bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat15
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması5
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler6
- butlancıların birbirine girmesi5
- nervio14
- devran dönecek8
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- din silah para2
- tai gay3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- alevi kızların alev alev yanması11
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken6
- garip başlıklar5
- ülke gündemini umursamamak6
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- idam cezasının geri gelmesi6
- aslan gibi adam7
- kılıçdaroğlu alevi değil etnik bölücüdür2
- victor osimhen17
- murat 1312
- yeni parti7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak3
- shell2
- lan ın ingilizcesi4
- cumartesi pazarı4
- gs yine yanak okşatacak mı2
- ayakkabıları ters giymek4
- bakırköy4
- sözlükteki galatasaraylılar7
- okan buruk11
- ahmet baran yazgan8
- kemal kılıçdaroğlu4
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- biranın üstüne rakı içmek6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- kuşbaşılı pide3
Aydınlık gazetesinin yaptığı haberin gerçek dışı, kötü niyetli bir haber olduğunu herkese göstermiş, olayların doğrusunu belgeleriyle birlikte yayınlayarak bir karalama çalışması yapıldığını delillerini de ortaya koyarak net bir şekilde ispatlamıştır.
Şöyle ki; Arif Taner Tuzcu adlı yazarın kitaplarımı istedim göndermediler demesi üzerine, bizzat bu gerçek dışı beyanda bulunan yazarın kendisinin kitapları kargodan aldığını belgeleyerek, bu karalama amaçlı iddiayı çürütmüş, kendisine çamur at izi kalsın tavrıyla saldıranların kim olduklarını ve nasıl bir amaç güttüklerini kamuoyunda herkesin anlayabileceği şekilde deşifre etmiştir. Haberde adı geçen ibrahim Bilginoğlu adlı yazarın, bilirkişi raporu lehime, mahkeme beni haklı buldu şeklindeki yorumunun üstünden 3 gün geçmeden ibrahim Bilginoğlu’nun davası reddedilmiştir.
Haberi hazırlayan kişinin, habere konu olan yazarların iddialarının doğruluğunu araştırmaması, hatta daha da kötüsü araştırdığı halde kasıtlı bir şekilde böyle gerçek dışı, karalayıcı bir haber yapması sorgulanması gereken son derece vahim bir durumdur.
Bir gazetecinin iki yayınevi arasındaki kavgayı çok iyi bildiği halde bu durumu yani gerçekleri kamuoyundan gizleyerek, sanki sadece adı geçen yazarlarla ikinci Adam Yayınları arasında bir hak mücadelesi varmış gibi yansıtması, kamuoyunu ve okurlarını dilediği gibi yanıltma hakkını kendisinde görmesi üzerine ne söylenilebilinir ki...
Adı geçen gazetenin ses kaydını söyleşi yaptığı kişiye vermekten çekinmesinin ardında ne yatıyor, aslında tabii bir de bunu düşünmek lazım...
Zira ikinci Adam Yayınları ses kaydının yayınlanması ve deşifre edilmesi durumunda gerçek dışı karalama amaçlı haber yapan Aydınlık gazetesi çalışanının işine son verileceğini söylüyor, Aydınlık gazetesi ise suskunluğa bürünüp ısrarla ses kaydını vermiyor...
Şöyle ki; Arif Taner Tuzcu adlı yazarın kitaplarımı istedim göndermediler demesi üzerine, bizzat bu gerçek dışı beyanda bulunan yazarın kendisinin kitapları kargodan aldığını belgeleyerek, bu karalama amaçlı iddiayı çürütmüş, kendisine çamur at izi kalsın tavrıyla saldıranların kim olduklarını ve nasıl bir amaç güttüklerini kamuoyunda herkesin anlayabileceği şekilde deşifre etmiştir. Haberde adı geçen ibrahim Bilginoğlu adlı yazarın, bilirkişi raporu lehime, mahkeme beni haklı buldu şeklindeki yorumunun üstünden 3 gün geçmeden ibrahim Bilginoğlu’nun davası reddedilmiştir.
Haberi hazırlayan kişinin, habere konu olan yazarların iddialarının doğruluğunu araştırmaması, hatta daha da kötüsü araştırdığı halde kasıtlı bir şekilde böyle gerçek dışı, karalayıcı bir haber yapması sorgulanması gereken son derece vahim bir durumdur.
Bir gazetecinin iki yayınevi arasındaki kavgayı çok iyi bildiği halde bu durumu yani gerçekleri kamuoyundan gizleyerek, sanki sadece adı geçen yazarlarla ikinci Adam Yayınları arasında bir hak mücadelesi varmış gibi yansıtması, kamuoyunu ve okurlarını dilediği gibi yanıltma hakkını kendisinde görmesi üzerine ne söylenilebilinir ki...
Adı geçen gazetenin ses kaydını söyleşi yaptığı kişiye vermekten çekinmesinin ardında ne yatıyor, aslında tabii bir de bunu düşünmek lazım...
Zira ikinci Adam Yayınları ses kaydının yayınlanması ve deşifre edilmesi durumunda gerçek dışı karalama amaçlı haber yapan Aydınlık gazetesi çalışanının işine son verileceğini söylüyor, Aydınlık gazetesi ise suskunluğa bürünüp ısrarla ses kaydını vermiyor...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar