bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- arkadaşlar nasılsınız11
- türkiye'ye en uygun yönetim şekli islami komünizm3
- bana gel film izleriz diyen erkek15
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler7
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil6
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- gratisin içini merak etmek5
- anın görüntüsü10
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- cansever18
- simko317
- kendine bir soru sor5
- mekke anlaşması11
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- insan sevmemek6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- kavalali mehmet ali pasa3
- kütleçekim pili2
- sözlüğün kırbacı5
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- futbol24
- komik biri olmak2
- kafamın içindeki sesler5
- hewal ebo9
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- pazar günü evde oturan insan4
- tavuk pilav4
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- bir sözlük kızını yatağa atmak2
- sarapci koala7
- ders çalışmanın bazen iyi hissettirmesi2
- kadınlar denizi3
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- ip atlayan erkek2
- günlük tutan erkek13
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- pkklı anaları3
- acı yiyen insan2
- victor osimhen9
- ümit özdağ6
- galatasaray daikin den libero takviyesi2
- sokakta kavga teknikleri2
- recep tayyip erdoğan3
- işerken hapşırmak3
entry'ler (1)
Bir sorundan ötedir , ölümün kapısını zorlayan ve bilhassa içinde bulunduğum durumdur . Konusu açılmışken ben de anlatayım , paylaştıkça azalır ya acısı (!) .
izmir'e gelişimin 10. günü gördüm bu güzellik abidesini . Kültürümün uzak , anlayışımın alakasız olduğu bi şehirden özgürlüğün başkentine , izmir'e gelişimin 10. günü . Şu an 2. yılımızın bitişi , ve namıdeğer "ara verme" olayımız gerçekleşmiş bulunmakta . Şu şehirde geçirdiğim 2 yılda yürüdüğüm her sokak , attığım her adım , çektiğim her nefes , boş vaziyet masaya bıraktığım her kadehti o . Bunu gittiğinde anlamıyor insan , bunu hep biliyor ama kendine dur demek zor , imkansız . Her geçen gün , o güzel gülümseyişine her tanık olunan an biraz daha seviyor , sevdikçe sevesi geliyor insanın . Ortalama bir ilişkide optimum süresi 3 ay olan cicim ayları ve onu takiben gelen yaklaşık 6 aylık "klasiğiz ve mutluyuz" sürecinden sonra karşısındakiyle ciddi düşünme muhabbeti sarıyor ilişkiyi buram buram . Onun sana uygun olmadığını biliyosun ama hayde eyvallah deyip resti de çekemiyosun , aşığız evelallah . Ben etrafımda gördüklerimden söylüyorum yanlışım olabilir ama bi erkeğin bu düşüncelere katlanma süresi ortalama 8-10 ay . Her geçen gün boğuluyor , o ilk cümlelerimde geçen sevdikçe sevesi geliyor cümlesi unutuluyor yavaş yavaş . Hayatın klasikleşmesiyle devam eden sorular nehrinde boğuluyorsun sakince . Ve o gün gelip bu sorunlar " tak ! " dediğinde anlıyor insan ruhunu bedeninden ayırması gerektiğini . Dosta kardeşe "Hayatım boyunca böyle mutsuz mu yaşayacağım yahu! " , " Sıkıldım abi oturup böyle cinnet geçirmekten " , " Artık o da soğudu eminim , devamı gelmeyecek bi ilişkiyi sürdürmenin ne mantığı var " şeklinde açıklamalarla rahatladığını hisseden , ama hiçbir cacığın değişmediği ruh hali . Kırılmış 2 tane kalp , birbirine suç atan 2 tane karşı cins insan evladı . Gerisi malumdur , ayrılık gelir hayat ışığı söner , şu şehirde gezdiğim sokaklardan gördüğüm ağaçlara kadar hepsinde o var . Atlatılır elbet bir gün ama nasıl ? nerde ? ne zaman ? muallaktır . Gözün gördüğü , kulağın duyduğu alemden öte bir alemdir aşk ve bırakılması da bi o kadar zor meretin .
Sorun büyük , durum vahim , evlerden ırak .
izmir'e gelişimin 10. günü gördüm bu güzellik abidesini . Kültürümün uzak , anlayışımın alakasız olduğu bi şehirden özgürlüğün başkentine , izmir'e gelişimin 10. günü . Şu an 2. yılımızın bitişi , ve namıdeğer "ara verme" olayımız gerçekleşmiş bulunmakta . Şu şehirde geçirdiğim 2 yılda yürüdüğüm her sokak , attığım her adım , çektiğim her nefes , boş vaziyet masaya bıraktığım her kadehti o . Bunu gittiğinde anlamıyor insan , bunu hep biliyor ama kendine dur demek zor , imkansız . Her geçen gün , o güzel gülümseyişine her tanık olunan an biraz daha seviyor , sevdikçe sevesi geliyor insanın . Ortalama bir ilişkide optimum süresi 3 ay olan cicim ayları ve onu takiben gelen yaklaşık 6 aylık "klasiğiz ve mutluyuz" sürecinden sonra karşısındakiyle ciddi düşünme muhabbeti sarıyor ilişkiyi buram buram . Onun sana uygun olmadığını biliyosun ama hayde eyvallah deyip resti de çekemiyosun , aşığız evelallah . Ben etrafımda gördüklerimden söylüyorum yanlışım olabilir ama bi erkeğin bu düşüncelere katlanma süresi ortalama 8-10 ay . Her geçen gün boğuluyor , o ilk cümlelerimde geçen sevdikçe sevesi geliyor cümlesi unutuluyor yavaş yavaş . Hayatın klasikleşmesiyle devam eden sorular nehrinde boğuluyorsun sakince . Ve o gün gelip bu sorunlar " tak ! " dediğinde anlıyor insan ruhunu bedeninden ayırması gerektiğini . Dosta kardeşe "Hayatım boyunca böyle mutsuz mu yaşayacağım yahu! " , " Sıkıldım abi oturup böyle cinnet geçirmekten " , " Artık o da soğudu eminim , devamı gelmeyecek bi ilişkiyi sürdürmenin ne mantığı var " şeklinde açıklamalarla rahatladığını hisseden , ama hiçbir cacığın değişmediği ruh hali . Kırılmış 2 tane kalp , birbirine suç atan 2 tane karşı cins insan evladı . Gerisi malumdur , ayrılık gelir hayat ışığı söner , şu şehirde gezdiğim sokaklardan gördüğüm ağaçlara kadar hepsinde o var . Atlatılır elbet bir gün ama nasıl ? nerde ? ne zaman ? muallaktır . Gözün gördüğü , kulağın duyduğu alemden öte bir alemdir aşk ve bırakılması da bi o kadar zor meretin .
Sorun büyük , durum vahim , evlerden ırak .