bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye40
- benzine zam6
- bıyık bırakan erkek karizması5
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması41
- türbanlı kamuya giremezken cezaevine giremez oldu3
- recep tayyip erdoğan27
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- nervio15
- kürtlerin atlantis ten gelme ihtimali4
- kürtler ateşe taparken türkler tek tanrı cıydı6
- fiziği güzel sözlük kızları47
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- abdülhamid han'ın zarif bir kişi olması3
- dünyanın en kaba dilinin hollandaca olması5
- leonidas7
- maledictory2
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- vexillarius the slayer6
- sibel kekilli6
- iltica7
- liberalizm2
- hz mevlana2
- evlenme teklifi bekleyen erkek7
- akp denince akla ilk gelenler6
- ibne11
- uludağ sözlük kekosu2
- nefse uyup 2 milyar tl tokatlamak3
- türkler balık hafızalıdır6
- cumhurbaşkanı olacak olmam4
- ups boobs'un yeni nicki7
- türbanlı erkeklerin çok itici olması2
- elma yiyen erkek4
- süresiz nafaka8
- sizde hiç utanma yok mu4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay7
- kadın ayağı vs memesi6
- arap aksanı7
- muhammed peygambere ilk vahiy nasıl geliyor2
- cemal enginyurt4
- seviştikten sonra teşekkür etmekk10
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek6
- memeleri kafam kadar kız21
- sözlüğün kızgınlık dönemine girmesi5
- simko314
- insanların sürekli aynı fikirleri tekrarlaması2
- yazarların akşama dair planları2
- sözlük erkeklerinin memeleri5
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- maldiv rufiyası2
- birinin sizi ilk hatanızda hayatından çıkarması4
tanım: bir aşkın özetidir.
zar zor uyanıyorum öğlene doğru, bilgisayarı açıyorum. tabi hemen internete giriyorum. sık kullanılanlardan haber1903ü açıyorum akabinde youtube... arama çubuğuna beşiktaş seninle ölmeye geldik yazıp aratıyorum. ses sisteminin sesini biraz açıp başlıyorum haberleri okumaya. sonra birden kendi kendime ''lan ben manyak mıyım? rüyamda da görmedim niye bilgisayarı açıp beşiktaş diye inletiyorum evi?'' diye düşündüm tam sesini kısacağım odamın kapısı açılıyor. babam gözüküyor hemen arkasından bir buçuk yaşını yeni geçmiş yeğenim koşarak giriyor odaya, odanın ortasında zıplamaya başlıyor. '' beşiktaş seninle ölmeye geldik'' diyor! aslında dili tam dönmüyor. bakıp bakıp gülüyoruz. ''şampiyon kim kızım?'' ellerini kaldırıp ''beşiktaş beşiktaş'' diye bağırmaya çalışıyor fakat dili yine tam dönmüyor ama olsun. üstelik yeni öğrendiği bir şey de değil yaklaşık altı aydır böyle. odanın kapısına vurup açtığımda bilgisayara koşup ''kartal gol gol gol'' diye, uyurken gelip ''dali gol aç'' diye uyandırıyor aylardır. ne demek olduğunu, ne dediklerini bilmiyor anlamıyor, sadece hoşuna gidiyor belki ama eminim bu çocuk beşiktaşı sevecek, seviyor! demek ki onu etkileyen, çeken bir şey var bu takımda. amcaları başka bir takımın adını söyletmeye çalışıyor, o çocukluğun verdiği taklitçilikle söylüyor fakat beşiktaş dediği gibi değil. ona bakınca daha iyi anladım niye sabah sabah beşiktaşla uyandığımı, niye bazen beşiktaşın eski maç görüntülerini izlerken gözlerimin dolduğunu. bu bir tercih değildi, bu aşktı, bu kaderdi! çünkü bizim peder beyin valide hanımın filan futbolla uzaktan yakından alakası yoktur. büyüdüğüm mahalle desen, o da tutmaz. yaşıtlarımdan iki beşiktaşlı tanıyorum biri ben diğeri de çocukluk arkadaşım . velhasıl-ı kelam benim seçebileceğimden çok öte bir şeydi. kimsenin seçebileceği bir şey değildi belki de çünkü beşiktaşlı olunmuyordu. böyle sevmeyen anlayamaz bu duyguyu. yağmurlu bir günde çubuklu formalara aşık olmayı, ne farkeder kartal sen her gün kaybetsen demeyi, siyah beyaz aşkı paylaşamamayı, sadece statta olmak değil de orada hissetmeyi, bir umudunun beşiktaş olmasını... farklı bir duygu bu işte, siyah beyaz film gibi biraz, beşiktaşk ulan işte! harçlıklarını biriktirir maça gidersin, en yakın arkadaşının nikahının derbiye denk geldiğini farkedince düğünü şahitsiz bırakırsın, ya ben ya beşiktaş diyen sevgiline kendine fazla şans tanımıyorsun dersin, dakika 90da yeniliyor olsanız da beşiktaş sen bizim her şeyimizsin dersin, sınavını bırakıp bulunduğun şehirden maça gidersin, göçüğün altından çıksan beşiktaşı sorarsın, fransada doğsan da beşiktaşkı bulursun çünkü sen sahadaki adamlara değil renklere aşıksındır. o renkler senin hayatındır. niye diye sorsalar diyebilecek belki de tek şeyin vardır, onu dersin; çok sevdik be abi!
