bugün

dün gece ortak tarih sayacımızı 1(bir) arttırdık sevgili düş krallığı sakinleri, pek değerli pesimist proleterler. bu tamamen astrolojik safsatalardan oluşmuş düş yaşamınızın yeni sayfasında neler yazacak, ah çok merak ediyorum!
aslına bakarsanız hiçbir halt değişmeyecek , nevrotikliğiniz baki kalacak. kutsal kuzey ışıkları aydınlatırken o sefil, acınası ve korkudan titreyen bedeninizi ren geyikleri sürülerine rastlayıp santa claus'u arayacaksınız okyanusun sonsuzluğunda.
bu skimsonik dünyadaki edilgenliğiniz baki kalacak , tek yapabileceğiniz "eyes wide shut", iki tek at sonra kapa ışığı ve yat. melankoliğe teslim olursunuz ve belki de bilinçaltınızdaki hatunlardan birini çıkartıp kendinizi avutursunuz o transandantal yolculuklarınızla.

off, mutlu olmaya hakkınız var fakir dostlarım , biliyorum... "There's a hole in the world like a great black pit, and it's filled with people who are filled with shit, and the vermin of the world inhabit it, but not for loooong!" ahh değişebiliriz, düzeltebiliriz, yeniden denemek mümkün... ah be canlarım keşke bunlar gerçek olabilseydi. keşke v sadece bir çizgi roman kahramanı olmasaydı. ben bile isterdim bunu gerçekten ,çünkü bu şekilde zengin olmak çok sıkıcı olmaya başlıyor.

ah dibinize dinamit koyup yıksalar haberiniz olmayacak! litosferi altınızdan çekseler ruhunuz bile duymayacak. hala gelmiş de bir şeyleri değiştirebilecek güçte olduğunuzdan bahsediyorsunuz. times , taksim meydanları gibi yerler sizlerin gazını almak için konulmuş gibi oralara. konuşuyor , rahatlıyor , medeniyetin gereğini yerine getiriyor ve evlerinize gidiyorsunuz . gerçekten de muazzam bir güç bu sizinkisi!

upper east side'da ya da notting hill'de yaşamak mı istiyorsunuz hala sizi beyaz perde romantikleri ? minibüsünüze binip buralardan uzaklara gitmek mi istiyorsunuz? çocukken gidemediniz şimdi nasıl gideceksiniz düşünün arkanızda bırakacaklarınızı: evet asla gidemeyeceksiniz. hiçbir yere gidemeyeceksiniz. hiçbir şeyi değiştiremeyeceksiniz. hayatınızın bir değeri olduğunu anlayamayacaksınız, her şey çok hızlı gelişiyor. burada, sahip olduğunuz o tek hayatın içinde kaldınız siz. sadece zaman akıp geçti sizin yanınızdan ve geçerken sizi fark etmedi bile.
her sene tekrarlanan olgudur. geçen sene bana ne verdi ki bu sene bir şeyler değişsin ?!?!?! diye soruların ardı arkası kesilmez a dostlar. koca bir sene beklenmemeli değişikliklerin olması. *
her yıl düşündüğüm şey. her yıl müthiş kutlamalar, süslemeler, herkeste bir mutluluk... yeni yıl çünkü yeni umutlar var. ama saat 00:00 ı geçtiği anda noluyo? ne değişiyo ki? hep beraber saydık 10 dan geri... kutlamamızı yaptık, uyuduk ve 2009 un ilk sabahıyla uyandık. gene kahvaltımızı yaptık, tv yi açıp birşeyler izledik, aynı olan hayatımıza devam ettik.
Kendimizi bir anda insanların haywanlarca yiyip içtiği , ortalığı birbirine kattığı , dj'in bir tiesto açıp "hadi beyler kopuyoruz " dedikten sonra ani bir geçişle kibariye açmasıyla beyin hücrelerimizin çoğunu kaybettiğimi düşünmem ile noktalanan gecedir.

Birde geri sayım vardır ki bu kadar iğrenç olamaz. Herkesin saati yanlış gösterir. Geri saymaya başlanır 10 -9 -8 ... biri oradan çıkar "Ya beyler daha 3 dakka var !" sonra onunla uğraş dur.

Neyse 3-2-1 sayılır yeni yıla girilir. Ama o bir milisaniye öncesiyle sonrası arasında bir fark yoktur. insanı derinden sarsar bu. Hatun telefonu açmaz uyuya kaldım der.

Ağlanacak halimize gülerek Elimizde J&B farklı bir yatakta uyanırız ...

1 ocak 2009 saat 02.15

Olaylar gerçek zamanlı olarak meydana gelmektedir.