bugün

erol çatal

1971 doğumlu izmirli bir şair. şiirleri dergâh, yedi iklim, merdiven, kötü tüccarlar gibi dergilerde yayınlanmıştır. enteresan bir şiir dili vardır. yer yer rilke'yi anımsatan, çoğu kez dîvân edebiyatından beslenen, kelime seçimlerinde oldukça titiz davranan bir şairdir.

onun şiirinde hem anlam derinliği hem de ritim ve ahenk kol koladır. şiiri ilk okuyuşta kendini ele vermez. ipucu kabul edilebilecek bazı sözcük ya da ifadelerin yaptığı göndermelere dikkat etmek gerekir. aliterasyona ve sözcük oyunlarına sıkça başvurur; kimi zaman mekanik bir havaya bürünse de göze batmayan bu özellik şiire olağanüstü bir akıcılık kazandırır.

şiirinde kimi zaman açık bir teslimiyet duygusu, kimi zaman da cesur bir başkaldırı göze çarpar. ince bir işçilik, sanatsal bir söyleyişi vardır. şiiri hem göze hem kulağa hitap eder. yunan mitolojisine ya da dîvân edebiyatından kimi şairlerin şiirlerine yaptığı telmihler şairin zengin dağarcığının kanıtıdır.

almancaya, mimarlığa ve tasarıma meraklıdır. hilmi yavuz'un yârenlerindendir. "tutunamayanlar"dandır.

şiirlerini "bir forsanın itirafları" başlıklı kitapta toplamıştır(şule yayınları, merdiven kitapları dizisi).

sormak isteriz kendisine: kimdir bu "alphonsa de lagardia"?

(bkz: kopyala-yapıştır değil alın teri)

*******************************************************
Vaadi bütün gövdelere görkemli bir hayat hakkı tanımak
Deniz; burası işte yüzüğünü attığın kuyu
Nefesini tüketip nefs olarak kaldığın kıyı
Sesinde akis bulunmayan varlığın dalgalı arenası
Korku yok burda ruhtaki okların kulesini dikecek
Köpük yok kalbinden muhteşem bir Venüs doğuracak
Fener yanarsan eğer kendi külünde saklı
Geçitler dar burda, ölüme yollar kısa
Bu gölgesiz labirentte kendinden başka Minator arama.
© copyright 2005 - 2026