bugün
- eskortluk yapan sözlük yazarı30
- queen ravenna büyücülük okulu16
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler57
- sözlüğün tat vermemesi13
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı8
- amin güzelmiş diyen tip9
- canın tatlı çekmesi4
- yogartiksen29
- türkiye14
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- karı kız için sözlüğe gelen tipler3
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- saati 10 bin tl diyen tip3
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- hoşlanılan kıza düdüklü tencere hediye etmek3
- izmirbeyefendisi4
- exlerle arkadaş kalmak8
- zamanda ileri gitmek2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- flörte durduk yere sövmek3
- sarı teker kod adlı eskort3
- yılmaz güney adamlığı12
- sevilmeyen yazarın kellesini koparıp itlere atmak4
- twitterda 60 bin twit yazmış esrarengiz adam3
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- muğla'nın akp'ye geçmesi5
- cinler aleminde ghosting kavramı4
- cnn türk'ün tunceli'ye dersim demesi5
- kelebek dövmeli erkekler2
- evdeki cinlerden kira istemek4
- arap adam olsaydı6
- escort olmaya karar vermek2
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- gece gelen bunalım2
- verirsen yalarım diyen tip4
- futbol14
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- escortluk yapan yazarın gecelik fiyatı2
- sözlükteki bölücüler16
- gammazla gammazla bitmiyor3
- düdüklü tencere kullanmayı bilen yazarlar2
- instagramda 1000 erkeğin takip ettiği kız2
- düdüklü tencere2
- çorum 2 rizespor 12
- insan ilişkilerinde sık yapılan hatalar6
- sözlük kapatılsın9
- kafede ders çalışan tipler4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- romanya11
medeniyetin yol yapmak olduğunu sanan birinin söylemi. tabi bunu ancak kendisi söyleyebilir. mesela ben bir pankartın üstüne "yol için cami bile yıkılır" yazıp akp binasının önüne gitsem en az 6 aydan başlar. bir kamyon da sopa yerim. ama milyonlarca kişinin izleyebileceği bir platformda bunu söylemekten hiç çekinmiyor kendisi.
bir de ben bu akp nin "lego tarzı yönetim" şekline de hastayım ya. ağaçlar sökülüp başka yere taşınır, cami yıkılıp aynısı başka yere yapılır. ülkeyi yeşil lego tabanı gibi zannediyorlar sanırsam. oradan al oraya tak... neyse...
şimdi medeni ülkelerdeki ulaşım sistemleriyle bizim ulaşım sistemlerimizi karşılaştırmak zaten çok hayalcilik olur. yani ulaşıma gelene kadar geride olduğumuz bunca şey varken, ulaşımın medeni olduğunu iddia etmek dünyaya at gözlüğüyle bakmaktır. mesela hiç türkiye' yi bilmeyen birisine; halkın ekonomik durumunu, asgari ücreti, sağlık problemlerini, açlık sınırını falan anlatsan muhtemelen develerle ulaşım sağladığımızı düşünür. şimdi diyeceksiniz ki "lan onlar cehaletten bizi deveye biniyor zannediyorlar." . yok kardeş öyle değil o. adamlar "medeniyet" nedir bildiği için türkiye ile ilgili bir şey öğrenmek istediğinde eğitim sistemine, ekonomik durumuna falan bakıyor. bunlara bakınca da bunlar binse binse deveye biner amk diyorlar. olay o yani.
medeniyet - ulaşım ikilemine bakarsak, ki bence iki alakasız kavram, benim şahsi fikrim medeni ulaşım sisteminin (tamlamayı kes) raylı sistem olduğudur. yer altı veya yer üstü farketmez, dünyadaki gelişmiş ülkelerin bir çoğu önceliği raylı sistemlere verirler. hani londra şehir merkezine arabayla girmek 20 sterlin miş ya. heh işte o 20 sterlin sen o raylı sistemi kullan, az insan ol diye. zira raylı sistem hava kirliliğini, gürültü kirliliğini minimumda tutar ve gideceğin yer 1 saatlik bir yer bile olsa, sürekli seyir halinde olduğun için -yani trafikte afedersin sik gibi aynı yerde beklemediğin için- stresini de minimumda tutar.
