bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları39
- petrol bulduk haberleri7
- türkler vs türkiyeliler6
- sadece filistin'i önemsemek13
- ülkücülere küfür edip ülkücülerden oy bekleyen tip8
- israil10
- kürdü sevin9
- mazotun litresi 101 lira36
- atilla uğur'un öcalanın listesinin başında olması5
- as maca8
- yetiş ya gavs6
- türkiyeli ermeniler ve rumlar4
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa3
- sabah uyanınca ilk iş küpelerini takan erkek4
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması7
- 51 komando tugayı3
- reagan ridley9
- bonnie blue6
- true vs sarı şeker kafes dövüşü8
- dağdan gelip bağdakini kovmak3
- anın görüntüsü22
- başkasını açık oylamış bir erkekle evlenen kız5
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz11
- yaşlılığı kabullenemeyen insan7
- arkadaşlar bakar mısınız18
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- dinci siyasetin sermayesi yalandır2
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- anadolu daki ormanlar2
- en iyi bisküvi9
- star wars ta en çok stormtrooper ların sevilmesi5
- açık oylayan yazara alevli meyve tabağı göndermek3
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- larisalisa öldü mü5
- iltica13
- yazarların fobileri20
- hasan atilla uğur9
- güzel olandan kötülük çıkmaz sanrısı2
- çocuk gibi nickten küfür peyda eden yazarlar5
- israil nüfusunun yarısı müslüman3
- sıkıldım13
- g i l d e d l i l y27
- sözlüğün en zeki yazarı anketi5
- yer çekimi mi atmosfer basıncı mı5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- gocu35
sevdiği entry'ler
hayattaki o fütursuz denemeler gibi, çakmağın birkaç kifayetsiz çabası sonucu yakılan sigaradan derin bir nefes alıp, parmaklarda sallanan o antrasit kokulu beyazlığa bakarak yaşanmışlığı, yaşanılanı ve yaşanacakları irdelemek.
parmaklarındaki o kontrolü tamamen kendisinde ve dibine kadar yansa da tutuşmayacak olan filtre kısmını görür birey sigarasının. Tıpkı yaşadığı, kendisine ait sandığı ama aslında hiç de ona ait olmayan ömrü gibidir. Aslında hayat; içi tıka basa zehir, dışı ise başlarda bembeyaz ve tertemiz olan o kağıttan ibarettir. Sonra çakmağın ateşlendiği ana gider birey. Kendisine ait sandığı o ömür, aslında yanmasına karar veren El'e aittir. Yanmaya başlayan uç kısmına odaklanır sonra sigarasının, ne kadar da tatlı ve masum gelir o ilk nefesler. Lezzet verir içene, lakin için için yanar o sigara ve sadece yandığı an kadarı kızıl, yandığı kısım kadarı kül olur, tekdüze bir hayat yaşayan ölüler misali. Bazen derin, bazen kesik nefeslerle tükenir birey de tıpkı o sigara gibi hayatta. Ve hep kızıla çalan acılarının üstünde birikir külleri. izmaritini, o ömrünü tutan El'ler yine keyfinde ve acıdan uzaktır hep. Ve o sigara gibi birey de sadece kendisine keyif verdiği kadar vardır ve sahiplenilir o tutunduğu hayatta. Sonra verdiği keyfe, birlikte geçirilen nefeslere aldırılmadan külleri savrulur bir çöp gibi umarsızca. O mutluluk verdiği geçmişine rağmen, sanki hiç keyif alınmamış ve külden olduğu sanılan pis bir çöp gibi savrulmaktan ibarettir aslında her şey. Bazen de bir küllükte unutulur birey, küllerinin içinde boğulur belki ama yine de içten içe yanmaya devam eder. Tıpkı is kokmak istemeyen El'lere maşa olan o hayatın insafına bırakılmak gibi. ve beyazlığının son demini yaşar birey bazen kaderini maşa gibi tutan o küllüklerde. misafiri olduğu hayatın genzini yakmaya başladığından mıdır yoksa tadını ve lezzetini artık dibine kadar yaşattığından mı bilinmez, daha sert parmak darbeleriyle küllenir bazen birey o küllüklere. Ama kor ateşi yine sadece onu yakar ve o El'ler her daim muaftır, sadece bakar. Ve de artık sonuna varılır bazen bir sigaranın, hayatın, yaşanacakların. O son çekilen nefes, alınan son oksijen olur belki. Bazen bir çöpe, bazen bir kaldırım kenarına, bazen bir sokak mazgalına doğru savrulur sigaralar da o tükenen hayatlar gibi. Veya bir küllükte, kor ateşin her zerresini yaşata yaşata ezilir başları, o izmariti tutan El'in bakımlı parmaklarının arasında.
parmaklarındaki o kontrolü tamamen kendisinde ve dibine kadar yansa da tutuşmayacak olan filtre kısmını görür birey sigarasının. Tıpkı yaşadığı, kendisine ait sandığı ama aslında hiç de ona ait olmayan ömrü gibidir. Aslında hayat; içi tıka basa zehir, dışı ise başlarda bembeyaz ve tertemiz olan o kağıttan ibarettir. Sonra çakmağın ateşlendiği ana gider birey. Kendisine ait sandığı o ömür, aslında yanmasına karar veren El'e aittir. Yanmaya başlayan uç kısmına odaklanır sonra sigarasının, ne kadar da tatlı ve masum gelir o ilk nefesler. Lezzet verir içene, lakin için için yanar o sigara ve sadece yandığı an kadarı kızıl, yandığı kısım kadarı kül olur, tekdüze bir hayat yaşayan ölüler misali. Bazen derin, bazen kesik nefeslerle tükenir birey de tıpkı o sigara gibi hayatta. Ve hep kızıla çalan acılarının üstünde birikir külleri. izmaritini, o ömrünü tutan El'ler yine keyfinde ve acıdan uzaktır hep. Ve o sigara gibi birey de sadece kendisine keyif verdiği kadar vardır ve sahiplenilir o tutunduğu hayatta. Sonra verdiği keyfe, birlikte geçirilen nefeslere aldırılmadan külleri savrulur bir çöp gibi umarsızca. O mutluluk verdiği geçmişine rağmen, sanki hiç keyif alınmamış ve külden olduğu sanılan pis bir çöp gibi savrulmaktan ibarettir aslında her şey. Bazen de bir küllükte unutulur birey, küllerinin içinde boğulur belki ama yine de içten içe yanmaya devam eder. Tıpkı is kokmak istemeyen El'lere maşa olan o hayatın insafına bırakılmak gibi. ve beyazlığının son demini yaşar birey bazen kaderini maşa gibi tutan o küllüklerde. misafiri olduğu hayatın genzini yakmaya başladığından mıdır yoksa tadını ve lezzetini artık dibine kadar yaşattığından mı bilinmez, daha sert parmak darbeleriyle küllenir bazen birey o küllüklere. Ama kor ateşi yine sadece onu yakar ve o El'ler her daim muaftır, sadece bakar. Ve de artık sonuna varılır bazen bir sigaranın, hayatın, yaşanacakların. O son çekilen nefes, alınan son oksijen olur belki. Bazen bir çöpe, bazen bir kaldırım kenarına, bazen bir sokak mazgalına doğru savrulur sigaralar da o tükenen hayatlar gibi. Veya bir küllükte, kor ateşin her zerresini yaşata yaşata ezilir başları, o izmariti tutan El'in bakımlı parmaklarının arasında.