gecenin şiiri

  1. 13237.
    Ekmek şarap sen ve ben
    bir de sabahın dördü
    dışarda kar
    odamız ılık
    gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
    anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir oğlanla yattığını
    aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığınıkıskandım Gogen’i Tahitilim
    terlemiş vücudunu silerken
    cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
    saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
    güneşi doğurmuştu ölü cisim
    martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
    nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
    sam yelim sahra-i kebirim
    kahrettim her şeye o gün
    babanın şarap çanağına,
    Gogen’e,
    kadere,
    sana,
    bana,
    bir de gittiğin arabanın tekerinene diyordum arkadaş….
    diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
    ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
    daha sonra yaparım hayatın felsefesinisırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni
    bazen kadın hamamında tellak….
    bazen Christoph Colomb
    Napolyon’ken düşünürüm Elbe’de geçen günleri
    Timur’ken Beyazıt’ı yenişimi….
    bir kere Aristo’nun hocası olmuştum
    ona verdiğim dersle gurur duymuştum
    bazen Jan Dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
    bazen odunun ateşleyen bir cellat olurumeğer daha da içersem
    Shakespare halt etmiş derim karşımda
    salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
    işte Mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
    enayiymiş be Platon…
    bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
    anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunuıslak kaldırımlarda yürürken acırım
    önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
    ukalalık işte derim neme lazım senin
    kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş….
    ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
    şehrin izbe sokaklarında
    yavaş yavaş kaybolur benliğim…

    ihsan Yüce
    6 -1 ... romendiyojenyus
entry'i yoruma kapat
  1. henüz yorum girilmemiş.