bugün
- hangi ülke de doğmak isterdin7
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- amedspor20
- ibo show orkestrası3
- futbol17
- imranlı3
- çare ismail kartal2
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- süper lig9
- eyüpspor3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- anın görüntüsü26
- müzik haram mıdır2
- avm tuvaleti2
- arabam nasıl arkadaşlar4
- o paraya mercedes bmw audi var5
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- burhan bayar2
- antu forum dan yorumlar2
- 6 ocak 20122
- 14 mart 20112
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- doğum günü kutlamayan adam2
- gocu aslında influncer10
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- ese dezze8
- yaran twitter iletileri2
- bik bik'in yaptığı yemekleri hizmetçinin yapması2
- 1 kasım3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- kişisel bilgisayarlarda ram olmamalı3
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- türkiye11
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- dışarıda yemek yemek4
- enag2
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek2
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- evrende hareket nasıl oluyor6
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler3
- meteoroloji'nin sel ve hortum uyarısı2
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
pek çok insanın, kadın veya erkek olsun, derin iç hesaplaşmalar ve zaman tünelindeki anılara doğru yapılan yolculuktan sonra yürek burkan ve kalbini sızlatan anlardır..
Hemen her insanın kalbinin bir yerlerinde oluşan, bir yarım kalmışlık ve eksiklik duygusu mutlaka vardır.. bu yazılanlar işte o yarım kalmış aşklara yakılan bir ağıttır.. bu yazılanlar ulu itiraf başlığı veya itiraf com. Değildir..
burada anlatılan kişi ve kurumlar tamamen gerçektir
söylediğim gibi bu yazılanlar yarım kalan
aşklara yakılan bir ağıttır.. kendini yalnız hisseden ve yarım kalan aşklarına söyleyecek bir çift sözü olan herkes
Duygularını burada paylaşabilir.. unutmayın dostlarım hüzün paylaştıkça azalır.. yalnızlık duygusu insan ruhunu kemiren en kötü duygulardan biridir.. kalabalıklar içinde yalnız kalmayın..
o kadar kalabalık ki yalnızlığımız, nereye dönsek kendimize çarpıyoruz
işte bu tespit günümüz insanının, maalesef ki büyük çoğunluğunun içinde bulunduğu durumdur.. kocaman kalabalıklar içinde herkes yalnız.. bu durumda bir insan olmayın..
Peki bu yalnızlığımızı bir nebze olsun gidermek adına yaptığımız eylemler bize nasıl bir
bedel ödetir? Konfor alanlarımızdan çıkıp, bu tür bir eyleme kalkışıldığında genellikle faturası
bizler için ağır olur.. duygusal fırtınalar ve hayal kırıklığı bunun faturasını bize ödetmiş
olur.. bu yüzdendir ki insanlar kendi yalnız oldukları konfor alanlarını kolay kolay terk etmezler..
bu güne kadar duygularımı paylaştığım ve birçok insanın çok duygusal bir yazı olmuş
dediği hiçbir yazım olmadı. Olaylara hep objektif yaklaştım ve görüşlerimi bu platformda
insanlarla paylaştım. Çok çeşitli insanlarla tanıştım ve görüştüm. Hiç kimsenin kalbini kırmamak için azami derecede dikkat ettim. Benim yazılarımı okuyanlar bunun böyle olduğunu göreceklerdir.
Fakat bütün bu olanlar benim kalbimin acımasına ve kırılmasına maalesef engel olamadı.
Beni üzen ve hayal kırıklığına uğratan olayların oluşmasına engel olamadı.
Üzüntüm odur ki acaba başka türlü olabilir miydi? sorusuna bir cevap bulamadığımdır.
Sevdiğim ve değer verdiğim bir insanın göz göre göre bir uçuruma doğru gidişini
Üzülerek ve büyük bir hayal kırıklığı ve şaşkınlık içinde izlemek, her halde pek çok kişinin kalbini
Sızlatacak derecede acı verecektir. Yaşadığım ve edindiğim tecrübeler ışığında kol kanat gerdiğim ve ailemden biri olarak gördüğüm bir insanın, göz göre göre bir uçurumun
Dibine doğru yuvarlandığını izlemek, inanın içimi daraltıyor ve üzülüyorum.
