bugün
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları23
- bir erkeğe iltifat etmek5
- sözlüğün reisi kim anketi19
- g i l d e d l i l y15
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması12
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor4
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı13
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- şeftali3
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- sözlükteki fetocular6
- amanda seyfried2
- hikayenin devamını getir8
- yazarların akşama dair planları5
- yılan dövmeli insanların garip olması5
- sözlük erkeğini annesine şikayet etmek2
- sözlüğün reisi kim14
- doğru karpuz seçemeyen erkek9
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- erkek adamın külahtan dondurma yemesi4
- şeytanın bile israil'e karşı olması3
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- antipanik11
- erzurum hdp mitingi6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- hakkari mhp mitingi5
- arkadaşlar9
- tas kafalı hırtlar için el salvador çözümü4
- sevilen kıza cv yollamak3
- kalp mi daha duygusal mide mi6
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- sözlük yazarlarının normal kombinleri16
- mazot3
- oksizoron tarafından terkedilenler5
- ben kin tutmam insanı3
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi9
- soğuk algınlığına iyi gelen şeyler2
- antipanik sizce biraz antipatik mi5
- ekonomi5
- emret komutanım izlemiş efsane nesil3
- üzümde aroma arıyorum4
- islamda namaz yoktur30
- istiklal mahkemeleri her 10 yılda bir kurulmalı4
- nervionun kedisi3
- çomarların ekonomi anlayışı2
- günaydın küçük ipneler9
- iskender büyük davasında haklıydı3
- true yu evlendiriyoruz kampanyası6
- kadir topbaş2
--spoiler--
bazen üşür insan.
elindeki bira bardağıyla kolalı gömlek yakaları o kadar uyumsuzdu ki, kimse fark etmedi. tıpkı yeni doldurulmuş birasının dudağının üst kısmında imkânsız incelikte bir köpük çizgisi oluşturduğunu fark etmemeleri gibi. uzun cümlelerle ölümden bahseden bir kadının aslında aşırı soğanlı bir köfte hamuru kadar sevgisiz olması gerektiğini öğreneli çok olmuştu. ama o anda kadının uzun cümlelerle ölümden bahsettiğinin farkında değildi. çok güzel dinlemiyordu. ve kadın çok eski bir şeyi hatırlatırcasına, inatla gözlerini göz kapaklarına doğru kaldırıp güzel ama güvensiz bir elektriği mekânın tüm boşluklarına sızdırıyordu.
zamansız bir yolculuğu anımsadı, arkasında inatla onu takip eden yağmuru, belli belirsiz drake şarkısını ve yağmuru orada bırakıp geri dönüşünü; yeni atılmış yol çizgilerinin ve gece kadar siyah asfaltın yarattığı hipnozu ve şu anda hatırlayamadığı birkaç şeyi daha, hatırladığını hatırladı.
bazen olur böyle
geçen zamanın ve uzun cümleler kurmak için gerekli dudak hareketlerinin yarattığı belirsiz bir drake şarkısı kadar hafif hava dalgasının etkisiyle yoğunlaşan bira köpüğünün oluşturduğu küçük bira damlasının verdiği rahatsızlıkla kendine geldi. gerçekten de uzun cümleler kuran ve bunu yaparken iştahla bira içen birinin karşısında oturuyordu. i̇lk anda inanamadı buna. aslında daha sonraki birkaç anda da inanamadı, işte tam olarak bu anda kendisine bir soru sorulduğunu ve giderek büyüyen sessizliğin geciken cevaptan kaynaklandığını anladı. bu konularda sorulan soru ne olursa olsun verilecek tek bir cevap olduğunu artık hayatta olamayacak kadar yaşlı bir büyücüden öğreneli çok olmamıştı. eğer bir adamın kafasını koparırsan ölür, dedi ve bunun tek bir açıklaması vardır, çünkü bu onu öldürür.
arka arkaya bu kadar ağır cümleler kurmanın verdiği ağırlıkla alt kattaki bara indi. yanındaki sandalyede yıllardır orada oturuyormuş duygusu veren, önündeki bardağın içinde neredeyse sıvılaşmış bir sis bulunan ve dışarıdaki soğuk gece kadar yaşlı bir defter duran bir adam oturuyordu. hiç konuşmadı, yeltenmedi bile. defterin açık sayfasında yanlış hatırlamadığı kadarıyla şöyle bir şey yazıyordu:
zaten, kim gerçekten bakabilmiş ki, içine.
--spoiler--
bazen üşür insan.
elindeki bira bardağıyla kolalı gömlek yakaları o kadar uyumsuzdu ki, kimse fark etmedi. tıpkı yeni doldurulmuş birasının dudağının üst kısmında imkânsız incelikte bir köpük çizgisi oluşturduğunu fark etmemeleri gibi. uzun cümlelerle ölümden bahseden bir kadının aslında aşırı soğanlı bir köfte hamuru kadar sevgisiz olması gerektiğini öğreneli çok olmuştu. ama o anda kadının uzun cümlelerle ölümden bahsettiğinin farkında değildi. çok güzel dinlemiyordu. ve kadın çok eski bir şeyi hatırlatırcasına, inatla gözlerini göz kapaklarına doğru kaldırıp güzel ama güvensiz bir elektriği mekânın tüm boşluklarına sızdırıyordu.
zamansız bir yolculuğu anımsadı, arkasında inatla onu takip eden yağmuru, belli belirsiz drake şarkısını ve yağmuru orada bırakıp geri dönüşünü; yeni atılmış yol çizgilerinin ve gece kadar siyah asfaltın yarattığı hipnozu ve şu anda hatırlayamadığı birkaç şeyi daha, hatırladığını hatırladı.
bazen olur böyle
geçen zamanın ve uzun cümleler kurmak için gerekli dudak hareketlerinin yarattığı belirsiz bir drake şarkısı kadar hafif hava dalgasının etkisiyle yoğunlaşan bira köpüğünün oluşturduğu küçük bira damlasının verdiği rahatsızlıkla kendine geldi. gerçekten de uzun cümleler kuran ve bunu yaparken iştahla bira içen birinin karşısında oturuyordu. i̇lk anda inanamadı buna. aslında daha sonraki birkaç anda da inanamadı, işte tam olarak bu anda kendisine bir soru sorulduğunu ve giderek büyüyen sessizliğin geciken cevaptan kaynaklandığını anladı. bu konularda sorulan soru ne olursa olsun verilecek tek bir cevap olduğunu artık hayatta olamayacak kadar yaşlı bir büyücüden öğreneli çok olmamıştı. eğer bir adamın kafasını koparırsan ölür, dedi ve bunun tek bir açıklaması vardır, çünkü bu onu öldürür.
arka arkaya bu kadar ağır cümleler kurmanın verdiği ağırlıkla alt kattaki bara indi. yanındaki sandalyede yıllardır orada oturuyormuş duygusu veren, önündeki bardağın içinde neredeyse sıvılaşmış bir sis bulunan ve dışarıdaki soğuk gece kadar yaşlı bir defter duran bir adam oturuyordu. hiç konuşmadı, yeltenmedi bile. defterin açık sayfasında yanlış hatırlamadığı kadarıyla şöyle bir şey yazıyordu:
zaten, kim gerçekten bakabilmiş ki, içine.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar