bugün
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler18
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu9
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması22
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması4
- sersem herif10
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- 2026 dünya kupası şampiyonu4
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi7
- düşün ki bu gece öldün5
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam8
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı7
- zihni göktay11
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı8
- kadınların piç erkek tercihi8
- sergen yalçın'ın erling haaland'ı beğenmemesi2
- yeni yazarlara öneriler9
- yön duygusuna sahip olmamak6
- insan olmaya ceyrek kala2
- aylık 337 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- en çok hoşa giden doğa olayı2
- karı kıza para yedirir misiniz7
- kardeş kardeş oynayın2
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- 2026 dünya kupası25
- milyonların temmuz zammı netleşmesi6
- saraca finch house12
- trump suikasti2
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- unutulmayan duvar yazıları7
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- telefonun aşırı ısınması2
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi4
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- günün şiiri21
- ragnar rockefeller38
- ekrem imamoğlu'nun diploma davasının ertelenmesi2
- yutar mısınız4
- herbokolog2
- evlenilmeyecek kız tipi5
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- anın görüntüsü11
- yılın ilk denize girişi4
- değersizlik hissi6
Haftalardır kavga ediyorum kendimle... Onu daha yeni kazanmışken, ''sen ve ben'' olmaz ki diye birbirimizi ikna etmeye çalışırken, onu üzmekten deli gibi korkarken.. Arkadaşlığın ardına sığınmaya çalıştığım her an soruyordum kendime, söylüyordum ama kendim bile duymuyordum.
ama artık biliyorum ne hissettiğimi, nasıl sevdiğimi.. huysuzluklarımın, kıskançlıklarımın, kavgalarımın, triplerimin sebebi belli artık. Günlerdir; yüzüme baktığı, yanımda durduğu, bana gülümsediği her an, içimde sakladığım, geriye attığım tüm duygularım çıkıyor ortaya. hoşlanmak kadar basit değil. Biri yıllardır en gerçek haliyle duruyorsa yanınızda, onun gibisi olsun ama tabii ki o olmaz çünkü o benim arkadaşım diye geçinip gidiyorsanız, yakınlaştığınız en ufak bir an, birbirinize verdiğiniz o arkadaşlığı aşan ama arkadaş görünen o çok fazla değerin hatrına görmezden geliniyorsa, yüzüne bakarken aslında içten içe acaba?lar geçiriyorsanız aklınızdan... Ona karşı gerçekten birşeyler hissettiğinizi kabullendikten sonra serbest bıraktıklarınız sadece '' hoşlanmak''tan ibaret olmuyor, olamıyor..
En kaba ama en gerçekçi tabirle '' geberiyor '' insan. Konuştuğumuz, göz göze geldiğimiz, yan yana durduğumuz her hangi bir an, öylesine bi an durup ona baktığımda, söyle gitsin diyorum ama olmuyor. Korkuyorum; çünkü yanıma gelmediği, başkalarıyla paylaştığı her anı kıskanıp yanımda olmasını dilerken, hislerimi öğrenip çekip gittiğinde, olmaz dediğinde, artık benimle geçirmediği dakikalar değil, bana bakıp sadece gülümsesin yeter dediğim binlerce an olacak her gün. ama onu kaybetmek, ondan uzak kalmak ihtimali bile ona aşık olduğum gerçeğini geciktirmiyor. o nasıl hissederse, ne derse, ne yaparsa yapsın, ben ona aşığım ve o bile bunu değiştiremez.
ama en kötüsü bu içimdeki ''olmaz'' korkusu. onu çok iyi tanıyorum, tepkisini, olmaz diyeceğini pekala tahmin ediyorum, o yüzden korkuyorum. yüzüme bakıp bunu söyleme ihtimali hepsinden kötü. o yüzden onu kaybetmek pahasına sevdiğini belli eden,ve burdan itiraf eden ben; onunla karşı karşıya gelmekten korkuyorum. onu görmek ve görememek, şu an ikisi de birbirinden beter...
şimdi bunu okur biliyorum, okusun.. bunları yüzüne söylemek için bana fırsat tanıyacağını, duymak isteyeceğini sanmıyorum. keşke duymak, yaşamak ve inandırmak adına bir şansım olsaydı.. Onu yanıbaşımda durduğu halde fark edemediğim ve sevmeden geçirdiğim 3 yılın her günü için binlerce kez pişman olup, kendimi suçladığımı başka ne zaman söyleyebilirim ki?
hep ''beni seviyom'' de dedi, şakaydı belki ama gerçek oldu.. hep ''beni seviyorum'' diye cevap verdim ama şimdi vermek istediğim cevabı veriyorum: seni seviyorum...
ama artık biliyorum ne hissettiğimi, nasıl sevdiğimi.. huysuzluklarımın, kıskançlıklarımın, kavgalarımın, triplerimin sebebi belli artık. Günlerdir; yüzüme baktığı, yanımda durduğu, bana gülümsediği her an, içimde sakladığım, geriye attığım tüm duygularım çıkıyor ortaya. hoşlanmak kadar basit değil. Biri yıllardır en gerçek haliyle duruyorsa yanınızda, onun gibisi olsun ama tabii ki o olmaz çünkü o benim arkadaşım diye geçinip gidiyorsanız, yakınlaştığınız en ufak bir an, birbirinize verdiğiniz o arkadaşlığı aşan ama arkadaş görünen o çok fazla değerin hatrına görmezden geliniyorsa, yüzüne bakarken aslında içten içe acaba?lar geçiriyorsanız aklınızdan... Ona karşı gerçekten birşeyler hissettiğinizi kabullendikten sonra serbest bıraktıklarınız sadece '' hoşlanmak''tan ibaret olmuyor, olamıyor..
En kaba ama en gerçekçi tabirle '' geberiyor '' insan. Konuştuğumuz, göz göze geldiğimiz, yan yana durduğumuz her hangi bir an, öylesine bi an durup ona baktığımda, söyle gitsin diyorum ama olmuyor. Korkuyorum; çünkü yanıma gelmediği, başkalarıyla paylaştığı her anı kıskanıp yanımda olmasını dilerken, hislerimi öğrenip çekip gittiğinde, olmaz dediğinde, artık benimle geçirmediği dakikalar değil, bana bakıp sadece gülümsesin yeter dediğim binlerce an olacak her gün. ama onu kaybetmek, ondan uzak kalmak ihtimali bile ona aşık olduğum gerçeğini geciktirmiyor. o nasıl hissederse, ne derse, ne yaparsa yapsın, ben ona aşığım ve o bile bunu değiştiremez.
ama en kötüsü bu içimdeki ''olmaz'' korkusu. onu çok iyi tanıyorum, tepkisini, olmaz diyeceğini pekala tahmin ediyorum, o yüzden korkuyorum. yüzüme bakıp bunu söyleme ihtimali hepsinden kötü. o yüzden onu kaybetmek pahasına sevdiğini belli eden,ve burdan itiraf eden ben; onunla karşı karşıya gelmekten korkuyorum. onu görmek ve görememek, şu an ikisi de birbirinden beter...
şimdi bunu okur biliyorum, okusun.. bunları yüzüne söylemek için bana fırsat tanıyacağını, duymak isteyeceğini sanmıyorum. keşke duymak, yaşamak ve inandırmak adına bir şansım olsaydı.. Onu yanıbaşımda durduğu halde fark edemediğim ve sevmeden geçirdiğim 3 yılın her günü için binlerce kez pişman olup, kendimi suçladığımı başka ne zaman söyleyebilirim ki?
hep ''beni seviyom'' de dedi, şakaydı belki ama gerçek oldu.. hep ''beni seviyorum'' diye cevap verdim ama şimdi vermek istediğim cevabı veriyorum: seni seviyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar