bugün
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak12
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe5
- sözlük kürdü54
- 30 liraya satılan tavuk döner6
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- happn5
- cadılar bayramı kutlayan kız6
- türklerin ırkçı olması8
- kartoncu abi ırkçı mı3
- ismail kartal23
- askerlik anıları5
- durkheimın intihar teorisi2
- osman pamukoğlu14
- tek adam rejimi3
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi6
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- annenin ölmesi4
- bira kadın içeceğidir2
- apart otelde arap şeyhleri vardı2
- taha duymaz2
- ukab2
- dağa çıkıp barış istiyoruz demek4
- tbt2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı5
- sürdürülebilirlik2
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak6
- etnik köken20
- yavıdilerin cadılar bayramını silklememesi4
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- sözlük türk ü2
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil2
- ileri dönüşüm3
- hastası olunan sözler3
- ananınkiii diyen karı3
- aykolik nerede4
- rahiple ciddi ciddi konuşan yavıdi3
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- ırkçılık yapmayın12
- boğaziçi üniversitesi4
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak4
- akp den savcı sayan'a uyarı4
sevdiği entry'ler
hayattaki o fütursuz denemeler gibi, çakmağın birkaç kifayetsiz çabası sonucu yakılan sigaradan derin bir nefes alıp, parmaklarda sallanan o antrasit kokulu beyazlığa bakarak yaşanmışlığı, yaşanılanı ve yaşanacakları irdelemek.
parmaklarındaki o kontrolü tamamen kendisinde ve dibine kadar yansa da tutuşmayacak olan filtre kısmını görür birey sigarasının. Tıpkı yaşadığı, kendisine ait sandığı ama aslında hiç de ona ait olmayan ömrü gibidir. Aslında hayat; içi tıka basa zehir, dışı ise başlarda bembeyaz ve tertemiz olan o kağıttan ibarettir. Sonra çakmağın ateşlendiği ana gider birey. Kendisine ait sandığı o ömür, aslında yanmasına karar veren El'e aittir. Yanmaya başlayan uç kısmına odaklanır sonra sigarasının, ne kadar da tatlı ve masum gelir o ilk nefesler. Lezzet verir içene, lakin için için yanar o sigara ve sadece yandığı an kadarı kızıl, yandığı kısım kadarı kül olur, tekdüze bir hayat yaşayan ölüler misali. Bazen derin, bazen kesik nefeslerle tükenir birey de tıpkı o sigara gibi hayatta. Ve hep kızıla çalan acılarının üstünde birikir külleri. izmaritini, o ömrünü tutan El'ler yine keyfinde ve acıdan uzaktır hep. Ve o sigara gibi birey de sadece kendisine keyif verdiği kadar vardır ve sahiplenilir o tutunduğu hayatta. Sonra verdiği keyfe, birlikte geçirilen nefeslere aldırılmadan külleri savrulur bir çöp gibi umarsızca. O mutluluk verdiği geçmişine rağmen, sanki hiç keyif alınmamış ve külden olduğu sanılan pis bir çöp gibi savrulmaktan ibarettir aslında her şey. Bazen de bir küllükte unutulur birey, küllerinin içinde boğulur belki ama yine de içten içe yanmaya devam eder. Tıpkı is kokmak istemeyen El'lere maşa olan o hayatın insafına bırakılmak gibi. ve beyazlığının son demini yaşar birey bazen kaderini maşa gibi tutan o küllüklerde. misafiri olduğu hayatın genzini yakmaya başladığından mıdır yoksa tadını ve lezzetini artık dibine kadar yaşattığından mı bilinmez, daha sert parmak darbeleriyle küllenir bazen birey o küllüklere. Ama kor ateşi yine sadece onu yakar ve o El'ler her daim muaftır, sadece bakar. Ve de artık sonuna varılır bazen bir sigaranın, hayatın, yaşanacakların. O son çekilen nefes, alınan son oksijen olur belki. Bazen bir çöpe, bazen bir kaldırım kenarına, bazen bir sokak mazgalına doğru savrulur sigaralar da o tükenen hayatlar gibi. Veya bir küllükte, kor ateşin her zerresini yaşata yaşata ezilir başları, o izmariti tutan El'in bakımlı parmaklarının arasında.
parmaklarındaki o kontrolü tamamen kendisinde ve dibine kadar yansa da tutuşmayacak olan filtre kısmını görür birey sigarasının. Tıpkı yaşadığı, kendisine ait sandığı ama aslında hiç de ona ait olmayan ömrü gibidir. Aslında hayat; içi tıka basa zehir, dışı ise başlarda bembeyaz ve tertemiz olan o kağıttan ibarettir. Sonra çakmağın ateşlendiği ana gider birey. Kendisine ait sandığı o ömür, aslında yanmasına karar veren El'e aittir. Yanmaya başlayan uç kısmına odaklanır sonra sigarasının, ne kadar da tatlı ve masum gelir o ilk nefesler. Lezzet verir içene, lakin için için yanar o sigara ve sadece yandığı an kadarı kızıl, yandığı kısım kadarı kül olur, tekdüze bir hayat yaşayan ölüler misali. Bazen derin, bazen kesik nefeslerle tükenir birey de tıpkı o sigara gibi hayatta. Ve hep kızıla çalan acılarının üstünde birikir külleri. izmaritini, o ömrünü tutan El'ler yine keyfinde ve acıdan uzaktır hep. Ve o sigara gibi birey de sadece kendisine keyif verdiği kadar vardır ve sahiplenilir o tutunduğu hayatta. Sonra verdiği keyfe, birlikte geçirilen nefeslere aldırılmadan külleri savrulur bir çöp gibi umarsızca. O mutluluk verdiği geçmişine rağmen, sanki hiç keyif alınmamış ve külden olduğu sanılan pis bir çöp gibi savrulmaktan ibarettir aslında her şey. Bazen de bir küllükte unutulur birey, küllerinin içinde boğulur belki ama yine de içten içe yanmaya devam eder. Tıpkı is kokmak istemeyen El'lere maşa olan o hayatın insafına bırakılmak gibi. ve beyazlığının son demini yaşar birey bazen kaderini maşa gibi tutan o küllüklerde. misafiri olduğu hayatın genzini yakmaya başladığından mıdır yoksa tadını ve lezzetini artık dibine kadar yaşattığından mı bilinmez, daha sert parmak darbeleriyle küllenir bazen birey o küllüklere. Ama kor ateşi yine sadece onu yakar ve o El'ler her daim muaftır, sadece bakar. Ve de artık sonuna varılır bazen bir sigaranın, hayatın, yaşanacakların. O son çekilen nefes, alınan son oksijen olur belki. Bazen bir çöpe, bazen bir kaldırım kenarına, bazen bir sokak mazgalına doğru savrulur sigaralar da o tükenen hayatlar gibi. Veya bir küllükte, kor ateşin her zerresini yaşata yaşata ezilir başları, o izmariti tutan El'in bakımlı parmaklarının arasında.