zar zor uyanıyorum öğlene doğru, bilgisayarı açıyorum. tabi hemen internete giriyorum. sık kullanılanlardan haber1903ü açıyorum akabinde youtube... arama çubuğuna beşiktaş seninle ölmeye geldik yazıp aratıyorum. ses sisteminin sesini biraz açıp başlıyorum haberleri okumaya. sonra birden kendi kendime ''lan ben manyak mıyım? rüyamda da görmedim niye bilgisayarı açıp beşiktaş diye inletiyorum evi?'' diye düşündüm tam sesini kısacağım odamın kapısı açılıyor. babam gözüküyor hemen arkasından bir buçuk yaşını yeni geçmiş yeğenim koşarak giriyor odaya, odanın ortasında zıplamaya başlıyor. '' beşiktaş seninle ölmeye geldik'' diyor! aslında dili tam dönmüyor. bakıp bakıp gülüyoruz. ''şampiyon kim kızım?'' ellerini kaldırıp ''beşiktaş beşiktaş'' diye bağırmaya çalışıyor fakat dili yine tam dönmüyor ama olsun. üstelik yeni öğrendiği bir şey de değil yaklaşık altı aydır böyle. odanın kapısına vurup açtığımda bilgisayara koşup ''kartal gol gol gol'' diye, uyurken gelip ''dali gol aç'' diye uyandırıyor aylardır. ne demek olduğunu, ne dediklerini bilmiyor anlamıyor, sadece hoşuna gidiyor belki ama eminim bu çocuk beşiktaşı sevecek, seviyor! demek ki onu etkileyen, çeken bir şey var bu takımda. amcaları başka bir takımın adını söyletmeye çalışıyor, o çocukluğun verdiği taklitçilikle söylüyor fakat beşiktaş dediği gibi değil. ona bakınca daha iyi anladım niye sabah sabah beşiktaşla uyandığımı, niye bazen beşiktaşın eski maç görüntülerini izlerken gözlerimin dolduğunu. bu bir tercih değildi, bu aşktı, bu kaderdi! çünkü bizim peder beyin valide hanımın filan futbolla uzaktan yakından alakası yoktur. büyüdüğüm mahalle desen, o da tutmaz. yaşıtlarımdan iki beşiktaşlı tanıyorum biri ben diğeri de çocukluk arkadaşım . velhasıl-ı kelam benim seçebileceğimden çok öte bir şeydi. kimsenin seçebileceği bir şey değildi belki de çünkü beşiktaşlı olunmuyordu. böyle sevmeyen anlayamaz bu duyguyu. yağmurlu bir günde çubuklu formalara aşık olmayı, ne farkeder kartal sen her gün kaybetsen demeyi, siyah beyaz aşkı paylaşamamayı, sadece statta olmak değil de orada hissetmeyi, bir umudunun beşiktaş olmasını... farklı bir duygu bu işte, siyah beyaz film gibi biraz, beşiktaşk ulan işte! harçlıklarını biriktirir maça gidersin, en yakın arkadaşının nikahının derbiye denk geldiğini farkedince düğünü şahitsiz bırakırsın, ya ben ya beşiktaş diyen sevgiline kendine fazla şans tanımıyorsun dersin, dakika 90da yeniliyor olsanız da beşiktaş sen bizim her şeyimizsin dersin, sınavını bırakıp bulunduğun şehirden maça gidersin, göçüğün altından çıksan beşiktaşı sorarsın, fransada doğsan da beşiktaşkı bulursun çünkü sen sahadaki adamlara değil renklere aşıksındır. o renkler senin hayatındır. niye diye sorsalar diyebilecek belki de tek şeyin vardır, onu dersin; çok sevdik be abi!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar