bugün
- buddy dude14
- deliliğin tedavisi6
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek9
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- deyyus u ekber4
- gocu29
- karşı cinste hayran olunan özellik11
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı3
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- güzel kızların isimleri3
- sözlüğün amacı3
- selenoid valfin ne olduğunu bilen kız3
- sueda uluca5
- kenan yıldız3
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi3
- milli maçı izlemeyen erkek22
- sevgilisine ayı diyen kız6
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı5
- git commit mesajlarında duygu durumu2
- hilal yelekçi3
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- almanya 7 curaçao 13
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- curaçao4
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- arda güler8
- evlenmemeyi başarı olarak görmek3
- bardağı taşıran son damla7
- leyla cengiz beauty'nin 4000 tl kaporaya çökmesi3
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- türkiye a milli futbol takımı3
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- zion suzuki2
- ertan özyiğiti uzaylılar kaçırsaydı3
- kadınlar neyden hoşlanır10
- vincenzo montella9
- bugün hollanda japonya maçı saat 23 te trt 1 de2
- avustralya9
- kemal kılıçdaroğlu15
- naylon çorap fetişi2
- ilk ev hapsi bilekliğim4
- trt 12
- başıboş köpek sorunu4
- en iyi antidepresan19
- carlsberg elephant2
Mendereste derslerime girerken neredeyse tapınmak üzere olduğum kişilikti. Kendisi bilmez ama okuduğum bölümü seçmemin nedenlerinden biri de odur. Ders sırasında sergilediği inanılmaz anlatımla sizi hiç sıkmadan saatlerce derste tutabilir. Bundan yaklaşık 3-4 sene öncesinden bahsediyorum: Belki de dünyanın en geniş görüşlü insanlarından bir tanesiydi.
Kendisinin dindar olduğunu bilirdik ama bunu bizlere çok yansıtmazdı. Hatta hiç yansıtmazdı. Bir enstantane hatırlıyorum örneğin: Bilgi yarışmasına gidiyorduk ve hoca çocuğundan bahsediyordu: ilk okula giden bir oğlu olduğunu anlatıyordu. Oğlu birkaç gün önce Celal hocaya Cuma namazına gidip orada yaşadıklarını anlatmış ve çok değişik duygular hissettiğinden bahsetmiş. Celal Hoca o güne kadar çocuğuna dini bir bilgi vermemiş anladığım kadarıyla. (Neden anlatıyorsun diyen olursa birazdan geliyor.). Burada da gördüğümüz üzere hocanın din konusuna çok değişik ve açık görüşlü bir yaklaşımı var. Zaten dinlediğim kadarıyla da kendisi de böyle biri: Açık görüşlü.
Hocanın bir süredir yayınladığı yazılara baktığımda bütün hayatımı değiştiren kişinin Celal Fedai olduğunu unutmak istiyorum. Bilgeliğin, mantığın ve analitik düşüncenin zirvesi diye tahayyül ettiğim kişi her yazısında başka bir mantık hatasına düşmekte, aynı yazı içinde kendisiyle çelişip durmakta. Ben ki bu aciz beynimle bunları fark ediyorsam hocanın bunları yapması imkansız geliyor bana. Hep diyorum birilerinin zoruyla yada yaranmak için mi... Neyse Celal Hoca ile aynı cümle de yakışmaz bu diyeceklerim. Din ile ilgili çok naif düşünceleri olan birinin bir anda islamiyet kültürü savunuculuğuna geçmiş olması gerçekten beni düşündürüyor.
Celal Hocaya kendi hocası Rıza Filizok'tan bir tavsiye söylemek isterim: "Yeni edebiyatın kaynağının ne olacağı hatta yeni yaşam tarzımızın ne olacağı çoktandır konuşuluyor. insanlar islamiyetten mi, eski Türk medeniyetinden mi yoksa Batı'dan mı beslenmeliler? Cevabı basit: Hepsini aynı anda kullanmak gerek.
Celal Fedai'nin ve arkadaşlarının iktidarı kaf'la yazmak istemesi anlaşılır gibi değil. Marksistlerin özgürlük gibi kelimelerin üzerinde hegemonya kurduğundan bahsediyor yazısının girişinde. Bugüne kadar islami görüşlü insanlar bugüne kadar özgürlük kelimesini sadece türban için kullanmasalardı, hoş görü dini olan islamiyetin gerekliliklerini yerine getirip diğer dinlere ve başka şeylere özgürlüğü savunmaya başlasalardı Marksistler bu kelimeyi hiç üstlerine alamayacaklardı. Hocanın Marksist yada Sosyal Demokrat kişilerin iktidara gelecek olmasından bu kadar korkması da anlaşılır gibi değil. Belki bu anlaşılır ama Celal Fedai gibi bir adamın tutupta bütün ülkeyi ikiye bölüp islami taban iktidar olsun, biz iktidarı kaf ile yazacağız demesi hiç anlaşılır değil. Biri de çıkıp hocaya ne olduğunu anlatsın bana.
Daha yazar giderim ama belki bilmediğim bir şey vardır. Belki öğrenirsem üstüne yazarım çokça.
Kendisinin dindar olduğunu bilirdik ama bunu bizlere çok yansıtmazdı. Hatta hiç yansıtmazdı. Bir enstantane hatırlıyorum örneğin: Bilgi yarışmasına gidiyorduk ve hoca çocuğundan bahsediyordu: ilk okula giden bir oğlu olduğunu anlatıyordu. Oğlu birkaç gün önce Celal hocaya Cuma namazına gidip orada yaşadıklarını anlatmış ve çok değişik duygular hissettiğinden bahsetmiş. Celal Hoca o güne kadar çocuğuna dini bir bilgi vermemiş anladığım kadarıyla. (Neden anlatıyorsun diyen olursa birazdan geliyor.). Burada da gördüğümüz üzere hocanın din konusuna çok değişik ve açık görüşlü bir yaklaşımı var. Zaten dinlediğim kadarıyla da kendisi de böyle biri: Açık görüşlü.
Hocanın bir süredir yayınladığı yazılara baktığımda bütün hayatımı değiştiren kişinin Celal Fedai olduğunu unutmak istiyorum. Bilgeliğin, mantığın ve analitik düşüncenin zirvesi diye tahayyül ettiğim kişi her yazısında başka bir mantık hatasına düşmekte, aynı yazı içinde kendisiyle çelişip durmakta. Ben ki bu aciz beynimle bunları fark ediyorsam hocanın bunları yapması imkansız geliyor bana. Hep diyorum birilerinin zoruyla yada yaranmak için mi... Neyse Celal Hoca ile aynı cümle de yakışmaz bu diyeceklerim. Din ile ilgili çok naif düşünceleri olan birinin bir anda islamiyet kültürü savunuculuğuna geçmiş olması gerçekten beni düşündürüyor.
Celal Hocaya kendi hocası Rıza Filizok'tan bir tavsiye söylemek isterim: "Yeni edebiyatın kaynağının ne olacağı hatta yeni yaşam tarzımızın ne olacağı çoktandır konuşuluyor. insanlar islamiyetten mi, eski Türk medeniyetinden mi yoksa Batı'dan mı beslenmeliler? Cevabı basit: Hepsini aynı anda kullanmak gerek.
Celal Fedai'nin ve arkadaşlarının iktidarı kaf'la yazmak istemesi anlaşılır gibi değil. Marksistlerin özgürlük gibi kelimelerin üzerinde hegemonya kurduğundan bahsediyor yazısının girişinde. Bugüne kadar islami görüşlü insanlar bugüne kadar özgürlük kelimesini sadece türban için kullanmasalardı, hoş görü dini olan islamiyetin gerekliliklerini yerine getirip diğer dinlere ve başka şeylere özgürlüğü savunmaya başlasalardı Marksistler bu kelimeyi hiç üstlerine alamayacaklardı. Hocanın Marksist yada Sosyal Demokrat kişilerin iktidara gelecek olmasından bu kadar korkması da anlaşılır gibi değil. Belki bu anlaşılır ama Celal Fedai gibi bir adamın tutupta bütün ülkeyi ikiye bölüp islami taban iktidar olsun, biz iktidarı kaf ile yazacağız demesi hiç anlaşılır değil. Biri de çıkıp hocaya ne olduğunu anlatsın bana.
Daha yazar giderim ama belki bilmediğim bir şey vardır. Belki öğrenirsem üstüne yazarım çokça.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar