bugün
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız17
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur5
- akepenin imamoğlu ndan bu kadar korkma nedeni4
- rafael leao victor osimhen leroy sane4
- seçim akşamı chp genel merkezi5
- koala'nın tahammülsüz tipleri ifşalaması olayı3
- kapadokya26
- idris naim şahin3
- selanikliler2
- sabah namazına kalkmayı unutan ateist3
- yüksek enflasyon3
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- sözlük yazarlarının saatleri8
- antipanik9
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar3
- allah'ın büyüklüğünün sınırsızlığı2
- çaresizliği iliklere kadar hissetmek3
- aktroller5
- velvet18
- gocu birader başka bir biraderdir3
- akp seçimi kazanınca kalp krizi geçirecek yazarlar4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- türkiye20
- boş bir kağıda nokta koymak2
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
- mutlu bey bay birader3
- günün sözü22
- 14 temmuz 1789 aksaray2
- sosyalist reisçi4
- bana bir latte lütfen diyen erkek4
- gta 66
- ateistlerin yaşama amacı28
- stella artois4
- akp5
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız5
- 1 saat içinde nihayet yedinci entryi girmek3
- ellerim bos gonlum hos14
- sabahları nefret edilen şeyler17
- yaşam enerjisi veren şeyler5
- ona bir şey söyle6
- sarapci koala69
- rafael leao24
- zorunlu eğitim18
- bir kıza sarılıp saçlarını koklamak3
- nicole doshi2
- karı kıza para yedirir misiniz8
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- sovyetler birliği2
tanım: yaşadıklarını yargılarken kafanı yastığa rahat koyabilmenin bir diğer adı.
4 ay önce akşam işten çıkıp tekele içki almaya doğru yürürken (yaşadığım yer biraz ıssız) bir trafik kazası gördüm. çok fena benzin kokuyordu ortalık ve aracın başında birisi vardı. gittim ve "yardıma ihtiyacın var mı" dedim. bana "yürü birader" "ikile birader" dedi ama gözlerine baktığımda uyarıcı aldığını anladım. gözbebekleri tamamen gözünün beyaz olmayan yerine hakimdi. "tamam eyvallah" diyerek olay yerinden uzaklaştım... 100-150 mt gittim arabadan 2 bayan 1 bay daha çıktı kıyamet koptu kavga gürültü birbirine girdiler...
3 hafta önce akşam saat 11 gibi ben yine 3-5 bira alıp eve döneyim diye aracıma bindim... baktım yine aynı araç, sahile yakın ıssız bir yerde takla atıp düz durmuş bir vaziyetteydi. (aracın tavanı çökmüştü) baktım aracın içinden bana bakıyor ama konuşamıyordu. 1 dakika falan göz göze geldik... sadece göz bebeklerine baktım. yine gözbebekleri kocamandı.
eğer ben vicdansız bir adam olsaydım, polisi ve ambulansı arardım. ama vicdanım el vermedi aramaya. ve aramadım.
ertesi sabah işe giderken ambulans gelmişti ve çocuğu (çocuk dediğim kopil 25 yaşlarında falan) aracın içinden çıkartmaya çalısıyorlardı...
şimdi çocuk felç kalmış. (bugün gördüm tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu annesi söyledi)
vicdanım rahat çünkü bir şeyi çok iyi biliyorum ki (sezgilerimi dinledim) eğer o gece ambulansı arasaydım ve o cocuk felç kalmasaydı ailem tehdit altındaydı.. komsularım tehdit altındaydı, sevdiklerim tehdit altındaydı.. semtmdeki küçük cocuklar tehdit altındaydı. bu yine haplarak ya da hangi uyarıcıyıcı alıyorsa artık onu içerek deli gibi araba sürerek masum birisini öldürecekti..
