edip akbayram 


/ 4
kapat
  1. anadolu rock akımını başlatanlardan.hele bekle bizi istanbul yokmu...insanın tüylerini diken diken yapan,devrim inancını her daim taze tutan o şarkı..
    #39937 (PaVeLL, 26.01.2006 22:39 ~ 22:46)
  2. ilginç bir devrim inancı vardır ,oğluyla aynı koleje gitmiştim şimdi de viyana da ekonomi okuyor.
    #39940 (ratata, 26.01.2006 22:43)
  3. güzel sesli güzel yorumcu.güzel insan.
    #39944 (kemalettin şentürk, 26.01.2006 22:44)
  4. aldırma gönül şaheserini türkiye'ye kazandıran büyük yorumcu,üstad.geçmişte hard parçalar ile,yönetimi eleştiren parçalaraimza atmışken,şu sıralar,maalesef ki maalesef düzenin çarkları arasında ezilmekte ve piyasa müziği yapmaktadır...
    #208358 (varg, 03.05.2006 13:55)
  5. sakatligi bulunan ve 18 yasima kadar dinledigim halde bilmedigim bir sanatci ayrica her sene duzenlenen artvinliler gecesine katilarak onurlandigimiz bir sanatci.
    #208782 (LocK, 03.05.2006 17:07 ~ 17:08)
  6. son derece duru ve dinlerdirici bir ses sahibi,eski kusak solculardandır.
    #209696 (karpuzkabugu, 04.05.2006 00:53)
  7. inanın çocuklar şarkısının fenerbahçe tribünleri tarafından söylenmesi ve akabinde fenerbahçe'nin gaza gelip galatasaray'a 4 atması nedeniylen daha da bi sempati duyulan şarkıcı, tribünlerin sevgilisi.
    #209775 (manik atak, 04.05.2006 01:16)
  8. acıyorsam sana anam avradım olsun şarkısını, sınıfta söylemenin disiplin cezası haline dönüştüğü şarkıcıdır.
    #210205 (markasiz, 04.05.2006 11:44 ~ 28.05.2007 23:24)
  9. (bkz: unlu aleviler).
    #235879 (r@t@t@, 12.05.2006 17:30)
  10. saçları ile ün yapmış şarkıcı.. ortadan briyantinle ayırdığı o saçlarıyla kızların yüreklerini yakar.. şimdilerde krem7/24 kullandığına dair dedikodular çıkmış..
    #236096 (SpiritualX, 12.05.2006 18:16)
  11. merhum cem karaca anısına çıkartılan mutlaka yavrum adlı albümde o güzel sesiyle mutlaka yavum şarkısını yorumlayan usta ses..
    #366292 (pencaplı yesil panter, 22.06.2006 14:17)
  12. kaliteli müzik adamları listesinde unutulmaz ,es geçilemez yeri olan sanatçımız.
    #366415 (fayaka, 22.06.2006 14:56)
  13. kaliteli sanatçı kimdir,nedir,nasıl olur sorusunun cevabı...
    #366434 (grand ekinoks, 22.06.2006 15:02)
  14. sol duyarlılığımızı sömüren tatlı su sosyalistlerinden bir başkası.
    #669932 (siyahbeyazkizil, 27.09.2006 01:41)
  15. "hasretinle yandı gönlüm" şarkısını harika söylemiştir..
    #763890 (kyliegs, 22.10.2006 17:40)
  16. an itibarı ile trt-1'de yayınlana kıraçla funda arar'ın programına katılan ve eski şarkıları okunan 10 numara sanatçı.

    bu arada kıraç kibar gelin'i süper okudu.
    #832800 (kasimpasa canavari, 08.11.2006 21:59)
  17. hıçkırarak şarkı söyleyen fenerbahçeli şarkıcı kimse...
    #832970 (ferrole, 08.11.2006 22:33)
  18. bir türlü yaşlanmayan, suratı hiç değişmeyen, hayatını stabilize etmiş şarkıcı.
    #843352 (maksat muhabbet, 11.11.2006 04:14)
  19. (bkz: hasretinle yandı gönlüm)
    #847800 (hendrix, 12.11.2006 06:52)
  20. (bkz: edit akbayram)
    #1204133 (PurpLeDreaMz, 25.01.2007 13:01)
  21. 29 Aralık 1950'de Gaziantep'te doğdu. Edip Akbayram'ın yoksulluk içinde geçen çocukluğunda ki en önemli olay şüphesiz geçirdiği çocuk felcidir. Edip Akbayram çocukluğu ile ilgili olarak şunları söylüyor: "Çocukluğumla ilgili yılları ne zaman hatırlasam, hep yüreğim sızlar. Gaziantep'te soyadım gibi ama pek ak olmayan bir bayram arifesinde dünyaya gelmişim. Henüz 9 aylıkken de çocuk felcine yakalanmışım. Bu zalim hastalık yemiş bitirmiş beni. Çocukken akranlarım top peşinde koştururken, ben kenarda oturur izlerdim onları. Heves ederdim onlar gibi koşmaya, oynamaya. Rüyalarımda koşardım hep. Öylesine bir hüzündür ki bu, anlatılır gibi değildir. Ancak yaşanması gerekir. Bazen düşünüyorum da, sesimin yanıklığı o yıllardan gelmiş olmalı. Bağrı yanık büyümem ondan olmalı."

    Gaziantep'ten sonra Adana ikinci adresi olur, Edip Akbayram'ın. Kurduğu orkestrayla ilk sahnesine çıktığı kenttir orası. Ve anıları da çoktur Güney'in bu sımsıcak kentiyle ilgili. "Adana'da Selahattin Bey'in Beyaz Saray adlı bir gazinosu vardı. Güney'in en iddialı gazinosuydu. Orada dans müziği yapardık. Gece program sonrasında çorba içerdik. Ama enteresan bir ekiptik biz. Mesela, komi hasan bora'ydı ve çorbalarımızı o getirirdi. Program sunucusu mesut mertcan'dı. Çorbaları içerken herkes hayallerini yaşatırdı coşkuyla. Ben bir gün çok iyi bir şarkıcı olacağımı söylerdim. Mesut, bu ülkenin en iyi spikerleri arasına nasıl gireceğini anlatırdı. Hasan Bora da eğlence dünyasının kralı olacağını iddia ederdi. Şimdi düşünüyorum da, demek ki üçümüz de inanmıştık ve yüreğimizi ortaya koyduğumuz için de hedeflerimize ulaşmıştık."

    Akbayram yoksulluk içinde geçen bir çocukluktan sonra, Gaziantep'te liseyi bitirip kapağı istanbul'a attığında yıl 1968'di. Liseyi bitirdiği zaman hep öğrenmeyi istediği mesleğin, doktorluğun eğitimini almak için üniversite sınavlarına girer ve diş hekimliğini kazanır: "Özürlü olduğum için hep doktor olmak istedim küçükten beri. Anam da öyle derdi 'Doktor ol oğlum'.Öyle ya, doktor olup ayağımı tedavi edecektim. Sonra diş hekimliği fakültesini kazandım. Ne var ki, müzik ağır bastı sonra. Zaten diş hekimi olsaydım, babamın bana muayenehane açacak parası yoktu ki!".

    Anadolu pop, müziğimizde 60'ların sonunda başlayıp 70'li yıllar boyunca etkisini duyuran güçlü bir dalgaydı. Edip Akbayram, böyle bir dönemde girdi müzik piyasasına. Lisede kurdukları orkestrada Pir Sultan'ın, Karacaoğlan'ın deyişleri üzerine yaptıkları besteleri çalıp söylemişlerdi. ilk plağını da lise yıllarında yaptı: "Kendim ettim kendim buldum". ilk plağını çıkardığı grubun adı siyah örümcekler'di. Plakta zaten "Siyah Örümcekler-Gaziantep Orkestrası" ve "Edip Albayrak ve Siyah Örümcekler" başlıkları altında iki farklı baskıyla çıktı.(Aziz Plak)

    1972 yılında aşık veysel'in bir şiirinden esinlenerek gerçekleştirdiği ilk bestesi olan 'kükredi çimenler'le, Günaydın gazetesinin yeniden düzenlemeye başladığı "altın mikrofon"; yarışmasıyla yurtçapında üne kavuşur. 'aldırma gönül' ve 'eşkiya dünyaya hükümdar olmaz' adlı parçalarıyla satış rekorları kıran ve altın plak kazanan sanatçının çeşitli kuruluşlar tarafından verilen 250 kadar ödülü mevcut...

    1974'te dostlar orkestrası'nı kurdu ve Anadolu pop müziğinin önde gelen isimlerinden biri oldu. Özellikle 70'li yıllarda yaşanan sağ-sol çatışmalarında da hedef alınan isimlerden biriydi Edip Akbayram. Yaşadığı ölüm tehlikelerinden bazılarını şöyle anlatıyor: "1978'in izmir Fuarı'nda Ekiciöver'de çıkıyordum sahneye. Kadromuzda aşık mahsuni de vardı. O dönem sağ sol çatışmalarının yaşandığı, kan döküldüğü bir dönem. Bazı kesimler de, bizim komünizm propagandası yaptığımızı iddia ediyordu. Oysa ben hep barıştan ve sevgiden yana oldum. Derken, fuarın son günü bize bir ihbar geldi. 'Aman bu akşam sahnede konuştuğunuza dikkat edin, en ufak bir laf ederseniz tutuklanabilirsiniz. izleneceksiniz, ona göre' dediler. Ben de Mahsuni babaya anlattım durumu. Ben çıktım, programımı yaptım ve sahneden indim. Benden sonra mahsuni şerif çıktı 'dumanlı dumanlı oy bizim eller'i okudu ve ağzından şu kelimeler döküldü:

    'Çok yakında gidecek bu it oğlu itler!'

    Kıyamet koptu tabii. Bizi gazinonun arka kapısından kaçırdılar. Bir baktım ki, Bornova dağlarından kaçıyoruz. Mahsuni Şerif, düşüncelerini, sonunda ölüm olsa bile söyleyen, yürekli bir ozandır.'

    Yıl; 1979'du. Dönemin Başbakan Yardımcısı da bülent ecevit'ti. sezen aksu, ben, tülay, hale hanzade, bir Anadolu turnesindeyiz. Antakya'nın Reyhanlı'sıydayız. osman diper, öylesine ilginç bir konser mekanı düzenlemiş ki, müthiş. Konser vereceğimiz salon, Ülkü Ocakları'nın altında. Hayırlısı dedik. içerisi ağzına kadar doldu. Ama hepimiz de tedirginiz. Farklı bir seyirci topluluğu gibi geldi bize. Sahneye çıkan 'yaylalar'ı okuyor. Ben 'kıymayın efendiler' adlı şarkımla sahneye çıktım ki, ortalık karıştı. 'Edip'i bize verin' diye bağırıyorlar. Sahneye hücum başladı ve ben bir anda Osman Diper'i gördüm. iri yarı bir adamdır o. Beni ensemden tuttuğu gibi kulise uçurdu. Orada bıraksa, linç edileceğim. Benim yerime hemen Sezen Aksu fırladı sahneye. Sezen, orhan gencebay'ın şarkısını okumaya başladı; 'sevenlerin sağı solu belli olmaz'. Tabii millet oturmuyor ki yerine. Sonunda Sezen Aksu da kaçtı içeriye. Ve hepimiz içerde mahsur kaldık. Bu arada dışardaki azgın kalabalık içeri girmek için ha bire kapılara yükleniyorlar. Bir ara ateşe vermeye karar vermişler. Tıpkı Sıvas'taki Madımak Oteli faciası gibi bir facia olacak. Ancak askeriyeye haber verilince, asker geldi ve bizi kurtardı. Kısacası, Sezen Aksu'yla beni linç edip yakacaklardı. Ben bu olayı Bülent Ecevit'e yazdım ve daha sonra öğrendim ki, bizim can güvenliğimizi korumakla görevli olan memurlar görevden alınmışlar."

    80'ler Edip Akbayram ve benzeri müzik yapanlar için zor yıllardı. Arabesk okumasını istediler, büyük paralar teklif ettiler. Reddetti. Sesi soluğu duyulmaz oldu müzik piyasasında. 1981-88 arasında bestelerinin TRT'de çalınması yasaklandı. O günler hakkında şöyle diyor Edip Akbayram: "Bu ülkede arabeskin altın çağını yaşadığı yıllarda asla müzikteki çizgimden ödün vermedim. Zaten 12 Eylül sonrası beni kimse çalıştırmadı. 1980'den 1984 yılına kadar, koskoca bir dört yıl. Zor yıllardı o yıllar. Kimse bana iş vermedi. Karımın bileziklerini ve alyanslarımızı sattık. 12 Eylül sonrası beni canavar gibi görmeye başladılar. Oysa sonra ki yıllarda ebru gündeş 'aldırma gönül'ü; nükhet duru, nazım hikmet'in bir şiirinde bestelenen 'geberiyorum'u; soner arıca da Mahsuni Şerif'in şarkılarını okudu. Onlara bir şey olmadı. Ama TRT yıllar yılı beni yasakladı. Oysa şimdi aynı TRT'de, yasaklanan türkülerimi okuyabiliyorum. Ah o yasaklar. Yalnız sanatçılara değil, bu ülkeye de çok zarar verdi."

    Ama 90'ların ortasından itibaren, özellikle "türküler yanmaz"; albümüyle yeni bir çıkış yaptı ve kendi çizgisinde sapmadan yürümeye devam ettiğini gösterdi. can yücel'in, oktay rifat'ın, ahmed arif'in, vedat türkali'nin yapıtlarından bestelenen şarkılar vardı bu albümünde.

    Bir söyleşisinde başlangıçtan itibaren ne yapmak istediği sorulduğunda şöyle yanıtlıyordu soruyu: "Kalıcı bir şeyler yapmak istiyordum. fikret kızılok ve cem karaca'nın Anadolu ezgilerini pop çizgisinde söylemelerini örnek olarak aldım. Renk ve çizgide tamamen bir Edip Akbayram olarak geliştirdim. Toplumcu müzik yapmak istedim. Müziğimde geniş halk kitlelerinin yaşamı, sorunları olmalıydı. Ancak sivri, ucuz kahramanlıklardan da uzak durmaya çalıştım. inançlarımdan, düşüncelerimden, politikamdan taviz vermeden, müzik tekniğinden yararlanarak, sorunlu, yoksul, geniş halk kitlelerine ulaşmak, daha çağdaş bir şeyler yapmak istiyordum."

    1979 yılında Ayten hanım ile evlenen sanatçının bu evliliğinden Ozan ve Türkü adlarında bir oğlu, bir kızı var ...
    #1220765 (leggare, 28.01.2007 01:36 ~ 02:18)
  22. aynı zamanda sanatçının '74 tarihli ilk albümünün de ismidir.

    albümde yeralan şarkılar;

    EDiP AKBAYRAM
    Sayan (1974)

    01. ince ince bir kar yağar
    02. değmen benim gamlı yaslı gönlüme
    03. dumanli dumanli oy bizim eller
    04. anam ağlar başucumda oturur
    05. boşu boşuna
    06. daglar dagladi beni
    07. yakar ınceden ınceden
    08. deniz üstü köpürür
    09. sev beni beni
    10. kükredi çimenler
    #1220894 (leggare, 28.01.2007 02:04 ~ 06.04.2007 11:54)
  23. şimdiye değin yayınlamış olduğu albümleri;

    dün ve bugün 3 (2005)
    dün ve bugün 2 (2004)
    33 üncü (2002)
    selam olsun (2001)
    ilk günkü gibi (1999)
    dün ve bugün (1998)
    yıllar (1997)
    güzel günler göreceğiz (1996)
    türküler yanmaz (1994)
    bir şarkın olsun dudaklarında (1993)
    unutamadıklarım (1992)
    senden haber yok (1991)
    şahdamar (1990)
    özgürlük (1988)
    yeni gelen güne türkü (1986)
    dostlar 1985 (1985)
    dostlar 1984 (1984)
    nice yillara gülüm (1982)
    nedir ne değildir (1977)
    Edip Akbayram (1974)
    #1221923 (leggare, 28.01.2007 12:11)
  24. 45'likleri;

    1970
    kendim ettim kendim buldum/ çiçeklerin dili (siyah örümcekler)

    1972
    kükredi çimenler/ boşu boşuna
    anam ağlar başucumda oturur/ sev beni beni

    1973
    deniz üstü köpürür/ dumanli dumanli oy bizim eller
    değmen benim gamlı yaslı gönlüme/ yakar inceden inceden

    1974
    ince ince bir kar yağar/ dağlar dağladı beni
    garip/ kaşların karasına

    1975
    kolum nerden aldın sen bu zinciri/ gam üstüne gam yapılır

    1976
    mehmet emmi/ affetmem seni
    zalim zalim/ kahpe felek

    1977
    aldırma gönül/ sen açtın yarayı

    1978
    analara kıymayın efendiler/ adiloş bebe

    1979
    eşkiya dünyaya hükümdar olmaz/ gidenlerin türküsü

    1981
    bugün bizde bayram var/ bu yıl benim yeşil bağım kurudu
    #1221943 (leggare, 28.01.2007 12:17 ~ 12:19)
  25. küçük yaşta çocuk felci geçirdiği için bir ayagı sendeleyerek yürüyen , sesi dinlendirici ve şarkılarını içten okuyan yorumcu.
    #1222150 (yalandunyaninsahtekahramani, 28.01.2007 13:14)
/ 4
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

edip akbayram başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. edip akbayram ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu edip akbayram nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about edip akbayram. Copyrights of the articles are belong to their authors.