bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası22
- masklavi ile çay içmek4
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- fizik kurallarından muaf olmak2
- kötü adamların adamlarına sigorta yapmaması2
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması2
- amigurumi2
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- eve jobs2
- kale3112 ifşa5
- gözlüğü çıkarınca superman olan clark kent2
- yeşilçam da zenginlerin sürekli viski içmesi2
- filmlerde bir yere girince kapıyı kapamamaları2
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi2
- 20 ekim 2026 galatasaray strasbourg basketbol maçı2
- kolye140
- sabahları nefret edilen şeyler4
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı19
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek8
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- kabataş yalanı3
- saçını topuz yapan erkek2
- ozan tufan'ın beşiktaş'a karşı gol geleneği2
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- güzellik göreceli değildir7
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- coskuyla sabunlanan pipi8
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- fon vurgunu30
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- türkiye nin en büyük sorunu12
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- usualsuspects'in ayağı15
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler70
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- yazarların hayattaki başarıları9
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- üşümek hiç ısınmamak4
Eşcinsellik ...
bazılarına göre tercih, hastalık veya düzeltilebilir bir şey; yani bir hata. bazılarına göre cinsel sapkınlık- sapıklık ya da son yılların modası haline gelmiş bir şey. itirazı olan? ne de olsa heteroseksüel- egemen bir toplumda yaşıyoruz.
" tercih değil; yönelimdir. "
neden yönelim denmeli? çünkü kimse buna karar vermez. e tercihler de kararlar doğrultusunda yapılır. biraz düşünüp ' ya ben en iyisi eşcinsel olayım. ' demezsiniz. aynı şekilde heteroseksüeller de buna karar vermiyorlar. onların yönelimi de karşı cinse doğru.
ille fark arayan heteroseksüeller için gelsin bu paragraf:
tek fark karşınızdakinin cinsiyetinin sizinle aynı olmasıdır. onun dışında aşk yine aşk, sevgi yine sevgi...bir kadının bir kadına aşık olması, bir kadının bir erkeğe aşık olmasıyla aynı şeydir. aşk aynı yerden vurur; kalpten. aynı şekilde aklınız beş karış havada olur, aynı şekilde ayrıldığınız zaman acı çekersiniz.
fark ise homofobik bazı insanların düşüncelerinde yatar. mesela;
özellikle lezbiyen kişilere bazı özgüven patlaması yaşayan erkekler tarafından çok defa tekrar edilen bir şey vardır:
- ya abi, bu kız beni bir görseydi, lezbiyen falan olmazdı. iyi erkeğe denk gelmemiş.
evet. burdan lezbiyen olmaktaki tek nedenin ' iyi erkek ' bulunamamış olması olduğunu anlıyoruz. peki gerçekler ne diyor? ona da şöyle bir örnek vereceğim;
bir erkek eşcinsel kişi, karşısındaki az önceki cümleyi sarfeden heteroseksüel kişiye:
- asıl sen beni görseydin kesin gey olurdun, sana da iyi erkek denk gelmemiş abi ya...
deseydi... yani mantık böyle işleseydi demek istiyorum... bu diyalogdan sonra türkiye şartlarında kan gövdeyi götürürdü heralde.
iyi de heteroseksüellerin bunu ifade etme özgürlüğü var da, eşcinseller ifade edince neden şiddet uygulanıyor? sanki eşcinsel insanlar her gördüğü ' güzelmiş/ yakışıklıymış ' dedikleri kişiyle ilişki mi kurmaya çabalıyorlar?
hayır kimse korkmasın diye söylüyorum; prosedür hetero- ilişkilerde nasılsa, diğerinde de öyle. kur yaparsın, sana karşı bir şeyler hissediyor mu karşındaki diye bakarsın, açılırsın falan.
bu homofobiklik niye ve neden şiddete dönüşüyor?
arachnophobia sahibi insanlar örümceklere eziyet mi ediyor? yani bu fobi olayı şiddet mi getiriyor beraberinde?
benim fikrime göre homofobisi olan insanların içinde eşcinsellik yatıyor. eşcinsellerle aynı ortamda bulununca veya diyalog kurunca sanki kendilerinin hisleri açığa çıkacakmış gibi hissediyorlar ve bunu da şiddetle bastırmaya aynı zamanda bu şiddeti göstererek diğer insanlara " normal " olduklarını iletmeye çabalıyorlar. şimdi bütün homofobikler inkar eder bunu, ben de kanıtlayamam zaten.
ayrıca eşcinselliğin bir tarafı daha var; sorgulama. evet. heteroseküeller kendilerini ' neden ben böyleyim? neden karşı cinsten hoşlanıyorum? ' diye sorgulamazlar. genel kanı bu yönde; çünkü bu bilemediğimiz bazı merciiler tarafından ' normal ' olarak addedilmiş.
halbuki eşcinsel insan sorgular. kendini, duygularını, bunların nedenlerini... o yüzden genel olarak daha duygusal, duygulara önem veren ve bunları anlamlandırma çabası içersinde olan insanlardır.
bir de suna değinmek istiyorum: yapılan bir istatistiğe göre işyerinde gey olduğu bilinen bir insanın maaşı , heteroseksüel olanlara nazaran daha düşük veriliyor ya da zaten hiç ise alınmıyorlar.
ben burdaki mantığın sırrına eremedim henüz. yani eş cinsel olmak zekadan mı azaltıyor? herhalde böyle düşünüyor olmalılar.
neyse konuyu daha fazla uzatmadan,
özetle:
eşcinselliğin kollektif olarak kabul edilme meselesi önce bireysel olarak kabul etmekten geçiyor. insanı cinsel yönelimine göre yargılamak bir çeşit faşişzmdir bana göre. ama en azından günümüzde bunu ' normal ' karşılayan insan sayısı epey arttı. ama yine de eşcinsel insanların kendi haklarını savunması gerek. öyle oturulan yerden ' o benim hakkımı savunsunculuk ' olmaz. aktif olup bunu göstermek ve anlatmak gerek. bugün anlatılır, kimse kabul etmez; ama aynı şeyi 5 yıl sonra anlarlar, 5 yıl sonra kabul ederler. *
edit: imla
bazılarına göre tercih, hastalık veya düzeltilebilir bir şey; yani bir hata. bazılarına göre cinsel sapkınlık- sapıklık ya da son yılların modası haline gelmiş bir şey. itirazı olan? ne de olsa heteroseksüel- egemen bir toplumda yaşıyoruz.
" tercih değil; yönelimdir. "
neden yönelim denmeli? çünkü kimse buna karar vermez. e tercihler de kararlar doğrultusunda yapılır. biraz düşünüp ' ya ben en iyisi eşcinsel olayım. ' demezsiniz. aynı şekilde heteroseksüeller de buna karar vermiyorlar. onların yönelimi de karşı cinse doğru.
ille fark arayan heteroseksüeller için gelsin bu paragraf:
tek fark karşınızdakinin cinsiyetinin sizinle aynı olmasıdır. onun dışında aşk yine aşk, sevgi yine sevgi...bir kadının bir kadına aşık olması, bir kadının bir erkeğe aşık olmasıyla aynı şeydir. aşk aynı yerden vurur; kalpten. aynı şekilde aklınız beş karış havada olur, aynı şekilde ayrıldığınız zaman acı çekersiniz.
fark ise homofobik bazı insanların düşüncelerinde yatar. mesela;
özellikle lezbiyen kişilere bazı özgüven patlaması yaşayan erkekler tarafından çok defa tekrar edilen bir şey vardır:
- ya abi, bu kız beni bir görseydi, lezbiyen falan olmazdı. iyi erkeğe denk gelmemiş.
evet. burdan lezbiyen olmaktaki tek nedenin ' iyi erkek ' bulunamamış olması olduğunu anlıyoruz. peki gerçekler ne diyor? ona da şöyle bir örnek vereceğim;
bir erkek eşcinsel kişi, karşısındaki az önceki cümleyi sarfeden heteroseksüel kişiye:
- asıl sen beni görseydin kesin gey olurdun, sana da iyi erkek denk gelmemiş abi ya...
deseydi... yani mantık böyle işleseydi demek istiyorum... bu diyalogdan sonra türkiye şartlarında kan gövdeyi götürürdü heralde.
iyi de heteroseksüellerin bunu ifade etme özgürlüğü var da, eşcinseller ifade edince neden şiddet uygulanıyor? sanki eşcinsel insanlar her gördüğü ' güzelmiş/ yakışıklıymış ' dedikleri kişiyle ilişki mi kurmaya çabalıyorlar?
hayır kimse korkmasın diye söylüyorum; prosedür hetero- ilişkilerde nasılsa, diğerinde de öyle. kur yaparsın, sana karşı bir şeyler hissediyor mu karşındaki diye bakarsın, açılırsın falan.
bu homofobiklik niye ve neden şiddete dönüşüyor?
arachnophobia sahibi insanlar örümceklere eziyet mi ediyor? yani bu fobi olayı şiddet mi getiriyor beraberinde?
benim fikrime göre homofobisi olan insanların içinde eşcinsellik yatıyor. eşcinsellerle aynı ortamda bulununca veya diyalog kurunca sanki kendilerinin hisleri açığa çıkacakmış gibi hissediyorlar ve bunu da şiddetle bastırmaya aynı zamanda bu şiddeti göstererek diğer insanlara " normal " olduklarını iletmeye çabalıyorlar. şimdi bütün homofobikler inkar eder bunu, ben de kanıtlayamam zaten.
ayrıca eşcinselliğin bir tarafı daha var; sorgulama. evet. heteroseküeller kendilerini ' neden ben böyleyim? neden karşı cinsten hoşlanıyorum? ' diye sorgulamazlar. genel kanı bu yönde; çünkü bu bilemediğimiz bazı merciiler tarafından ' normal ' olarak addedilmiş.
halbuki eşcinsel insan sorgular. kendini, duygularını, bunların nedenlerini... o yüzden genel olarak daha duygusal, duygulara önem veren ve bunları anlamlandırma çabası içersinde olan insanlardır.
bir de suna değinmek istiyorum: yapılan bir istatistiğe göre işyerinde gey olduğu bilinen bir insanın maaşı , heteroseksüel olanlara nazaran daha düşük veriliyor ya da zaten hiç ise alınmıyorlar.
ben burdaki mantığın sırrına eremedim henüz. yani eş cinsel olmak zekadan mı azaltıyor? herhalde böyle düşünüyor olmalılar.
neyse konuyu daha fazla uzatmadan,
özetle:
eşcinselliğin kollektif olarak kabul edilme meselesi önce bireysel olarak kabul etmekten geçiyor. insanı cinsel yönelimine göre yargılamak bir çeşit faşişzmdir bana göre. ama en azından günümüzde bunu ' normal ' karşılayan insan sayısı epey arttı. ama yine de eşcinsel insanların kendi haklarını savunması gerek. öyle oturulan yerden ' o benim hakkımı savunsunculuk ' olmaz. aktif olup bunu göstermek ve anlatmak gerek. bugün anlatılır, kimse kabul etmez; ama aynı şeyi 5 yıl sonra anlarlar, 5 yıl sonra kabul ederler. *
edit: imla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar