bugün

levent aydın

hain, alçak mayınların dünyasını karattığı astsubay. gören gözleri görmez, tutan ayakları tutmaz, tuttuğunu koparan elleri olmayan, bir kulağı duymayan astsubay.
dönemin başbakanı gazilere kol saati hediye ettiğinde, levent'in bileği olmadığı için o saati hiçbir zaman koluna takamadı. gerçi taksa ne olacaktı, levent'in gözleri hiçbir zaman o saatin kaç olduğunu göremeyecekti.
sol sütünda göründüğünde pekçok kimse için birşey ifade etmeyen bir isim levent aydın.
oysa bugün evlerimizde huzur içinde oturuyorsak böyle isimsiz, çoğumuz için birşey ifade etmeyen kahramanlar sayesine değil mi? böyle kolunu bacağını, gözünü vatan için karşılıksız veren asil kahramanlar vatan sağolsun der ama onlar sayesinde sağolan devlet onlara çok komik bir maaş ve birkaç uyduruktan haktan başka ne verir.
dönemin genelkurmay başkanı i.hakkı karadayı paşa hastane ziyaretinde levent astsubay'a "bir isteğin var mı evladım" diye sorduğunda komutanından tek bir istediği oldu levent'in "gözlerimi istiyorum komutanım"
levent astsubay tedavisi için ingiltere'ye gönderildi. ama hiçbir zaman göremedi levent. bir süre sonra ise ölüm haberi geldi. yaralandığı zaman beyninde oluşan enfeksiyon kana karıştı ve levent'imiz 3 kasım 2004'te vefat etti. gaziydi levent'im o gün şehit oldu.
daha da trajik öyküsü var levent'in. kardeşi bülent aydın'da mayın patlaması sonuçu sol bacağını kaybetmiş bir gazi. hemde "kollarım bacaklarım bu vatan için sağolsun" diyecek bir gazi. bu evlatların babalarını düşünebiliyormusunuz. yoksa bana ne mi diyorsunuz. bu vatan her türlü şeye rağmen neden ayakta diye sorarsanız cevabı böyle kahramanlar sayesinde. bunlar ki gücünü nutuk'tan, bayrağından, imanından, vatan aşkından alan kimsenin bilmediği ölümsüz kahramanlar.
© copyright 2005 - 2026