1. .
    iki serseri var:
    Birinci serseri
    köprü altında yatar,
    sularda yıldızları sayar geceleri..
    iki serseri var:
    ikinci serseri
    atlas yakalı sarhoş sofralarında
    Bağdatlı bir dilencinin çaldığı sazdır.
    Fransız emperyalizminin
    idare meclisinde ayvazdır.

    Ben:
    Ne köprü altında yatan,
    ne de atlas yakalı sarhoş sofralarında
    saz çalıp Arabistan fıstığı satan-
    -ların
    şairiyim;

    topraktan, ateşten ve demirden
    hayatı yaratan-
    -ların
    şairiyim
    ben.

    iki serseri var:
    ikinci serseri
    yolumun üstünde duruyor
    ve soruyor
    bana:
    "PROLETER
    dediğimin
    ne biçim kuş
    olduğunu?"

    Anlaşılan
    Bağdadî şaklaban
    unutmuş
    Mösyö kimle beraber
    Adana-Mersin hattında o kuşu yolduğunu...

    iki serseri var:
    ikinci serseri
    pencerelerden bir gölge gibi girer
    geceleri..
    iki serseri var:
    ikinci serseri
    halkın alınterinden altın yapanlara
    kendi kafatasında hurma rakısı sunar.

    Ben hızımı asırlardan almışım,
    Bende her mısra bir yanardağ hatırlatır.
    Ben ki halkın ne alınterinden on para çalmışım
    ne de bir şairin cebinden bir satır...

    iki serseri var:
    ikinci serseri
    meydana dört topaç gibi saldığım dört eseri
    sanmış ki yazmışım kendileri
    için.
    Halbuki benim
    bir serseriye hitap eden
    ikinci yazım işte budur:
    Atlas yakalı sarhoş sofralarının sazı
    Fransız sermayesinin hacı ayvazı
    bu yazdığım yazı
    örse balyoz salanların şimşekli yumruğudur
    katmerli yağ yağ ensende
    Ve sen o kemik yaladığın
    sofranın altına girsen de
    -dostun KARAMAÇABEY gibi-
    kaldırıp kaldırıp yere çaaal-
    mak için
    canını burnundan aaal-
    mak için,
    bulacağım seni..
    Koca göbeklerin Russel kuşağı sen,
    sen uşşşak murabbaı,
    sen uşşşak mik'abı
    satılmış uşşakların uşşşağı sen!

    Nazım Hikmet
    ... mosquito queen