, pezevengin evladı..
amcaya baktım, o da ramiz dayı gibi ''bu iş böyle halledilir yeğenim'' dercesine bi' bakış attı bana ve tekrar sakince arkasına yaslandı. çocuk bir daha inene kadar ağzını dahi açamadı. arada bir göz ucuyla amcaya korkuyla bakmaktan başka hiçbir şey yapamadı. kıpırdayamadı bile. dumura uğramanın verdiği o şaşkınlıkla, aptallaşmayla ve korkuyla karışık bi' ifade çöktü suratının ortasına. tüm otobüs rahatladı. çocuk bu dumur halini otobüsten inene kadar devam ettirdi ve atalarımızın ''nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.'' sözü bir kez daha doğrulandı. gerçi köteğe gerek kalmadı ama o da başka bir sefere artık.
yolculuk olması gerektiği gibi başlamıştı aslında. bir sonraki durakta bi' kadınla o küçük çocuğu binene kadar her şey yolundaydı.
neyse bunlar tam önümdeki koltuğa oturdular ve çocuğun manyağın teki olduğunu anlamam uzun sürmedi. çünkü daha otobüs hareket etmeden yaptığı hareketlerden belli etmişti bela olduğunu. çocuk diyorum ama çocuk demeye bin şahit ister. bildiğin arjen robben'in kafasını alıp küçük bir bedene takmışlar, çocuk diye millete yutturuyorlar amk. işte bu psikopatın otobüsün hareket etmesiyle ağlamaya başlaması bir oldu. ama nasıl ağlıyor görmeniz lâzım, öyle böyle değil. full stereo ağlıyor. afedersiniz ama sanki götüne hoparlör takmışlar, avazı çıktığı kadar bağırıyor. annesi susturmak için her yolu denedi, bir sürü vaatler sıraladı ama bana mısın demedi. dondurmalar, çikolatalar, halleyler, kolalar.. onlar yetmedi bu sefer kadın tehdide başladı, her türlü polis ve askerî gücü tehdidinde kullandı. ''bak bak polis geliyor, şimdi asker amcalar gelecek çükünü kesecek'' falan dedi ama çocuk anarşist ruhlu aga, başkaldırdı, isyan etti. nasıl birinin tohumuysa artık ''babamı isterim babamı isterim'' diye zırlamaya devam etti.
otobüsteki kişilerinin tümünün kafaları çocuğa dönüktü. herkeste bir cıkcıklama, kınama, ''cık cık cık, çok şımartmışlar çok'' tespitleri yapan bilinçli amca ve teyzeler falan. çocuğu susturup otobüse huzur vermek için elinden gelen her türlü şebekliği yapan bir muavin. tüm otobüs seferberdi çocuk için. arada bir annesi, en yakınında biz oturduğumuz için arkaya dönüp ''sizi de rahatsız ettik, kusura bakmayın lütfen'' diyerek özür diledi durmadan. sonra kadın daralmış olacak ki artık, su almak için kalkıp muavin'in yanına doğru kendisi gitti ama çocuk ''babam'' konulu ağlamasına tek başına kalmış olsa da devam etti. işte o sırada yanımda oturan ve o ana kadar sesi çıkmayan, yaşlı, ramiz dayı görünümlü amca, ön koltuğa doğru eğildi. çocuğun omzunu dürtüp kendine doğru bakmasını sağladı ve sadece üçümüzün duyacağı o efsane sözleri fısıldadı çocuğa:
- eğer biraz daha ağlamaya devam edersen ebeni ırzını belanı sikerim lan senin, pezevengin evladı..
amcaya baktım, o da ramiz dayı gibi ''bu iş böyle halledilir yeğenim'' dercesine bi' bakış attı bana ve tekrar sakince arkasına yaslandı. çocuk bir daha inene kadar ağzını dahi açamadı. arada bir göz ucuyla amcaya korkuyla bakmaktan başka hiçbir şey yapamadı. kıpırdayamadı bile. dumura uğramanın verdiği o şaşkınlıkla, aptallaşmayla ve korkuyla karışık bi' ifade çöktü suratının ortasına. tüm otobüs rahatladı. çocuk bu dumur halini otobüsten inene kadar devam ettirdi ve atalarımızın ''nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.'' sözü bir kez daha doğrulandı. gerçi köteğe gerek kalmadı ama o da başka bir sefere artık.
güncel Önemli Başlıklar
