bugün
- nervio bugün ne giydi acabası12
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- sabah nasıl uyanıyorsunuz12
- 2026 yılında hala sigara içen kişi5
- ateistlerin nursuz olması23
- bana kimse eksi oy atamaz6
- sözlüğün en götü güzel kızı8
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması13
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek6
- seçimde kime oy vereceğiz8
- tanrı yok10
- hoşlanılan kızın onlyfans hesabı olması4
- sevilen hatuna kasıklarımın şarkısı demek3
- atatürk ün ateist olması8
- sözlüğün fingirdekleri10
- sözlüğün tanrıçası olmak10
- amerikan filmlerindeki heyecanlı genç grubu6
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- rave muzigi2
- etin üzerine tereyağı dökmek7
- ota boka devşirme diyen hırto27
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu18
- başkasının ısırdığı yemeği yer misiniz8
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- the merich5
- sevgilinin sümüğünü yer misin5
- futbol sevmeyen basketbol tayfa2
- sevişilen kadının kocasına yatakta basılmak2
- velvet'in silver'a benzemesi15
- sözlüğün yılanı8
- uysaljakoben20
- sıla ertaş benimle evlenir misin3
- sürekli yeme isteği7
- beni gözaltına alsalar ağlar misiniz4
- halı saha adabı2
- true nickli namussuz yazar15
- sözlüğün şamar oğlanı olmak4
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar14
- sözlüğün en faydalı linki2
- sözlüğün 500 cc memelisi6
- küçük memeli kızın mini etek giymesi2
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- yurtdışında hintli misin diye sorulması11
- seksi ve zeki kız3
- ciddiye alınmadığı halde sürekli yazan yazar5
- yazarların en sevdiği içecek5
- tüm günü varoluş sancısıyla geçirmek3
- sözlüğe seksi bir kadın bırak4
- bir sarma yapmışım9
- mağarada kuran'ı kerim yazmak4
entry'ler (11)
Sokak hayvanları sokakta sevişmezse nerede sevişecek peki? Tek gecelik kulübe mi tutsun!
Kendisini kalemkahveklavye'de okumaya başladım. Daha sonrasında ise sadece onu takip ettiğimi ve onun yeni yazısını beklediğimi fark ettim. "Kadran Kadraj" kitabı çıktı koştum aldım. Bir yerlerden kulağa çalınmayan cümleleri var. Günümüz edebiyatının bu vasıfsızlığı arasında kendi değerini yaratan bir yazar olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Hatta hayvanlarda görüldüğü bile olur inanır mısınız?
Mustafa Kemal Atatürk.
Nazım Hikmet Ran.
Mimar Sinan.
Nazım Hikmet Ran.
Mimar Sinan.
Birkaç şiir sever oturmuş düşünmüş, tabii önce kendine dert edinmişler bu meseleyi... Ve böyle bir oluşum çabası içine girmişler. Bir buçuk yıllık mini mini içi şiir dolu bir kulüp. Seslendirme yapmak isteyenlerden gelen şiirlere de yer veriyorlar.
Göndermek istediğiniz bir seslendirmeniz varsa çekinmeyin buyurun (https://twitter.com/sesliedebiyat), ([email protected]) ilgileniyorlar.
Göndermek istediğiniz bir seslendirmeniz varsa çekinmeyin buyurun (https://twitter.com/sesliedebiyat), ([email protected]) ilgileniyorlar.
Ayın her adımda benimle ilerlemesi ve takıntılı bir takip düşüncesi... Çocukluk işte
Şu sıralar yetimlik başlangıcında level atlamaya atak yaptığım giderek gelişen sendrom.
Her Amerikalının müstakil evlerde yaşadığı, her ara sokakta hip-hop kültürünün kol gezdiği, ailenin, anne baba çocuklar ve ev köpeğinden oluştuğu, arada bir de aralarından birinin uyumsuzluk çıkardığı, sokaklarda hep çıtır insanların gezindiği, herkesin zayıf olduğu, olmayanın dalga konusu olduğu, hatta herkesin güzel, olmayanın da kül kedisi olduğu, paraların bolca bulunduğu saçmalıklar silsilesinden sıkılmadın mı? Sıkıldın sıkıldın! Sonu tahmin edilemez filmleri sen de özledin hatta. Hem şaşırmak ne güzel şeydir öyle. Çünkü her şaşkınlık bir şey öğretir insana. Tabi bunların illa ki olumlu şeyler olması beklenemez ama öğretir işte. Öğrenmek en güzelidir çünkü onun iyisi kötüsü yoktur. Ne öğrenirsen kar kalır yanına.
“Bunu yaparsan şapkamı yerim.” bu sözü hayatı boyunca iki kez duymuş ve birçok şapkayı ziyan etmiş bir yönetmen Kim Ki Duk. Hakkında söylenecek çok şey var. Ama kendisi, kelimelerin güçsüz olduğunu ve anlatımdan eksilttiğini düşünüyor. Susarak anlatmanın karmaşasına düşmek istemediği zaman konuşuyor, konuşturuyor. Kelimeler söyleyen kişinin tavrını takınır, diye düşünürüm ama susmak, Kim Ki Duk ile insanlığın tavrını takınıyor galiba…
Süleyman Efendi ve nasırı ile hayatıma girdi Orhan Veli… Bir de babamın ara ara mırıldandığı bir kaç mısrası ile. Bir tarafta nasır, bir tarafta sokak kedisi ile ciğercinin kedisi, bir tarafta ise gözlerimi kapattığım anda dinleyebileceğim istanbul. Küçükken Orhan Veli’ye aşık olmak yerine istanbul’a aşık olmayı tercih etmiştim, şimdi işler değişti desem yeridir. Geçen yıl ilk kez istanbul’a gittiğimde ağzımdan ister istemez şu cümleler dökülüverdi “Seni mavi gözlü, kirli yüzlü sokak çocuğu seni… Hani, nerede sahiplerin?” Gitmişlerdi. Benim için biri olsa yeterdi ama o ilk gidenlerdendi…
Kimileri “Mavi Gözlü Dev” , “Güzel Yüzlü Şair” dedi ona kimileri, “Romantik Devrimci”… Defalarca tutuklandı ve yaşamının büyük bir kısmını hapiste veya sürgünde geçirdi, şiirleri elliden fazla dile çevrildi. Benim için ise en güzel direnen şairdi Nazım Hikmet.