bugün
- akepe dönemi9
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu10
- hastane acil bölümü5
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- nasılsınız8
- nerede ne yenir7
- gürcü ile kürtçü4
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar5
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- öyle bir dünya yok3
- la loba21
- eski yazarlar geri gelsin12
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- duvarı nem yiğidi gam öldürürmüş3
- insan2
- nervio'nun ayakları17
- kanuni sultan süleyman4
- mekke anlaşması'nın komisyonda görüşülmesi2
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek3
- karma doğru çalışıyor mu2
- anın görüntüsü27
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- migros ta etleri yiyen kedi5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- akp liler2
- menemen yiyen erkek13
- uzak mesafe ilişki5
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim7
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler9
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- recep tayyip erdoğan13
- ben geldim naneler6
- lille osc6
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması7
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği6
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- gizli bakınız kullanan erkek gizli eşcinseldir3
- çirkin şansı5
- victoria secret mankenlerinin çokda güzel olmaması3
- uefa şampiyonlar ligi5
- cm 01 024
- hesabını gizleyen erkek yazar22
entry'ler (54)
havasına güven olmaz.
öbür taraf için hazırlıktır.
damadın kayınpeder güvenini kazanmasının ilk basamağı olarak görülür.
adı gibi bir adamdı. Kaldı mı böyleleri acaba ?
çok güzel elbiseler giyerdi.
ceren kardeşiydi. Tuğçe diye sevdiği bir kız vardı. sahi ne oldu sonları ?
bir zamanlar Avni diye bağırmayı bende hobi haline getirmiştir.
hiç sevmediğimim köpek taci'dir.
avrupa yakası.
Aslanın galip olacağı maçtır.
2-3-2-3-1 .
Misafirinin geldiğine sevinen ev sahibi gibiydi başlarda sanırım fazla sevgi ve güven getirmişim bunaldı galiba kahvemi yarım bıraktım, sigaram hala yanıyor kül olana kadar unutacağım, veda etmedim sessizce ben bir eve gideyim ocakta yemeğim var dedim...
Şöyle bir gerçek var ki KAYBETMEKTEN KORKTUĞUN HER ŞEYi BiR ŞEKiLDE KAYBEDECEKSiN YA KENDi ELLiNLE YA DA HAYAT... Bunu benim hayatımdan bir kesit olarak daha önce izlediniz, sergiledim bunu gözlerinizin önünde en yakının nasıl kaybedilir diye, gördünüz hepiniz hazırlanmış, planlanmış bir ayrılıktı benim ki öldürdüm.
Nefesim Olan Adam; Artık Veda Edebilirim Ölü Bir Aşk Hoşça kal.
Beyin ölümü gerçekleşmiş bir aşktı benim ki ya severse umuduyla baktım hep. Platonik bir aşktı ölmesi gereken içimde öldürmem gereken. Alkol öldürür dediler daha çok içtim ölsün diye içimde ki o lanet bitmek tükenmeyen aşk ölsün diye bitti mi, dindi mi acım hiç sanmam hala yanıyor içim, can çekişiyor sadece. Dedim ya beyin ölümü gerçekleşti beynimde, tek sorun bitmiyor kalbimde. Kalbime söz dinletmeyi öğrendiğim gün vazgeçtim, mantıklı bir insandım aşk aptallaştırır dediler inanmadım duygularım mantığımı öldürdü. Şimdi ben Nefesim Olan Adamı öldürüyorum çok mu?
Onun ateşi çıksa ortalığı birbirine katan ben şimdi her gece onun aklında sabahlayıp ortalığı talan ediyorum. Dağınıklığı sevmem ama darma dağın etmek istiyorum beynini. Korkma neyse ki kelimeleri kullanmayı öğrendim tüm öfkemi çıkartıyorum bak; seni kalbimden çıkarttığım gibi. Aşk'a inancımı kaybettim sende artık yeniden sevebilme inancını kaybet çünkü inan bana hiç biri ben olamayacak iyi bilirsin sen, iyi hissettiremeyecekler. O eşek şakalarını yaptığında inanmayacaklar ilkinden sonra çünkü ben kadar salak olmayacak hiç biri her söylediğine inanacak kadar. Ben bu şehirden gideceğim sen kal ya da git sadece Dostluğun benimle gelecek her nereye gidersem gideyim valizimde ona hep bir yer olacak ama aşkın çok ağır taşıyamam tek başıma aşkın kusuruna bak. Vedaları sevmem ama en afili yalnızlığın en kalabalık vedasını ediyorum sana. Kalbimde ki öfke, ölen mantığımın cesetleri, ve ölü bir aşk çok kalabalığım hiç yalnız kalmadım. Bir de ölen sadakatim var tabi en çok ağıt yaktığım o. Senden sonra değil güvenimi kaybettiğim için yalnızlığı seçtim çünkü senden öncesi de sonrası da yok sen hiç olmadın benim. Veda nasıl edilir hiç bilmiyorum hangisi yakar en çok canını? Nefes bile almadan nefesim kesilene kadar sevebilirdim seni ağır gelmese o koca cüssene bu aşk. Şimdi ben nefes alıyorum, verdiğim her nefeste aşkını kaybediyorum. Hoşça kal, kendine nasıl bakarsan bak ya da sen kendine bakmayı beceremezsin hasta olursun sana iyi bakacak birini bul hala seni mi düşündüğümü sanıyorsun hayır sadece eşeğimi sağlam kazığa bağlıyorum. Aşk bitti, Hoşça kal.
Nefesim Olan Adam; Artık Veda Edebilirim Ölü Bir Aşk Hoşça kal.
Beyin ölümü gerçekleşmiş bir aşktı benim ki ya severse umuduyla baktım hep. Platonik bir aşktı ölmesi gereken içimde öldürmem gereken. Alkol öldürür dediler daha çok içtim ölsün diye içimde ki o lanet bitmek tükenmeyen aşk ölsün diye bitti mi, dindi mi acım hiç sanmam hala yanıyor içim, can çekişiyor sadece. Dedim ya beyin ölümü gerçekleşti beynimde, tek sorun bitmiyor kalbimde. Kalbime söz dinletmeyi öğrendiğim gün vazgeçtim, mantıklı bir insandım aşk aptallaştırır dediler inanmadım duygularım mantığımı öldürdü. Şimdi ben Nefesim Olan Adamı öldürüyorum çok mu?
Onun ateşi çıksa ortalığı birbirine katan ben şimdi her gece onun aklında sabahlayıp ortalığı talan ediyorum. Dağınıklığı sevmem ama darma dağın etmek istiyorum beynini. Korkma neyse ki kelimeleri kullanmayı öğrendim tüm öfkemi çıkartıyorum bak; seni kalbimden çıkarttığım gibi. Aşk'a inancımı kaybettim sende artık yeniden sevebilme inancını kaybet çünkü inan bana hiç biri ben olamayacak iyi bilirsin sen, iyi hissettiremeyecekler. O eşek şakalarını yaptığında inanmayacaklar ilkinden sonra çünkü ben kadar salak olmayacak hiç biri her söylediğine inanacak kadar. Ben bu şehirden gideceğim sen kal ya da git sadece Dostluğun benimle gelecek her nereye gidersem gideyim valizimde ona hep bir yer olacak ama aşkın çok ağır taşıyamam tek başıma aşkın kusuruna bak. Vedaları sevmem ama en afili yalnızlığın en kalabalık vedasını ediyorum sana. Kalbimde ki öfke, ölen mantığımın cesetleri, ve ölü bir aşk çok kalabalığım hiç yalnız kalmadım. Bir de ölen sadakatim var tabi en çok ağıt yaktığım o. Senden sonra değil güvenimi kaybettiğim için yalnızlığı seçtim çünkü senden öncesi de sonrası da yok sen hiç olmadın benim. Veda nasıl edilir hiç bilmiyorum hangisi yakar en çok canını? Nefes bile almadan nefesim kesilene kadar sevebilirdim seni ağır gelmese o koca cüssene bu aşk. Şimdi ben nefes alıyorum, verdiğim her nefeste aşkını kaybediyorum. Hoşça kal, kendine nasıl bakarsan bak ya da sen kendine bakmayı beceremezsin hasta olursun sana iyi bakacak birini bul hala seni mi düşündüğümü sanıyorsun hayır sadece eşeğimi sağlam kazığa bağlıyorum. Aşk bitti, Hoşça kal.
Bir duysan beni küçük avuçlarım da neler biriktirdim sana dair bir bilsen üşüyen avuçlarımı yalnızlığımın avuçlarıyla ısıttığımı bir de görebilsen seni ne kadar özlediğimi,özlemek diyorum da sahi özlüyor musun benim kadar ya da sevdin mi hiç senin olmayanı,sahiplendin mi onu saklamak istedin mi kalbin de, avuçların da en çokta gözlerinde?
aynaya bakıyorum ve gülen gözler görüyorum,müthiş bir yüz mutluluktan parlayan,bir dost gibi sıcak bir gülümsemesi var sonra bakıyorum gözlerimi açıp açıp kapatıyorum bu ben değilim ben sen olmuşum en çokta sen, artık kendimi bile göremiyorum,neye benziyorum inan hiç bilmiyorum.
Merhaba bayım;
Sizi bir yerlerden hatırlar gibiyim,bakışlarınız ne kadar da tanıdık,gözleriniz gibi tıpkı.
Pardon bayım,kalbime bakın!
Ne kadar da yorulmuş,parçalanmış,hırpalanmış..
Üzüldünüz mü yoksa?
Kalbim kadar tadabilir mi diliniz üzüntüyü ya da tanıdık gelen gözleriniz.
Evet bayım,sizi dinliyorum..Sakın susmayın!
Bakın ve duyun beni neler biriktirdim küçük avuçlarım da size dair.
Evet Bayım! Ruhum içinde ki direnişin adı sensin.Direndikçe kendimi kaybediyorum.Pardon ama bayım yokluğunuzu hatırlamaktan nefret ediyorum.
Sizi bir yerlerden hatırlar gibiyim,bakışlarınız ne kadar da tanıdık,gözleriniz gibi tıpkı.
Pardon bayım,kalbime bakın!
Ne kadar da yorulmuş,parçalanmış,hırpalanmış..
Üzüldünüz mü yoksa?
Kalbim kadar tadabilir mi diliniz üzüntüyü ya da tanıdık gelen gözleriniz.
Evet bayım,sizi dinliyorum..Sakın susmayın!
Bakın ve duyun beni neler biriktirdim küçük avuçlarım da size dair.
Evet Bayım! Ruhum içinde ki direnişin adı sensin.Direndikçe kendimi kaybediyorum.Pardon ama bayım yokluğunuzu hatırlamaktan nefret ediyorum.
Herkes gider mi?
Herkes değil belki ama hiç gitmez dediklerin gider hep.Hiç yakmaz canımı dediklerin yakar alev alev... Yok eder gidişleriyle,her gülüşünde yeniden gelir gözlerini sımsıkı kapattığında hayal olur gelişleri...Kalanlar hiç bilmez gitmenin ne demek olduğunu gidenler de hiç bilmez her nefes alış-verişinde ölmenin ne demek olduğunu...Fırtına içinde kaybolan gemi gibidir kalan hep gidense kurtulduğunu sanan kanayan yaralarına rağmen,hep eksik olanlarla yaşamaya devam eden...Hep mutludur gidenler, kalan beklemekten vazgeçip gülümseyene kadar kadar
Herkes değil belki ama hiç gitmez dediklerin gider hep.Hiç yakmaz canımı dediklerin yakar alev alev... Yok eder gidişleriyle,her gülüşünde yeniden gelir gözlerini sımsıkı kapattığında hayal olur gelişleri...Kalanlar hiç bilmez gitmenin ne demek olduğunu gidenler de hiç bilmez her nefes alış-verişinde ölmenin ne demek olduğunu...Fırtına içinde kaybolan gemi gibidir kalan hep gidense kurtulduğunu sanan kanayan yaralarına rağmen,hep eksik olanlarla yaşamaya devam eden...Hep mutludur gidenler, kalan beklemekten vazgeçip gülümseyene kadar kadar
insan yalnız kalmak istediği için mi yalnız kalır yoksa gerçekten yalnız olduğu için mi? Bence kalabalıktan korktuğu için yalnız kalır. Annesini kaybeden bir ördek yavrusu gibi nereye kaçacağını, nereye saklanacağını, kime güveneceğini bilemez yalnız kalmak isteyen insan öyle değil mi? Korkar insanlardan bir kedinin köpekten korktuğu gibi kabarıverir kedinin tüyleri gibi onunda yalnız kalma istediği... Bir intihar metodudur bana göre yalnızlık sen başlatırsın, sen devam ettirirsin ve istediğin zaman bunu sonlandırabilirsin. Siz hiç gerçekten yalnız bir insan gördünüz mü? Doğrusu ben görmedim; Ayşe teyzeye rastladım geçenlerde bırakmış onu can parçam dedikleri yalnız kaldım diyor ama sadece o hissediyor bunu etrafında onca insan varken... Neden kendimizi yalnız hissediyoruz, hislerimiz o kadar kuvvetli mi? Bana göre; aslında hepimiz mutsuzluğumuzun nedenini yalnızlığa bağlamak için gelmişiz bu yaşlara. Ne zaman sevdiğimiz biri tarafından ''hoşça kal, kendine iyi bak'' cümlesine mahkum edilsek, bayramlarda, doğum günlerimizde ya da diğer özel günlerde aranmasak etrafımızdaki onca insana rağmen yalnızızdır değil mi? Ama yeter ki mutlu olalım tüm yalnızlıklarımızı unutup kocaman bir aile oluveriyoruz ertesi gün bir bakmışsın aynanın karşısında şakaklarına yağan karlar bile senin kadar yalnız değil.
Ölüm bir kurtuluş mudur yoksa korkaklık mı?
Ölüm korkaklığın insan cesaretine bürünmüş halidir.Cesaret umutsuzluğun nefreti.Ölüm korkaklığın ta kendisi.Ölüm kurtuluş mudur dedin?
Kurtuluşsa kurtulman gereken ne?
Umutsuzluk çukuru mu,o da ne? Ölüm ölüm ölüm! Zihnim bana oyunlar oynuyor,farklı senaryolar dönüyor.Bu da ne kaç çeşit ölüm var?
Savaşmak yerine her şeyini kaybetmiş yer yüzünde yaşayan ölü bedenler Gerçekten ölmüş olamazlar,bu sadece bir kamuflaj Hayatın gerçeklerine karşı,korkuya karşı.Korkak bir insanın yaptığı en iyi iştir saklanmak,başka ne yapabilir ki?Savaşmaya cesareti yok,kaybettiklerini kazanmaya,bulamadıklarını aramaya,kendi eliyle yaptığı hataları düzeltmeye vakti yok,neden biliyor musun? Tek tasası oturup derdine yanmak,en iyi çözüm buymuş gibi,ne garip değil mi?En gerçek ölüden hala diriliş beklemek.
Peki yanarak ölenler?
Boğularak,trafik kazası,inşaat ve daha nicesi
Onların seçimi değildi bu,onların istediği bir kurtuluş değildi.Kurtulmaları gereken bir şey yoktu.Hayata savaş açmış;cesaret ve sevgi en büyük silahları bir bir yıkıp geçiyorlardı tüm umutsuzluk cephelerini,yara alıyorlardı elbet ama daha güçlü kalkıyorlardı ayağa ve belkide siz korkaklardan hada çok hak ediyorlardı mümkün olsaydı bir dirilişi.
Ve ben dirilişin insan haline bürünmüş haliyim,işte buradayım tam hayatın karşısında dimdik aldığım tüm yaralara rağmen henüz pes edemem kazanmam gereken çok savaş var.Yeni başladım yarım bırakamam,bırakmam.Ölüm kurtuluş olsa bile(!) ben yaşamayı hak ediyorum.Sonumu görmek istiyorum iyi bir film olacak.Hayatın doğduğum günden beri bana getirdiklerine inat aldığım yaralara inat! Ben hala dimdik ayaktayım ve kurtuluş ne biliyor musun?
Savaşarak kazanmak.
Kazandığım gün kahkahalar içinde uğurlanmak üzere .
Ölüm korkaklığın insan cesaretine bürünmüş halidir.Cesaret umutsuzluğun nefreti.Ölüm korkaklığın ta kendisi.Ölüm kurtuluş mudur dedin?
Kurtuluşsa kurtulman gereken ne?
Umutsuzluk çukuru mu,o da ne? Ölüm ölüm ölüm! Zihnim bana oyunlar oynuyor,farklı senaryolar dönüyor.Bu da ne kaç çeşit ölüm var?
Savaşmak yerine her şeyini kaybetmiş yer yüzünde yaşayan ölü bedenler Gerçekten ölmüş olamazlar,bu sadece bir kamuflaj Hayatın gerçeklerine karşı,korkuya karşı.Korkak bir insanın yaptığı en iyi iştir saklanmak,başka ne yapabilir ki?Savaşmaya cesareti yok,kaybettiklerini kazanmaya,bulamadıklarını aramaya,kendi eliyle yaptığı hataları düzeltmeye vakti yok,neden biliyor musun? Tek tasası oturup derdine yanmak,en iyi çözüm buymuş gibi,ne garip değil mi?En gerçek ölüden hala diriliş beklemek.
Peki yanarak ölenler?
Boğularak,trafik kazası,inşaat ve daha nicesi
Onların seçimi değildi bu,onların istediği bir kurtuluş değildi.Kurtulmaları gereken bir şey yoktu.Hayata savaş açmış;cesaret ve sevgi en büyük silahları bir bir yıkıp geçiyorlardı tüm umutsuzluk cephelerini,yara alıyorlardı elbet ama daha güçlü kalkıyorlardı ayağa ve belkide siz korkaklardan hada çok hak ediyorlardı mümkün olsaydı bir dirilişi.
Ve ben dirilişin insan haline bürünmüş haliyim,işte buradayım tam hayatın karşısında dimdik aldığım tüm yaralara rağmen henüz pes edemem kazanmam gereken çok savaş var.Yeni başladım yarım bırakamam,bırakmam.Ölüm kurtuluş olsa bile(!) ben yaşamayı hak ediyorum.Sonumu görmek istiyorum iyi bir film olacak.Hayatın doğduğum günden beri bana getirdiklerine inat aldığım yaralara inat! Ben hala dimdik ayaktayım ve kurtuluş ne biliyor musun?
Savaşarak kazanmak.
Kazandığım gün kahkahalar içinde uğurlanmak üzere .
Unutmak istediğin birini hızla unutamazsın yavaş yavaş sindire sindire unutmalısın bir anda unuttum dersen, kandırırsan kendini bir gecenin en karanlık yalnızlığında önce gözlerine takılır sonra kalbine düşer ve senin yaptığın tek şey aklından yardım istemek olur ama hüzün bulutu çökünce o da köşesine çekilir.