bugün
- from gold from dust31
- senin aklini alirim9
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı9
- şampuan yerine saç kremi almak6
- evli bir adama aşık oldum sözlük17
- birine aşık olup kafayı yemek9
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı15
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- sydney sweeney'in memeleri7
- ups boobs ve diğer sözlük kızları5
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk3
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- fiziği güzel sözlük kızları56
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek5
- gecenin şarkısı4
- memeleri kafam kadar kız24
- fatma betül sayan kaya70
- kadının en öpülesi yeri11
- belçika attı6
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek5
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- uğurcan çakır8
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- gece döner bıçaklı şirinler tarafından kovalanmak5
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- yeniden dünyaya gelsen olunacak meslek2
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- kevin de bruyne3
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- kuran da namazın olmaması12
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı3
- görsel yükleme problemi5
- areola estetiği2
- yağmuru kim döküyor4
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz3
- sırılsıklam2
- uefa uluslar ligi10
- sözlükteki kız yazarları deşifre ediyorum4
- ismet gurbuz 2024'ün çaylak olması5
- odyssey2
- sabahın köründe işe giden ezik13
- traveler vs iock4
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
- arda güler4
Herhangi bir günün herhangi bir saatinde gördüklerimden, duyduklarımdan, hissettiklerimden etkilenmem pekala mümkündür. Eve ekmek almaya giderken dahi aklıma takılacak bir kelime bulabilirim.
Babamın, aklına gelen ilk kelimeleri sıraladığı bir sohbette, zamanı durdurup söylediği bir cümleyi sarmalar, bu cümle üzerine kitap yazılabilir, fikri ile dolaşabilirim. Ama sonrasında ne bir kitap yazarım ne de bir cümle aklımda kalır. Şuan ne yazacağımı tam olarak ben de bilmiyorum ama başlıyorum. Yazı hayatımın da başlangıcı saydığım o günlerden, lise yıllarımdan.
Uzun uğraşılar sonucu hangi liseye gideceğim konusunda eş, dost, akraba hepimiz fikir birliğine varmıştık. Evimden uzak olsam da memleketimde okuyacaktım. Senenin belirli bir ayında mutlaka gittiğim, büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öptüğüm, soğuğu ile meşhur memleketimde. O civarda başımı sokacak birçok kapım vardı ama yurtta kalacaktım. iyi ki de yurtta kalmışım. Bütün ayrıntılardan sıyrılıp o ilk günü anlatmak istiyorum...
Yaşadığımız şehirden okuyacağım ilçeye doğru arabayla, dualar eşliğinde babamla yola çıktık. Küçük beyaz bir arabamız vardı, hayal gücümüzü kuvvetlendirmek adına markası da Ford-escort idi, karanlıkta yola çıkmıştık. Yolda hiç konuşmuyordum çünkü çok heyecanlıydım. Bilinmeye gidiyordum, kimlerle karşılaşacaktım, nasıl arkadaşlarım olacaktı, mutlaka küçük olduğumu düşüp benimle alay edeceklerdi gibi birçok soruyu zihnimde tekrarlıyordum. Bilinmeze giden bir yolda nasıl heyecanlanılmaz ki? Arabada ilahi çalıyordu, o zamanlarda arabamızda hep ilahi çalardı. Yol, hızlıca bitiverdi ve kalacağım yurdun önünde durduk. Heyecanım fazlasıyla yükseklerdeydi. Bereket ki amcam da geldi. Yurdun kapısından girdik, babamın ve amcamın orada olması beni güvende hissettirse de heyecanım gidesi değildi. Yurt, iki katlıydı ve öğrenciler de ikinci katta kalıyordu. ikinci kata çıkınca aklımdan binlerce düşünce geçti. Bütün öğrenciler, çoğu birkaç gün önceden yurda yerleşmişlerdi bile, kapılarını açtılar ve yeni gelen öğrenciye, bana bakıyorlardı. Aklımdan geçirdiklerimin başında, bunlar çok büyük görünüyorlar vardı. Nasıl olabilir, daha 14 yaşındayım ve bunların bıyıkları var da dedim. Bütün ayrıntısını hatırlıyorum, bıyıklı olanın adı Ömer büyük olanın adı da Ali'ydi. Kalacağım odanın kapısını açınca inanılmaz rahatladım. Çünkü bu odadaki insanların bir kısmı ile Facebook'tan konuşmuş, bir kısmıyla da zaten tanışıyorduk. Mustafa vardı örneğin, eski okul arkadaşımdı. Kemal vardı, Facebook'ta konuşmuş bizzat yanına tanışmaya gitmiştim okul başlamadan, ama hepsinden önemlisi oda arkadaşlarım benim gibiydiler. Küçüktüler, bıyıkları yoktu, çok rahatlamıştım...
Babamın, aklına gelen ilk kelimeleri sıraladığı bir sohbette, zamanı durdurup söylediği bir cümleyi sarmalar, bu cümle üzerine kitap yazılabilir, fikri ile dolaşabilirim. Ama sonrasında ne bir kitap yazarım ne de bir cümle aklımda kalır. Şuan ne yazacağımı tam olarak ben de bilmiyorum ama başlıyorum. Yazı hayatımın da başlangıcı saydığım o günlerden, lise yıllarımdan.
Uzun uğraşılar sonucu hangi liseye gideceğim konusunda eş, dost, akraba hepimiz fikir birliğine varmıştık. Evimden uzak olsam da memleketimde okuyacaktım. Senenin belirli bir ayında mutlaka gittiğim, büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öptüğüm, soğuğu ile meşhur memleketimde. O civarda başımı sokacak birçok kapım vardı ama yurtta kalacaktım. iyi ki de yurtta kalmışım. Bütün ayrıntılardan sıyrılıp o ilk günü anlatmak istiyorum...
Yaşadığımız şehirden okuyacağım ilçeye doğru arabayla, dualar eşliğinde babamla yola çıktık. Küçük beyaz bir arabamız vardı, hayal gücümüzü kuvvetlendirmek adına markası da Ford-escort idi, karanlıkta yola çıkmıştık. Yolda hiç konuşmuyordum çünkü çok heyecanlıydım. Bilinmeye gidiyordum, kimlerle karşılaşacaktım, nasıl arkadaşlarım olacaktı, mutlaka küçük olduğumu düşüp benimle alay edeceklerdi gibi birçok soruyu zihnimde tekrarlıyordum. Bilinmeze giden bir yolda nasıl heyecanlanılmaz ki? Arabada ilahi çalıyordu, o zamanlarda arabamızda hep ilahi çalardı. Yol, hızlıca bitiverdi ve kalacağım yurdun önünde durduk. Heyecanım fazlasıyla yükseklerdeydi. Bereket ki amcam da geldi. Yurdun kapısından girdik, babamın ve amcamın orada olması beni güvende hissettirse de heyecanım gidesi değildi. Yurt, iki katlıydı ve öğrenciler de ikinci katta kalıyordu. ikinci kata çıkınca aklımdan binlerce düşünce geçti. Bütün öğrenciler, çoğu birkaç gün önceden yurda yerleşmişlerdi bile, kapılarını açtılar ve yeni gelen öğrenciye, bana bakıyorlardı. Aklımdan geçirdiklerimin başında, bunlar çok büyük görünüyorlar vardı. Nasıl olabilir, daha 14 yaşındayım ve bunların bıyıkları var da dedim. Bütün ayrıntısını hatırlıyorum, bıyıklı olanın adı Ömer büyük olanın adı da Ali'ydi. Kalacağım odanın kapısını açınca inanılmaz rahatladım. Çünkü bu odadaki insanların bir kısmı ile Facebook'tan konuşmuş, bir kısmıyla da zaten tanışıyorduk. Mustafa vardı örneğin, eski okul arkadaşımdı. Kemal vardı, Facebook'ta konuşmuş bizzat yanına tanışmaya gitmiştim okul başlamadan, ama hepsinden önemlisi oda arkadaşlarım benim gibiydiler. Küçüktüler, bıyıkları yoktu, çok rahatlamıştım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar