bugün
- sözlük kürdü10
- etnik köken20
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler15
- evde kalmış 30 yaşında kız17
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü5
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- en iyi çizgi filmler9
- sigara3
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek5
- sarı poşet apla he2
- karıya gitmek3
- dünyadaki en kolay meslek7
- kürt böreğiyle gelen aydınlanma2
- sözlükteki zengin yazarlar9
- karton toplayan çocuk5
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam3
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava4
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- hangi yazara aşıksınız6
- zengin olmak3
- omnitrixe sahip olmak3
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- moralinizi bozmak istemem ama yarın pazartesi2
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- amedspor22
- flörtte algoritma ve cesaret katsayısı2
- sözlükte kim kime yürüyor5
- müzik haram mıdır7
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- bir bela geliyor6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- anın görüntüsü26
- fenerbahçe16
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- from gold from dust9
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- robert greene2
- ermenisiz kafkasya4
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- asgari ücret4
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
--spoiler--
bazen üşür insan.
elindeki bira bardağıyla kolalı gömlek yakaları o kadar uyumsuzdu ki, kimse fark etmedi. tıpkı yeni doldurulmuş birasının dudağının üst kısmında imkânsız incelikte bir köpük çizgisi oluşturduğunu fark etmemeleri gibi. uzun cümlelerle ölümden bahseden bir kadının aslında aşırı soğanlı bir köfte hamuru kadar sevgisiz olması gerektiğini öğreneli çok olmuştu. ama o anda kadının uzun cümlelerle ölümden bahsettiğinin farkında değildi. çok güzel dinlemiyordu. ve kadın çok eski bir şeyi hatırlatırcasına, inatla gözlerini göz kapaklarına doğru kaldırıp güzel ama güvensiz bir elektriği mekânın tüm boşluklarına sızdırıyordu.
zamansız bir yolculuğu anımsadı, arkasında inatla onu takip eden yağmuru, belli belirsiz drake şarkısını ve yağmuru orada bırakıp geri dönüşünü; yeni atılmış yol çizgilerinin ve gece kadar siyah asfaltın yarattığı hipnozu ve şu anda hatırlayamadığı birkaç şeyi daha, hatırladığını hatırladı.
bazen olur böyle
geçen zamanın ve uzun cümleler kurmak için gerekli dudak hareketlerinin yarattığı belirsiz bir drake şarkısı kadar hafif hava dalgasının etkisiyle yoğunlaşan bira köpüğünün oluşturduğu küçük bira damlasının verdiği rahatsızlıkla kendine geldi. gerçekten de uzun cümleler kuran ve bunu yaparken iştahla bira içen birinin karşısında oturuyordu. i̇lk anda inanamadı buna. aslında daha sonraki birkaç anda da inanamadı, işte tam olarak bu anda kendisine bir soru sorulduğunu ve giderek büyüyen sessizliğin geciken cevaptan kaynaklandığını anladı. bu konularda sorulan soru ne olursa olsun verilecek tek bir cevap olduğunu artık hayatta olamayacak kadar yaşlı bir büyücüden öğreneli çok olmamıştı. eğer bir adamın kafasını koparırsan ölür, dedi ve bunun tek bir açıklaması vardır, çünkü bu onu öldürür.
arka arkaya bu kadar ağır cümleler kurmanın verdiği ağırlıkla alt kattaki bara indi. yanındaki sandalyede yıllardır orada oturuyormuş duygusu veren, önündeki bardağın içinde neredeyse sıvılaşmış bir sis bulunan ve dışarıdaki soğuk gece kadar yaşlı bir defter duran bir adam oturuyordu. hiç konuşmadı, yeltenmedi bile. defterin açık sayfasında yanlış hatırlamadığı kadarıyla şöyle bir şey yazıyordu:
zaten, kim gerçekten bakabilmiş ki, içine.
--spoiler--
bazen üşür insan.
elindeki bira bardağıyla kolalı gömlek yakaları o kadar uyumsuzdu ki, kimse fark etmedi. tıpkı yeni doldurulmuş birasının dudağının üst kısmında imkânsız incelikte bir köpük çizgisi oluşturduğunu fark etmemeleri gibi. uzun cümlelerle ölümden bahseden bir kadının aslında aşırı soğanlı bir köfte hamuru kadar sevgisiz olması gerektiğini öğreneli çok olmuştu. ama o anda kadının uzun cümlelerle ölümden bahsettiğinin farkında değildi. çok güzel dinlemiyordu. ve kadın çok eski bir şeyi hatırlatırcasına, inatla gözlerini göz kapaklarına doğru kaldırıp güzel ama güvensiz bir elektriği mekânın tüm boşluklarına sızdırıyordu.
zamansız bir yolculuğu anımsadı, arkasında inatla onu takip eden yağmuru, belli belirsiz drake şarkısını ve yağmuru orada bırakıp geri dönüşünü; yeni atılmış yol çizgilerinin ve gece kadar siyah asfaltın yarattığı hipnozu ve şu anda hatırlayamadığı birkaç şeyi daha, hatırladığını hatırladı.
bazen olur böyle
geçen zamanın ve uzun cümleler kurmak için gerekli dudak hareketlerinin yarattığı belirsiz bir drake şarkısı kadar hafif hava dalgasının etkisiyle yoğunlaşan bira köpüğünün oluşturduğu küçük bira damlasının verdiği rahatsızlıkla kendine geldi. gerçekten de uzun cümleler kuran ve bunu yaparken iştahla bira içen birinin karşısında oturuyordu. i̇lk anda inanamadı buna. aslında daha sonraki birkaç anda da inanamadı, işte tam olarak bu anda kendisine bir soru sorulduğunu ve giderek büyüyen sessizliğin geciken cevaptan kaynaklandığını anladı. bu konularda sorulan soru ne olursa olsun verilecek tek bir cevap olduğunu artık hayatta olamayacak kadar yaşlı bir büyücüden öğreneli çok olmamıştı. eğer bir adamın kafasını koparırsan ölür, dedi ve bunun tek bir açıklaması vardır, çünkü bu onu öldürür.
arka arkaya bu kadar ağır cümleler kurmanın verdiği ağırlıkla alt kattaki bara indi. yanındaki sandalyede yıllardır orada oturuyormuş duygusu veren, önündeki bardağın içinde neredeyse sıvılaşmış bir sis bulunan ve dışarıdaki soğuk gece kadar yaşlı bir defter duran bir adam oturuyordu. hiç konuşmadı, yeltenmedi bile. defterin açık sayfasında yanlış hatırlamadığı kadarıyla şöyle bir şey yazıyordu:
zaten, kim gerçekten bakabilmiş ki, içine.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar