yaran fıkralar

temel istanbula ilk defa gelmiştir ve kankası dursunun yanına varmak istemektedir. bu vesileyle dursunun bildirdiği yerden otobüse binmesi gerekir. tabi akbili nerde gördü zavallı koyde. akıllı kartı basıp geçen insanları izledi bir süre. "heralde burda servis ücretsiz. adamlarda şoföre kimliğini gösterip geçiyor." diye düşündü. ceplerini yokladı kimliği bulamadı. aklına evlilik cüzdanı geldi ve bunu da kabul eder düşüncesiyle, evlilik cüzdanını şoföre gösterip geçiyordu ki şoför uyardı;

"in bakalım kardeşim in onunla anca emineye binersin."

neyse temel reis dursunun yanına vardı bir şekilde. hasret giderdiler. fakan daha önemli işleri vardı. zengin olmalıydılar. banka soymaya karar verdiler. bir bankayı soydular da. kaçarken güvenlik görevlisi arkalarından bağırdı. "durun ulan kaçmayın, orospu çocukları, kaçmayın!" temem bunun üzerine dursun'a;

"dursun beni tanıdı sen kaç!"

zaman geçti. kahvede otururken, temel dursuna "dursuncuğum, ben parayı nerden kıracağımı buldum. kitap yazacağım ben" diyordu. dursun ise onu bu fikrinden ötürü terik edip, bir tavsiyede bulundu; "temel, dostumuz orhan pamuk ile görüşsene, o bu işten anlar. belki sana bir kaç püf nokta filan söyler, he" temel dursunun tavsiyesine uydu. orhan pamukla görüşmeye gitti, durumu anlattı. orhan temele; "temelciğim, sana vereceğim en büyük tavsiye kitapların adlarının önemi. yani türk okurunu etkilemek için kitabının vurucu bir adının olması gerekir. bunun içinde bazı önerilerim var tabi. türk okurunun ilgisini çeken bazı konular vardır. bunlar; cinsellik, gizem, soyluluk-asalet, dini konular, suç gibi konulardır. bu hususları göz önünde bulundurarak bir başlık atarsan kitabın tutar temelciğim." temel uzun süre düşündü ve tekrar orhan pamuğun yanına geldi danışmak için. "orhancığım ben bir isim düşündüm ama." öbürü; "nedir temelciğim" temel;

"kontesi kim sikti?" "kitabın adı bu olacak"

orhan temelin kendisini yanlış anladığını, tüm kriterlerin aynı başlık altında olması gerektiğini sandığını anladı, ve gülmemek için kendini zor tuttu. bari biraz kafa bulayım dedi şu dangalakla, "ee temel, iyi güzel de din konusunu katmamışsın başlığa?" temel düşündü düşündü, eli çenesinde olduğu halde cevap verdi;

"allah allaaa kontesi kim sikti?"

temel bu işte de başarısız oldu fakat yılmadı. bu sefer dünyaca ünlü bir yarışmaya katılmaya karar verdi. katıldı da. hatta yarışmada bir ingiliz bir de fransız ile birlikte finale kaldı. yarışmanın kuralları çok basitti. herkesi diğerlerine birer soru soruyor ve ışığa ilk basan cevap veriyordu. doğru cevap 1 puan, yanlış cevap -1 puan, her iki kişi aynı anda basıp doğru cevap verirlerse 1er, yanlış cevap verirlerse -2şer puan alacaklardı.

ilk soruyu ingiliz sordu; "havada uçar, kanatları vardır, insan yapımıdır, yolcu taşımacılığı..." derken temel ışığı yaktı ve "uçaak" diye bağırdı. ingiliz " bildin bildin uçak oduğunu ama, boing 770 marka olduğunu bilemedin dostum" dedi ve temel -1 puana düştü.

ikinci soruyu fransız soracaktı; "denizde yüzer, insan yapımıdır, yolcu taşımacı..." deyince temel düğmeye basıp "gemii" dedi. fakat öteki " evet gemi, gemi ama oil chemical gemi olduğunu bilemedin" dedi ve temel -2 puana düşmüş oldu.

sıra temeldeydi ve temel gerçekten çok kızmıştı. sorusunu sormaya başladı (diğerleri çok dikkatli bir şekilde dinliyorlardı; "karada yüyür, iki ayağı iki eli vardır. iki cinsi vardır. bunlardan birinin göğüsleri vardır. göğüsleri olanın bacakları vardır. bacaklarının arasında bişi vardır" deyince diğerleri aynı anda bağırdı " am"

temel cinayet işlemiş gibi sırıttı "bildiniz am olduğunu bildiniz bildiniz ammaa ananızın amı olduğunu bilemediniz orospu çocukları"
© copyright 2005 - 2026