şimdi o saldalyede olduğun sürece işe gittiğim zaman senin birisini ezmeyeceğin korkusu yok bende. bu korkudan kurtulmanın 2 yolu vardı. birisini senin ölmen, diğeri ömrünün sonuna kadar tekerlekli sandalyeye bağlı kalman..
not: bugün annesi ile görüşmem şu şekilde oldu; annesi yanıma geldi.. çocuk kazadan sonra benim onu gördüğümü annesine söylemiş.
annesi geldi yanıma ve bunun doğru olup olmadığını sordu.
ben de oğlunuz doğru söylüyor onu gördüm dedim..
daha sonra neden ambulansı aramadığımı falan sordu ve acıklama yaptım. tabi ki anne olarak çok üzgün, ben açıklama yaptıkça kadıncağız yıkıldı. lakin yukarıda size yazdıklarımı annesine söyledim.. bana hak verirdi elbette ama, sakat kalan çocuk onun çocuğu olmasaydı...
4 ay önce akşam işten çıkıp tekele içki almaya doğru yürürken (yaşadığım yer biraz ıssız) bir trafik kazası gördüm. çok fena benzin kokuyordu ortalık ve aracın başında birisi vardı. gittim ve "yardıma ihtiyacın var mı" dedim. bana "yürü birader" "ikile birader" dedi ama gözlerine baktığımda uyarıcı aldığını anladım. gözbebekleri tamamen gözünün beyaz olmayan yerine hakimdi. "tamam eyvallah" diyerek olay yerinden uzaklaştım... 100-150 mt gittim arabadan 2 bayan 1 bay daha çıktı kıyamet koptu kavga gürültü birbirine girdiler...
3 hafta önce akşam saat 11 gibi ben yine 3-5 bira alıp eve döneyim diye aracıma bindim... baktım yine aynı araç, sahile yakın ıssız bir yerde takla atıp düz durmuş bir vaziyetteydi. (aracın tavanı çökmüştü) baktım aracın içinden bana bakıyor ama konuşamıyordu. 1 dakika falan göz göze geldik... sadece göz bebeklerine baktım. yine gözbebekleri kocamandı.
eğer ben vicdansız bir adam olsaydım, polisi ve ambulansı arardım. ama vicdanım el vermedi aramaya. ve aramadım.
ertesi sabah işe giderken ambulans gelmişti ve çocuğu (çocuk dediğim kopil 25 yaşlarında falan) aracın içinden çıkartmaya çalısıyorlardı...
şimdi çocuk felç kalmış. (bugün gördüm tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu annesi söyledi)
vicdanım rahat çünkü bir şeyi çok iyi biliyorum ki (sezgilerimi dinledim) eğer o gece ambulansı arasaydım ve o cocuk felç kalmasaydı ailem tehdit altındaydı.. komsularım tehdit altındaydı, sevdiklerim tehdit altındaydı.. semtmdeki küçük cocuklar tehdit altındaydı. bu yine haplarak ya da hangi uyarıcıyıcı alıyorsa artık onu içerek deli gibi araba sürerek masum birisini öldürecekti..
şimdi o saldalyede olduğun sürece işe gittiğim zaman senin birisini ezmeyeceğin korkusu yok bende. bu korkudan kurtulmanın 2 yolu vardı. birisini senin ölmen, diğeri ömrünün sonuna kadar tekerlekli sandalyeye bağlı kalman..
not: bugün annesi ile görüşmem şu şekilde oldu; annesi yanıma geldi.. çocuk kazadan sonra benim onu gördüğümü annesine söylemiş.
annesi geldi yanıma ve bunun doğru olup olmadığını sordu.
ben de oğlunuz doğru söylüyor onu gördüm dedim..
daha sonra neden ambulansı aramadığımı falan sordu ve acıklama yaptım. tabi ki anne olarak çok üzgün, ben açıklama yaptıkça kadıncağız yıkıldı. lakin yukarıda size yazdıklarımı annesine söyledim.. bana hak verirdi elbette ama, sakat kalan çocuk onun çocuğu olmasaydı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar