bugün
- cehaletln cazibesi10
- pandela3
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı17
- atarax2
- edip cansever okumak4
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- bebek aspirini2
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- prof dr yılmaz önal3
- yalnızlıktan keyif almak4
- cemil tugay3
- emeklilik sisteminin artık sürdürülememesi2
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak8
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- edip cansever in daktilosu2
- kilo verdiren gıda7
- saygılı olmak2
- myammar da katledilen müslümanlar2
- kafakoparan dede3
- 18 haziran 2026 cemil tugay'ın chp den istifası2
- deliler4
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek17
- petrol kralları2
- bir şair bir şiir2
- islam düşmanlarına epstein şoku14
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- ankara4
- tatil bittikten sonra2
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak5
- istanbul merkezli usulsüz iskan operasyonunda 12 t2
- minik kurbaga4
- yürüyüşe çıkmak3
- baba ile içki içmek4
- zeki biriyle sohbet etmek4
- evrene bir mesaj bırak8
- ismail kartal12
- kendini zeki sanan biriyle sohbet etmek3
- kamyoncuların durduğu mola yeri iyidir goygoyu4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı9
- hoşlanılan kızın çiğköfte yoğurdum gelsene demesi4
- akp2
- iki gözlüğü üst üste takmak2
- her şey farklı olabilirdi hissi2
- susam sokağı sakinleri2
- koala akıllı olsun akıllı3
- dinlerle geçen dört beş bin yıl3
- susam sokağı2
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu5
- asansörde kalmak5
sevdiği entry'ler
hayattaki o fütursuz denemeler gibi, çakmağın birkaç kifayetsiz çabası sonucu yakılan sigaradan derin bir nefes alıp, parmaklarda sallanan o antrasit kokulu beyazlığa bakarak yaşanmışlığı, yaşanılanı ve yaşanacakları irdelemek.
parmaklarındaki o kontrolü tamamen kendisinde ve dibine kadar yansa da tutuşmayacak olan filtre kısmını görür birey sigarasının. Tıpkı yaşadığı, kendisine ait sandığı ama aslında hiç de ona ait olmayan ömrü gibidir. Aslında hayat; içi tıka basa zehir, dışı ise başlarda bembeyaz ve tertemiz olan o kağıttan ibarettir. Sonra çakmağın ateşlendiği ana gider birey. Kendisine ait sandığı o ömür, aslında yanmasına karar veren El'e aittir. Yanmaya başlayan uç kısmına odaklanır sonra sigarasının, ne kadar da tatlı ve masum gelir o ilk nefesler. Lezzet verir içene, lakin için için yanar o sigara ve sadece yandığı an kadarı kızıl, yandığı kısım kadarı kül olur, tekdüze bir hayat yaşayan ölüler misali. Bazen derin, bazen kesik nefeslerle tükenir birey de tıpkı o sigara gibi hayatta. Ve hep kızıla çalan acılarının üstünde birikir külleri. izmaritini, o ömrünü tutan El'ler yine keyfinde ve acıdan uzaktır hep. Ve o sigara gibi birey de sadece kendisine keyif verdiği kadar vardır ve sahiplenilir o tutunduğu hayatta. Sonra verdiği keyfe, birlikte geçirilen nefeslere aldırılmadan külleri savrulur bir çöp gibi umarsızca. O mutluluk verdiği geçmişine rağmen, sanki hiç keyif alınmamış ve külden olduğu sanılan pis bir çöp gibi savrulmaktan ibarettir aslında her şey. Bazen de bir küllükte unutulur birey, küllerinin içinde boğulur belki ama yine de içten içe yanmaya devam eder. Tıpkı is kokmak istemeyen El'lere maşa olan o hayatın insafına bırakılmak gibi. ve beyazlığının son demini yaşar birey bazen kaderini maşa gibi tutan o küllüklerde. misafiri olduğu hayatın genzini yakmaya başladığından mıdır yoksa tadını ve lezzetini artık dibine kadar yaşattığından mı bilinmez, daha sert parmak darbeleriyle küllenir bazen birey o küllüklere. Ama kor ateşi yine sadece onu yakar ve o El'ler her daim muaftır, sadece bakar. Ve de artık sonuna varılır bazen bir sigaranın, hayatın, yaşanacakların. O son çekilen nefes, alınan son oksijen olur belki. Bazen bir çöpe, bazen bir kaldırım kenarına, bazen bir sokak mazgalına doğru savrulur sigaralar da o tükenen hayatlar gibi. Veya bir küllükte, kor ateşin her zerresini yaşata yaşata ezilir başları, o izmariti tutan El'in bakımlı parmaklarının arasında.
parmaklarındaki o kontrolü tamamen kendisinde ve dibine kadar yansa da tutuşmayacak olan filtre kısmını görür birey sigarasının. Tıpkı yaşadığı, kendisine ait sandığı ama aslında hiç de ona ait olmayan ömrü gibidir. Aslında hayat; içi tıka basa zehir, dışı ise başlarda bembeyaz ve tertemiz olan o kağıttan ibarettir. Sonra çakmağın ateşlendiği ana gider birey. Kendisine ait sandığı o ömür, aslında yanmasına karar veren El'e aittir. Yanmaya başlayan uç kısmına odaklanır sonra sigarasının, ne kadar da tatlı ve masum gelir o ilk nefesler. Lezzet verir içene, lakin için için yanar o sigara ve sadece yandığı an kadarı kızıl, yandığı kısım kadarı kül olur, tekdüze bir hayat yaşayan ölüler misali. Bazen derin, bazen kesik nefeslerle tükenir birey de tıpkı o sigara gibi hayatta. Ve hep kızıla çalan acılarının üstünde birikir külleri. izmaritini, o ömrünü tutan El'ler yine keyfinde ve acıdan uzaktır hep. Ve o sigara gibi birey de sadece kendisine keyif verdiği kadar vardır ve sahiplenilir o tutunduğu hayatta. Sonra verdiği keyfe, birlikte geçirilen nefeslere aldırılmadan külleri savrulur bir çöp gibi umarsızca. O mutluluk verdiği geçmişine rağmen, sanki hiç keyif alınmamış ve külden olduğu sanılan pis bir çöp gibi savrulmaktan ibarettir aslında her şey. Bazen de bir küllükte unutulur birey, küllerinin içinde boğulur belki ama yine de içten içe yanmaya devam eder. Tıpkı is kokmak istemeyen El'lere maşa olan o hayatın insafına bırakılmak gibi. ve beyazlığının son demini yaşar birey bazen kaderini maşa gibi tutan o küllüklerde. misafiri olduğu hayatın genzini yakmaya başladığından mıdır yoksa tadını ve lezzetini artık dibine kadar yaşattığından mı bilinmez, daha sert parmak darbeleriyle küllenir bazen birey o küllüklere. Ama kor ateşi yine sadece onu yakar ve o El'ler her daim muaftır, sadece bakar. Ve de artık sonuna varılır bazen bir sigaranın, hayatın, yaşanacakların. O son çekilen nefes, alınan son oksijen olur belki. Bazen bir çöpe, bazen bir kaldırım kenarına, bazen bir sokak mazgalına doğru savrulur sigaralar da o tükenen hayatlar gibi. Veya bir küllükte, kor ateşin her zerresini yaşata yaşata ezilir başları, o izmariti tutan El'in bakımlı parmaklarının arasında.