Doğruları olanca gerçekliği ile anlattığım halde neden böyle oluyor?
Ben biraz ilerde ki uçurumu gördüğüm halde, sevdiğim ve değer verdiğim
insanın koşa koşa o uçuruma doğru gitmesini izlemek neyin göstergesi acaba?
Bu bir kader mi acaba diye düşünüyorum. Yaptığım tüm müdahalelere rağmen
Bir hayatın ellerimin arasından kayıp gitmesi benim mi yoksa karşımdaki insanın mı
Suçu acaba? işte bu iç hesaplaşmalar neticesinde vardığım sonuç bir nebzede olsa
içimi rahatlatıyor. Elinden geleni yapmış olan bir insanın iç huzuru ile kendimi
Sakinleştiriyorum. Fakat bu durum kalbimin sızlamasına engel olamıyor
Ne diyelim hayat dediğimiz şey bir şekilde yaşanacak ve elbette bu uğurda
bazı bedeller ödenecek
düşe kalka yürürken uzatılan bir elin varlığını göremeyecek kadar kör olanlar,
bu uzatılan elin kıymetini uçurumun kenarından düşerken çok daha iyi anlayacaklardır.
Uzatılan bu elin sahibinin ne söylemek istediğini işte o an çok daha iyi kavrayacak
Ve derin bir pişmanlık duygusunun tüm ruhunu sarmasına engel olamayacak ve
Evrendeki en yıkıcı gücün bombalar ve silahların olmadığını, evrendeki en yıkıcı
Gücün pişmanlık olduğunu anlayacaktır yaşadığımız hayatta 2 tane dost vardır biri yüz dostu
diğeri kadim ve, gönül dostu ne demek gönül dostu en kötü gününde bile zora düşün can arkadaşına
hızır acil gibi yetişmek demektir. insanoğlu bazen karınca gibidir 3 metreden ilerisini göremez
gittiği yolun farkına varamaz çünkü görüş menzili bu kadardır 3 metre. insanlara doğru yolu gösterip
karşı tarafın anlamaması neticesiyle suçlu duruma düşmek kalbin sızladığı anları bile geçiyor adeta derin bir bıçak yarası gibi ciğerlere işliyor hayat öyle acımasız ki darbelerin nereden geldiği ne gibi oyunların içine düştüğünü anlayamayacak kadar kör olan dünyayı toz pembe gören her insanı iyi görüp şirin gözükme çabaları yaparken
bir anda öyle bir kahpelik görürsün ki şaşkın ördekler götünle suya dalarsın...
Hemen her insanın kalbinin bir yerlerinde oluşan, bir yarım kalmışlık ve eksiklik duygusu mutlaka vardır.. bu yazılanlar işte o yarım kalmış aşklara yakılan bir ağıttır.. bu yazılanlar ulu itiraf başlığı veya itiraf com. Değildir..
burada anlatılan kişi ve kurumlar tamamen gerçektir
söylediğim gibi bu yazılanlar yarım kalan
aşklara yakılan bir ağıttır.. kendini yalnız hisseden ve yarım kalan aşklarına söyleyecek bir çift sözü olan herkes
Duygularını burada paylaşabilir.. unutmayın dostlarım hüzün paylaştıkça azalır.. yalnızlık duygusu insan ruhunu kemiren en kötü duygulardan biridir.. kalabalıklar içinde yalnız kalmayın..
o kadar kalabalık ki yalnızlığımız, nereye dönsek kendimize çarpıyoruz
işte bu tespit günümüz insanının, maalesef ki büyük çoğunluğunun içinde bulunduğu durumdur.. kocaman kalabalıklar içinde herkes yalnız.. bu durumda bir insan olmayın..
Peki bu yalnızlığımızı bir nebze olsun gidermek adına yaptığımız eylemler bize nasıl bir
bedel ödetir? Konfor alanlarımızdan çıkıp, bu tür bir eyleme kalkışıldığında genellikle faturası
bizler için ağır olur.. duygusal fırtınalar ve hayal kırıklığı bunun faturasını bize ödetmiş
olur.. bu yüzdendir ki insanlar kendi yalnız oldukları konfor alanlarını kolay kolay terk etmezler..
bu güne kadar duygularımı paylaştığım ve birçok insanın çok duygusal bir yazı olmuş
dediği hiçbir yazım olmadı. Olaylara hep objektif yaklaştım ve görüşlerimi bu platformda
insanlarla paylaştım. Çok çeşitli insanlarla tanıştım ve görüştüm. Hiç kimsenin kalbini kırmamak için azami derecede dikkat ettim. Benim yazılarımı okuyanlar bunun böyle olduğunu göreceklerdir.
Fakat bütün bu olanlar benim kalbimin acımasına ve kırılmasına maalesef engel olamadı.
Beni üzen ve hayal kırıklığına uğratan olayların oluşmasına engel olamadı.
Üzüntüm odur ki acaba başka türlü olabilir miydi? sorusuna bir cevap bulamadığımdır.
Sevdiğim ve değer verdiğim bir insanın göz göre göre bir uçuruma doğru gidişini
Üzülerek ve büyük bir hayal kırıklığı ve şaşkınlık içinde izlemek, her halde pek çok kişinin kalbini
Sızlatacak derecede acı verecektir. Yaşadığım ve edindiğim tecrübeler ışığında kol kanat gerdiğim ve ailemden biri olarak gördüğüm bir insanın, göz göre göre bir uçurumun
Dibine doğru yuvarlandığını izlemek, inanın içimi daraltıyor ve üzülüyorum.
Doğruları olanca gerçekliği ile anlattığım halde neden böyle oluyor?
Ben biraz ilerde ki uçurumu gördüğüm halde, sevdiğim ve değer verdiğim
insanın koşa koşa o uçuruma doğru gitmesini izlemek neyin göstergesi acaba?
Bu bir kader mi acaba diye düşünüyorum. Yaptığım tüm müdahalelere rağmen
Bir hayatın ellerimin arasından kayıp gitmesi benim mi yoksa karşımdaki insanın mı
Suçu acaba? işte bu iç hesaplaşmalar neticesinde vardığım sonuç bir nebzede olsa
içimi rahatlatıyor. Elinden geleni yapmış olan bir insanın iç huzuru ile kendimi
Sakinleştiriyorum. Fakat bu durum kalbimin sızlamasına engel olamıyor
Ne diyelim hayat dediğimiz şey bir şekilde yaşanacak ve elbette bu uğurda
bazı bedeller ödenecek
düşe kalka yürürken uzatılan bir elin varlığını göremeyecek kadar kör olanlar,
bu uzatılan elin kıymetini uçurumun kenarından düşerken çok daha iyi anlayacaklardır.
Uzatılan bu elin sahibinin ne söylemek istediğini işte o an çok daha iyi kavrayacak
Ve derin bir pişmanlık duygusunun tüm ruhunu sarmasına engel olamayacak ve
Evrendeki en yıkıcı gücün bombalar ve silahların olmadığını, evrendeki en yıkıcı
Gücün pişmanlık olduğunu anlayacaktır yaşadığımız hayatta 2 tane dost vardır biri yüz dostu
diğeri kadim ve, gönül dostu ne demek gönül dostu en kötü gününde bile zora düşün can arkadaşına
hızır acil gibi yetişmek demektir. insanoğlu bazen karınca gibidir 3 metreden ilerisini göremez
gittiği yolun farkına varamaz çünkü görüş menzili bu kadardır 3 metre. insanlara doğru yolu gösterip
karşı tarafın anlamaması neticesiyle suçlu duruma düşmek kalbin sızladığı anları bile geçiyor adeta derin bir bıçak yarası gibi ciğerlere işliyor hayat öyle acımasız ki darbelerin nereden geldiği ne gibi oyunların içine düştüğünü anlayamayacak kadar kör olan dünyayı toz pembe gören her insanı iyi görüp şirin gözükme çabaları yaparken
bir anda öyle bir kahpelik görürsün ki şaşkın ördekler götünle suya dalarsın...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar