bugün
- en lezzetli balık15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- karşı cinsteki en itici özellik12
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- ben geldim naneler13
- how'i met your mother marshall5
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- online listesindeki sıralama mantığı9
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- online listesi neden kaldırıldı10
- size takılan lakaplar7
- mansur yavaş14
- gocu33
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- en son neye çok üzüldünüz12
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- inci sözlük8
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- game of thrones taki kerhaneci21
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- true nickli yazar22
- başkent istanbul olsun11
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- b c d y z i4
- sevmediğin biriyle sevişmek3
- arkadaşlar5
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- mamudo gurban niye doğdun9
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- tai lung vs gocu22
- insanların sizden uzak durması7
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- iş yerindeki orospu çocukları8
- karton toplarken cin musallat olması5
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- ismet kalk çay koy kanka3
entry'ler (4)
15 metre mesafeden atladım fakat ölmedim, bu nedenle 4 aydır vücudumda 24 saat hiç geçmeyen kronik ağrılar mevcut ve geçeceğinin garantisi yok. sorularınızı bekliyorum.
15 metre mesafeden atladım fakat ölmedim, bu nedenle 4 aydır vücudumda 24 saat hiç geçmeyen kronik ağrılar mevcut ve geçeceğinin garantisi yok. sorularınızı bekliyorum.
15 metre mesafeden atladım fakat ölmedim, bu nedenle 4 aydır vücudumda 24 saat hiç geçmeyen kronik ağrılar mevcut ve geçeceğinin garantisi yok. sorularınızı bekliyorum.
Merhabalar, ben 17 yaşında, altın çağını hastane köşelerinde geçirmekte olan bir türk genciyim, yaşıtlarımın çoğu yurt dışında huzurlu bir yaşam hayali kurarken ben yaşadığım ağrılar sebebiyle hiçbir şekilde huzuru bulamayacağımın bilinciyle yaşıyorum. Maalesef bundan takribi 3 ay önce 15 metre mesafeden kendimi aşağı bıraktım ve bu sebeple omurgamda 2 (sakrum çoklu kırık) , bacağımda, ayağımda, dirseğimde, kasığımda ve kalçamda kırıklar oluştu. Bunun yanında sinir hasarından kaynaklı nöropatik ağrılar ve allodini ile boğuşuyorum, demek istediğim fiziksel acının doruk noktasındayım ve bu halde yaşama tutunmaya çalışıyorum.
Peki ben bu noktaya nasıl geldim?
Öncelikle uzun zamandır dini inancım yok ve kabul edelim millet, din, intihar konusunda mükemmel bir motivasyon aracıdır.
intihar girişiminden önce dünya griydi, bulutlar ve doğaya olan ilgim azalmıştı. Ağaçların yaprakları bile yeşil gibi gözükmüyordu artık. Kendimi sosyal olarak izole ettim ve her gün intiharımı planlamaya başladım. Felsefem ise basitçe şuydu;
Madem yaşam benim istediğim gibi değil, o zaman yaşamamayı seçiyorum.
Öyle ya da böyle o korkuluklardan aşağı bıraktım kendimi. Düştüğüm zaman acı hissetmemiş ve etrafımdaki insanlara lütfen beni öldürün diye bağırmıştım hiç aklımdan çıkmaz o çaresizlik ve vücudumun aniden ısınması. Ambulans geldi ve hastaneye gittim sonra. Ambulansın her sarsırılışında çektiğim ağrıyı bir ben ve varsa bir tanrı bilir.
Müşahede odasına alındım hemen, düşme esnasında pnömötöraks geçirmişim, iç kanamam varmış son anda bir doktor farketti, litrelerce kan alındı ve kan verildi. Aslında buralar çok uzun da ben özet geçiyorum. Sonra covid olduğum anlaşıldı ve covid yoğun bakıma yattım. Bilen bilir orada 10 hasta var ise yalnızca 1 veya 2 kişi servise çıkabilir veya taburcu olabilir. Yoğun bakımdaki bilinci açık 2 hastadan biriydim. O teyzenin yakarışları asla aklımdan çıkmaz. "Çok zor, çok zor". O teyze de sanırım sizlere ömür. Öyle duydum. 13 gün yoğun bakımda kalıp servise çıktım. Yoğun bakımı size nasıl anlatsam bilemiyorum. O tansiyon aletinin 4dkda bir kolunuzu sıkması ve etrafınızdaki tıbbi cihazların seslerinin rüyalarınızdaki tasavvuru tam anlamda berbat bir şey. Sadece bu yeter size. Kelimenin tam anlamıyla cehennem, kimse düşmesin.
Bugün ise bu satırları geçmeyen nöropatik ağrılarım ve ayağımda yaşadığım hassasiyeti bir nebze unutabilmek için yazıyorum. Bugün yaşama bağlıyım. Evet, evet hayatta kalma içgüdüm zirvede. Sanırım beynim acıdan delirmemem için bana gereğinden fazla hayatta kalma hormonu salgılatıyor. Her ne ise önemsiz. Lütfen intihar etmeyin tamam.
Peki ben bu noktaya nasıl geldim?
Öncelikle uzun zamandır dini inancım yok ve kabul edelim millet, din, intihar konusunda mükemmel bir motivasyon aracıdır.
intihar girişiminden önce dünya griydi, bulutlar ve doğaya olan ilgim azalmıştı. Ağaçların yaprakları bile yeşil gibi gözükmüyordu artık. Kendimi sosyal olarak izole ettim ve her gün intiharımı planlamaya başladım. Felsefem ise basitçe şuydu;
Madem yaşam benim istediğim gibi değil, o zaman yaşamamayı seçiyorum.
Öyle ya da böyle o korkuluklardan aşağı bıraktım kendimi. Düştüğüm zaman acı hissetmemiş ve etrafımdaki insanlara lütfen beni öldürün diye bağırmıştım hiç aklımdan çıkmaz o çaresizlik ve vücudumun aniden ısınması. Ambulans geldi ve hastaneye gittim sonra. Ambulansın her sarsırılışında çektiğim ağrıyı bir ben ve varsa bir tanrı bilir.
Müşahede odasına alındım hemen, düşme esnasında pnömötöraks geçirmişim, iç kanamam varmış son anda bir doktor farketti, litrelerce kan alındı ve kan verildi. Aslında buralar çok uzun da ben özet geçiyorum. Sonra covid olduğum anlaşıldı ve covid yoğun bakıma yattım. Bilen bilir orada 10 hasta var ise yalnızca 1 veya 2 kişi servise çıkabilir veya taburcu olabilir. Yoğun bakımdaki bilinci açık 2 hastadan biriydim. O teyzenin yakarışları asla aklımdan çıkmaz. "Çok zor, çok zor". O teyze de sanırım sizlere ömür. Öyle duydum. 13 gün yoğun bakımda kalıp servise çıktım. Yoğun bakımı size nasıl anlatsam bilemiyorum. O tansiyon aletinin 4dkda bir kolunuzu sıkması ve etrafınızdaki tıbbi cihazların seslerinin rüyalarınızdaki tasavvuru tam anlamda berbat bir şey. Sadece bu yeter size. Kelimenin tam anlamıyla cehennem, kimse düşmesin.
Bugün ise bu satırları geçmeyen nöropatik ağrılarım ve ayağımda yaşadığım hassasiyeti bir nebze unutabilmek için yazıyorum. Bugün yaşama bağlıyım. Evet, evet hayatta kalma içgüdüm zirvede. Sanırım beynim acıdan delirmemem için bana gereğinden fazla hayatta kalma hormonu salgılatıyor. Her ne ise önemsiz. Lütfen intihar etmeyin tamam.