bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek35
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri6
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- sude sendromu10
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- adana demirspor3
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- yagmurcu6
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- erecto don don bey3
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- masklavi'nin biraz gergin olması2
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz18
- kürt kızlarının güzel olması5
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi5
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- kemal kılıçdaroğlu6
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- yandaş basını okumak3
- en sevdiğiniz ayı3
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- maide 82
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- melih gökçek13
- bugünün yarından güzel olması2
- ben robot değilim tuzağı2
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez4
- akrostişli şiir7
- don don bey birader2
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- 30 yaşına girmek6
- silver ile evlenecek erkek52
- kızları en güzel olan şehir13
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
- ekonomi2
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- tulumba tatlısı6
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- ey insan3
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
sevdiği entry'ler
kedi ciğer misali. yine bir şişkonun saçma salak beyanıdır.
ikizler erkeği zekası ile sizi silkeler anlamazsınız.
görsel
ikizler erkeği zekası ile sizi silkeler anlamazsınız.
görsel
Burada bir yazar vardı önceleri, onunla sık sık insanın bir türlü bilgisine erişemediği gerçeklik hakkında konuşurduk. Çok tuhaf ve can yakan bir şey var: gerçeklik algısı. Şu iki kelimenin yan yana olması dahi uçuk bir şey. Zira gerçeklik algıdan bağımsız olarak var da insan onu mu algılıyor, yoksa gerçeklik bir algı meselesi mi? işte bu soru (aslında iki soru) sorması kolay, cevaplaması ...... Bir soru.
Bundan ziyade biz şeyleri gerçekte oldukları gibi algıyabilir miyiz yoksa algılayamaz mıyız, biz şeylerin substantiasına, değişmez Gerçekliklerine erişebilir miyiz yoksa erişemez miyiz? Bu sorular felsefe tarihinde her zaman üzerine konuşalan, hatta birçok düşüncenin çıkış noktası olan sorulardır.
Sanıyorum bu sorulara husserl, fenomenolojisinde cevap vermiştir: "biz ancak algımızla fenomenlere erişebiliriz; özleri, tözleri ancak sezgiyle (burada sezgi demek doğru değil, zira onda bunun yerine özdeşleyim kullanılır) kavrayabiliriz. O hale algımızın kapsadığı inceleme sahası fenomenler olmalıdır." Bu düşünce maddeci, doğacı anlayıştan ayırt edilmelidir. Çünkü onlar ne'ci ise, onu gerçek de kabul etmiştir. Oysa husserl, "fenomenler gerçektir" gibi bir iddia ile gelmez. Bazı kendini yetkin sanan şarihler fenomenolojinin "fenomen gerçektir" iddiası taşıdığını söylese de bu yanlıştır ama sartre'da durum biraz karışık.
Husserl'den heidegger'e geldiğimizde bilgiden daha öncesel olan varlık kendisini gösterir. Heidegger, geçmişte felsefenin varlıktan önce bilgiyi koymasını eleştirir. Ona göre bilme, dasein'ın o nesnede var olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında bilgi bir varlık halidir. Şeyler asla insandan ayrı şeyler değillerdir ama bunu insanın varlığının bir parçası olarak almamak gerek, bütünsel açıdan böyledir.
insanın nesneleri algılayış biçimine ilişkin bana göre burada bir şeyler söylenebilir. Lakin ben nesne yerine -heidegger gibi- "araç" kelimesini doğru buluyorum. Zira nesne'lik, insanın mekansallığı ve zamansallığına tersliktir. Bunun yerine hep bir şey için varolan araç diyorum. Yine de nesne yerine neyi kullandığımızı söylediysek, burada başlıktan sapmamak için nesne kelimesini kullanabiliriz ama araç olarak düşünülmeli.
insan nesneleri asla onların salt nasıl ve ne olmaklığına ait bir biçimde kavrayamaz, çünkü bu, bir substantia iddiası taşır. Biz nesnelerin kendisine, -varsa- özlerine, -varsa- değişmez gerçekliklerine algı yoluyla erişemeyiz; biz ancak "fenomen"lere erişebilir ve algı bağlamında bunlar hakkında konuşabiliriz.
Bundan ziyade biz şeyleri gerçekte oldukları gibi algıyabilir miyiz yoksa algılayamaz mıyız, biz şeylerin substantiasına, değişmez Gerçekliklerine erişebilir miyiz yoksa erişemez miyiz? Bu sorular felsefe tarihinde her zaman üzerine konuşalan, hatta birçok düşüncenin çıkış noktası olan sorulardır.
Sanıyorum bu sorulara husserl, fenomenolojisinde cevap vermiştir: "biz ancak algımızla fenomenlere erişebiliriz; özleri, tözleri ancak sezgiyle (burada sezgi demek doğru değil, zira onda bunun yerine özdeşleyim kullanılır) kavrayabiliriz. O hale algımızın kapsadığı inceleme sahası fenomenler olmalıdır." Bu düşünce maddeci, doğacı anlayıştan ayırt edilmelidir. Çünkü onlar ne'ci ise, onu gerçek de kabul etmiştir. Oysa husserl, "fenomenler gerçektir" gibi bir iddia ile gelmez. Bazı kendini yetkin sanan şarihler fenomenolojinin "fenomen gerçektir" iddiası taşıdığını söylese de bu yanlıştır ama sartre'da durum biraz karışık.
Husserl'den heidegger'e geldiğimizde bilgiden daha öncesel olan varlık kendisini gösterir. Heidegger, geçmişte felsefenin varlıktan önce bilgiyi koymasını eleştirir. Ona göre bilme, dasein'ın o nesnede var olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında bilgi bir varlık halidir. Şeyler asla insandan ayrı şeyler değillerdir ama bunu insanın varlığının bir parçası olarak almamak gerek, bütünsel açıdan böyledir.
insanın nesneleri algılayış biçimine ilişkin bana göre burada bir şeyler söylenebilir. Lakin ben nesne yerine -heidegger gibi- "araç" kelimesini doğru buluyorum. Zira nesne'lik, insanın mekansallığı ve zamansallığına tersliktir. Bunun yerine hep bir şey için varolan araç diyorum. Yine de nesne yerine neyi kullandığımızı söylediysek, burada başlıktan sapmamak için nesne kelimesini kullanabiliriz ama araç olarak düşünülmeli.
insan nesneleri asla onların salt nasıl ve ne olmaklığına ait bir biçimde kavrayamaz, çünkü bu, bir substantia iddiası taşır. Biz nesnelerin kendisine, -varsa- özlerine, -varsa- değişmez gerçekliklerine algı yoluyla erişemeyiz; biz ancak "fenomen"lere erişebilir ve algı bağlamında bunlar hakkında konuşabiliriz.