bugün

'04 yapımı, senaryosunu ahmet yurkadul'un yazdığı, yönetmenliğini ise veli çelik'in üstlendiği bir televizyon filmi. daha önce de izlemiştim bunu. genelde sabaha karşı, sabah, ya da pazar günü öğleden sonra atv'de gösterilir; denk gelen seyirci de oyuncu kadrosuna bakıp, 'lan bir ben yokum ha' der, ve izler. öyle sanıyorum yani; en azından ben ilk izlediğimde ahmet ve şevket abilerimizi görüp, 'du' bi bakayım ya' demiş, sonradan da 'ne iyi etmişim lan' diye de eklemiştim.

cast süper demiştim ya (demediysem şimdi diyorum ne var), harbiden öyle, koftiden değil. yıllar yıllar önce kasabadan ayrılan ve yarım kalan bir işi tamamlamak için geri dönen semih rolünde ahmet mümtaz taylan; kasabanın en alımlı ve güzel kızı, ayrıca kemal'in de uzatmalısı nermin rolünde melisa sözen; kasabanın aylağı, serserisi, ve bana göre kofti aşığı kemal rolünde şevket çoruh abim var. yan rollerde ise şerif sezer, eşref kolçak, haldun boysan, nihat nikerel gibi isimler mevcut.

konusu ise bilindik gibi; lakin güzel işlenmiş bana göre. oyunculuklar da sağlam olduğundan mıdır nedir, daha önce de beğenmiştim, yine beğendim arkadaş. küçükken kasabadan ayrılmak zorunda kalan semih, anesinin intikamını almak için geri döner, nermin'i, yani melisa'yı görür ahmet abim, olaylar gelişir.

en can alıcı replik ise nermin'in, semih'e kaç yıl içeride yattığını, ve semih'in 8 yıl, artı 5 yıl da nazım baba için, diye cevapladığı sahnedir, ki ahmet abim bu sahnede charles manson'dan daha soğukkanlı durur, kendine hayran bıraktırır. tabii, nermin bu durumu anlamaz ve sorar, neden, diye; o da, nazım baba'yı severdim, der, repliğin sonuna doğru da 'bazen sadece sevmek yeter' diye ekler; deler geçer.