bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- şu an ne isterdin10
- cinler5
- fon suresi 2 milyarıncı ayet2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- kopya çekmenin etiği2
- açım aç6
- dilekçeye nasıl başlanır9
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- fon vurgunu54
- kaçak çay18
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur9
- from gold from dust34
- borsa istanbul19
- galatasaray vs akp12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- bir beden küçük kıyafet almak5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- gaddar kerim2
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- kolye119
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- nas suresini duyunca cinler4
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- iltica20
- edep sen ne güzel şeysin3
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- berat albayrak'a iftira atılması11
- tavuklu pilav13
- kürk mantolu madonna6
- en iyi çakmak markası10
- çilekli pasta yiyen erkek7
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- alper mestçi vs hasan karacadağ2
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- la loba21
entry'ler (11)
Sokak hayvanları sokakta sevişmezse nerede sevişecek peki? Tek gecelik kulübe mi tutsun!
Kendisini kalemkahveklavye'de okumaya başladım. Daha sonrasında ise sadece onu takip ettiğimi ve onun yeni yazısını beklediğimi fark ettim. "Kadran Kadraj" kitabı çıktı koştum aldım. Bir yerlerden kulağa çalınmayan cümleleri var. Günümüz edebiyatının bu vasıfsızlığı arasında kendi değerini yaratan bir yazar olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Hatta hayvanlarda görüldüğü bile olur inanır mısınız?
Mustafa Kemal Atatürk.
Nazım Hikmet Ran.
Mimar Sinan.
Nazım Hikmet Ran.
Mimar Sinan.
Birkaç şiir sever oturmuş düşünmüş, tabii önce kendine dert edinmişler bu meseleyi... Ve böyle bir oluşum çabası içine girmişler. Bir buçuk yıllık mini mini içi şiir dolu bir kulüp. Seslendirme yapmak isteyenlerden gelen şiirlere de yer veriyorlar.
Göndermek istediğiniz bir seslendirmeniz varsa çekinmeyin buyurun (https://twitter.com/sesliedebiyat), ([email protected]) ilgileniyorlar.
Göndermek istediğiniz bir seslendirmeniz varsa çekinmeyin buyurun (https://twitter.com/sesliedebiyat), ([email protected]) ilgileniyorlar.
Ayın her adımda benimle ilerlemesi ve takıntılı bir takip düşüncesi... Çocukluk işte
Şu sıralar yetimlik başlangıcında level atlamaya atak yaptığım giderek gelişen sendrom.
Her Amerikalının müstakil evlerde yaşadığı, her ara sokakta hip-hop kültürünün kol gezdiği, ailenin, anne baba çocuklar ve ev köpeğinden oluştuğu, arada bir de aralarından birinin uyumsuzluk çıkardığı, sokaklarda hep çıtır insanların gezindiği, herkesin zayıf olduğu, olmayanın dalga konusu olduğu, hatta herkesin güzel, olmayanın da kül kedisi olduğu, paraların bolca bulunduğu saçmalıklar silsilesinden sıkılmadın mı? Sıkıldın sıkıldın! Sonu tahmin edilemez filmleri sen de özledin hatta. Hem şaşırmak ne güzel şeydir öyle. Çünkü her şaşkınlık bir şey öğretir insana. Tabi bunların illa ki olumlu şeyler olması beklenemez ama öğretir işte. Öğrenmek en güzelidir çünkü onun iyisi kötüsü yoktur. Ne öğrenirsen kar kalır yanına.
“Bunu yaparsan şapkamı yerim.” bu sözü hayatı boyunca iki kez duymuş ve birçok şapkayı ziyan etmiş bir yönetmen Kim Ki Duk. Hakkında söylenecek çok şey var. Ama kendisi, kelimelerin güçsüz olduğunu ve anlatımdan eksilttiğini düşünüyor. Susarak anlatmanın karmaşasına düşmek istemediği zaman konuşuyor, konuşturuyor. Kelimeler söyleyen kişinin tavrını takınır, diye düşünürüm ama susmak, Kim Ki Duk ile insanlığın tavrını takınıyor galiba…
Süleyman Efendi ve nasırı ile hayatıma girdi Orhan Veli… Bir de babamın ara ara mırıldandığı bir kaç mısrası ile. Bir tarafta nasır, bir tarafta sokak kedisi ile ciğercinin kedisi, bir tarafta ise gözlerimi kapattığım anda dinleyebileceğim istanbul. Küçükken Orhan Veli’ye aşık olmak yerine istanbul’a aşık olmayı tercih etmiştim, şimdi işler değişti desem yeridir. Geçen yıl ilk kez istanbul’a gittiğimde ağzımdan ister istemez şu cümleler dökülüverdi “Seni mavi gözlü, kirli yüzlü sokak çocuğu seni… Hani, nerede sahiplerin?” Gitmişlerdi. Benim için biri olsa yeterdi ama o ilk gidenlerdendi…
Kimileri “Mavi Gözlü Dev” , “Güzel Yüzlü Şair” dedi ona kimileri, “Romantik Devrimci”… Defalarca tutuklandı ve yaşamının büyük bir kısmını hapiste veya sürgünde geçirdi, şiirleri elliden fazla dile çevrildi. Benim için ise en güzel direnen şairdi Nazım Hikmet.