aslında trafikte en çok rahatsız eden şey gittiğin yere çok uzun sürelerde varmak değildir. çok yakın mesafelerdeki yerlere uzun sürelerde ulaşmaktır. yani bugün taksim den atatürk havalimanına hiç trafik olmadan 20 dakikada gidebiliyorken, aynı mesafeyi trafikte 1 saat gitmektir. asıl sinir bozucu olan şey budur. ama şimdi mesela taksim den atatürk havalimanına metroyla 2 saatte de gitsen bu sana koymaz. en azından ne zaman varacağını bildiğin için ve 20 metrelik mesafeyi 30 dakikada gitmeyeceğinin farkında olduğundan hem stres yaşamazsın, hem de gideceğin yere zamanında varırsın.
maliyet açısından bakarsak tabi ki raylı sistemler asfalt a göre çok daha pahalıdır. ama sen yıllarca topladığın deprem vergileriyle duble yol yerine şu anki metro hattını en azından iki katına çıkartabilirdin. böylece cami yıkmaya da gerek kalmazdı.
medeniyet = asfalt zihniyetinde insanlar dolaşıyor aramızda. çok acı gerçekten. adamlar topladıkları deprem vergilerini asfalta çevirirken bile gururlanıyorlar. deprem olsa ev yıkılsa asfaltta yatıracaklar insanları demek ki...
bir de ben bu akp nin "lego tarzı yönetim" şekline de hastayım ya. ağaçlar sökülüp başka yere taşınır, cami yıkılıp aynısı başka yere yapılır. ülkeyi yeşil lego tabanı gibi zannediyorlar sanırsam. oradan al oraya tak... neyse...
şimdi medeni ülkelerdeki ulaşım sistemleriyle bizim ulaşım sistemlerimizi karşılaştırmak zaten çok hayalcilik olur. yani ulaşıma gelene kadar geride olduğumuz bunca şey varken, ulaşımın medeni olduğunu iddia etmek dünyaya at gözlüğüyle bakmaktır. mesela hiç türkiye' yi bilmeyen birisine; halkın ekonomik durumunu, asgari ücreti, sağlık problemlerini, açlık sınırını falan anlatsan muhtemelen develerle ulaşım sağladığımızı düşünür. şimdi diyeceksiniz ki "lan onlar cehaletten bizi deveye biniyor zannediyorlar." . yok kardeş öyle değil o. adamlar "medeniyet" nedir bildiği için türkiye ile ilgili bir şey öğrenmek istediğinde eğitim sistemine, ekonomik durumuna falan bakıyor. bunlara bakınca da bunlar binse binse deveye biner amk diyorlar. olay o yani.
medeniyet - ulaşım ikilemine bakarsak, ki bence iki alakasız kavram, benim şahsi fikrim medeni ulaşım sisteminin (tamlamayı kes) raylı sistem olduğudur. yer altı veya yer üstü farketmez, dünyadaki gelişmiş ülkelerin bir çoğu önceliği raylı sistemlere verirler. hani londra şehir merkezine arabayla girmek 20 sterlin miş ya. heh işte o 20 sterlin sen o raylı sistemi kullan, az insan ol diye. zira raylı sistem hava kirliliğini, gürültü kirliliğini minimumda tutar ve gideceğin yer 1 saatlik bir yer bile olsa, sürekli seyir halinde olduğun için -yani trafikte afedersin sik gibi aynı yerde beklemediğin için- stresini de minimumda tutar.
aslında trafikte en çok rahatsız eden şey gittiğin yere çok uzun sürelerde varmak değildir. çok yakın mesafelerdeki yerlere uzun sürelerde ulaşmaktır. yani bugün taksim den atatürk havalimanına hiç trafik olmadan 20 dakikada gidebiliyorken, aynı mesafeyi trafikte 1 saat gitmektir. asıl sinir bozucu olan şey budur. ama şimdi mesela taksim den atatürk havalimanına metroyla 2 saatte de gitsen bu sana koymaz. en azından ne zaman varacağını bildiğin için ve 20 metrelik mesafeyi 30 dakikada gitmeyeceğinin farkında olduğundan hem stres yaşamazsın, hem de gideceğin yere zamanında varırsın.
maliyet açısından bakarsak tabi ki raylı sistemler asfalt a göre çok daha pahalıdır. ama sen yıllarca topladığın deprem vergileriyle duble yol yerine şu anki metro hattını en azından iki katına çıkartabilirdin. böylece cami yıkmaya da gerek kalmazdı.
medeniyet = asfalt zihniyetinde insanlar dolaşıyor aramızda. çok acı gerçekten. adamlar topladıkları deprem vergilerini asfalta çevirirken bile gururlanıyorlar. deprem olsa ev yıkılsa asfaltta yatıracaklar insanları demek ki...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar