bugün
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- türklere vize serbestisi4
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı3
- velvet25
- çay yapacak hatunun olmaması3
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- kendini değersizleştiren insan5
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun3
- kuzey karolina'dan ındianapolis'e gitmek3
- mor semsiyeli yabanci8
- anın görüntüsü34
- jalapeno turşusu2
- golden rose velvet matte ruj 202
- yahudiler neden hindistan'ı seviyor2
- duygulandıran ingilizce şarkılar2
- evliliğin anlamı13
- ahmet baran yazgan12
- dünyanın en değerli şeyi5
- pancar küspesi2
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- sokakların mis gibi bok kokması2
- amedspor2
- kürtsüz türkiye11
- evde yoğurt yapmak5
- nude var mı3
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- bronzlaşma2
- yunus akgün3
- o kızdan uzak dur diyen erkek2
- sizi her yerden izleyebilen yapay zeka2
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak2
- halife olacağım7
- the crow2
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- golden rose pure matte powder ruj 1102
- ismet gürbüz8
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- fenerbahçe15
- her şeyden anlayan adam edası5
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- aslıhan moralı2
ilk sadece biz vardık. doğa ne veriyorsa onu alıyorduk. ömrümüz kısaydı ama mutluyduk. Kendimize değer verdik, kendimizi sevdik, sonradan anladık ki o kadar çok sevememişiz...
sonra rahipler çıktı. o zaman bir toplum için en değerli şey, mevsimlerdi. Bereketli mevsimler rahat yaşamanın ta kendisiydi.bu rahipler mevsimleri kontrol edebiliyordu. Onlara deger verdik basımızın ustune koyduk. sonradan anladık ki rahipler bizim icin aynı seyi yapmamış...
SOnraları tarımı iyice öğrendik. artık kötü mevsimlerde de kendimize yetebiliyorduk. Bunun verdigi rahatlıkla cogaldık. Ve yeni yerler için savaştık.karınlarımız toktu ancak din adamlarının daha toktu. tamahkar olmamayı tok gözlü olmayı öğütlüyorlar ama bolluk icinde yüzüyorlardı.Sonra asiller duruma el attılar bizi din adamlarının şerrinden kurtardılar. Kurtarıcımız ...ASillerdi. Sayıları azdı ama çok daha üstün yaşıyorlardı. Onlara deger verdik basımızın ustune koyduk. sonradan anladık ki onlar bizim icin aynı seyi yapmamış...
Köle oldugumuzun farkına vardıgımız anda patladık. Birden ne oldugunu anlayamadık, çok cahil arkadaşlarımız bile bizimle aynı yola baskoymuslardı. Dogru bir seyi yapıyorlardı ancak neden yaptıklarını pek kavramamıslardı. Asilleri alaşağı ettik ve cumhuriyeti kazandık. herkes eşit herkes hürdü... Daha eşit olanlar daha fazla paraya sahip olanlardı iş verenler sermayeye sahip olanlardı. onlara güvendik bizi asillerin zorbalıgından kurtarmışlardı. bize iş vermişlerdi Onlara deger verdik basımızın ustune koyduk. sonradan anladık ki burjuvalar bizim icin aynı seyi yapmamış...
baktık ki değişen bir şey olmamıştı. yaşamak için çalışırken, çalışmak için yaşamaya başlamıştık. Asilleri ve rahipleri özlememiştik ama kendimizi özlemiştik. ilk başta burjuvanın da diğerleri gibi olacağını düşünüyorduk. Sonra baktık ki bizi kullanan ulus devletmiş (!) saçma sapan şeylerin peşinden koştuğumuz bu anlayış bize cumhuriyeti kazandıran idealistler bu sefer rahiplerin ve asillerin peşinden geliyordu.... Ulus devlete deger verdik basımızın ustune koyduk. sonradan anladık ki ulus devlet bizim icin aynı seyi yapmamış...
Artık hata yapmayacağız. burjuva kardeşlerimizin sahip olduğu gazetelerin ve televizyonların dediği gibi ulus devlette de iş yok. Dünyayı şirketler yönetmeli. Ne de olsa bize ekmek verenler onlar. Ayrıca inancımıza hiç karışmıyolar hatta daha da destek olup başka inançtaki düşmanlar için bize silah satacak kadar bizi anlıyorlar. Evet evet bu sefer doğru yolu bulduk. Devletler kalksın şirketler gelsin. Bazı arkadaşlarım şirketlerin tüm dünyadaki dini ve milliyetleri yokedeceğini söylüyordu. ama onlara sahip burjuva kardeşlerime bunu sordugumda....
"size silah satıyorum. neden ? Tabii ki yok olmayıp kendinizi korumanız için..."
dediğinde içime ferahlık geldi. bu yeni yönetimin ismi ne diye sorunca "postmodern devlet anlayışı" dedi.
Bu sefer turnayı gözünden vurduk... hem inancımı, hem milliyetimi, hem de paramı kaybetmeyeceğim...
sonra rahipler çıktı. o zaman bir toplum için en değerli şey, mevsimlerdi. Bereketli mevsimler rahat yaşamanın ta kendisiydi.bu rahipler mevsimleri kontrol edebiliyordu. Onlara deger verdik basımızın ustune koyduk. sonradan anladık ki rahipler bizim icin aynı seyi yapmamış...
SOnraları tarımı iyice öğrendik. artık kötü mevsimlerde de kendimize yetebiliyorduk. Bunun verdigi rahatlıkla cogaldık. Ve yeni yerler için savaştık.karınlarımız toktu ancak din adamlarının daha toktu. tamahkar olmamayı tok gözlü olmayı öğütlüyorlar ama bolluk icinde yüzüyorlardı.Sonra asiller duruma el attılar bizi din adamlarının şerrinden kurtardılar. Kurtarıcımız ...ASillerdi. Sayıları azdı ama çok daha üstün yaşıyorlardı. Onlara deger verdik basımızın ustune koyduk. sonradan anladık ki onlar bizim icin aynı seyi yapmamış...
Köle oldugumuzun farkına vardıgımız anda patladık. Birden ne oldugunu anlayamadık, çok cahil arkadaşlarımız bile bizimle aynı yola baskoymuslardı. Dogru bir seyi yapıyorlardı ancak neden yaptıklarını pek kavramamıslardı. Asilleri alaşağı ettik ve cumhuriyeti kazandık. herkes eşit herkes hürdü... Daha eşit olanlar daha fazla paraya sahip olanlardı iş verenler sermayeye sahip olanlardı. onlara güvendik bizi asillerin zorbalıgından kurtarmışlardı. bize iş vermişlerdi Onlara deger verdik basımızın ustune koyduk. sonradan anladık ki burjuvalar bizim icin aynı seyi yapmamış...
baktık ki değişen bir şey olmamıştı. yaşamak için çalışırken, çalışmak için yaşamaya başlamıştık. Asilleri ve rahipleri özlememiştik ama kendimizi özlemiştik. ilk başta burjuvanın da diğerleri gibi olacağını düşünüyorduk. Sonra baktık ki bizi kullanan ulus devletmiş (!) saçma sapan şeylerin peşinden koştuğumuz bu anlayış bize cumhuriyeti kazandıran idealistler bu sefer rahiplerin ve asillerin peşinden geliyordu.... Ulus devlete deger verdik basımızın ustune koyduk. sonradan anladık ki ulus devlet bizim icin aynı seyi yapmamış...
Artık hata yapmayacağız. burjuva kardeşlerimizin sahip olduğu gazetelerin ve televizyonların dediği gibi ulus devlette de iş yok. Dünyayı şirketler yönetmeli. Ne de olsa bize ekmek verenler onlar. Ayrıca inancımıza hiç karışmıyolar hatta daha da destek olup başka inançtaki düşmanlar için bize silah satacak kadar bizi anlıyorlar. Evet evet bu sefer doğru yolu bulduk. Devletler kalksın şirketler gelsin. Bazı arkadaşlarım şirketlerin tüm dünyadaki dini ve milliyetleri yokedeceğini söylüyordu. ama onlara sahip burjuva kardeşlerime bunu sordugumda....
"size silah satıyorum. neden ? Tabii ki yok olmayıp kendinizi korumanız için..."
dediğinde içime ferahlık geldi. bu yeni yönetimin ismi ne diye sorunca "postmodern devlet anlayışı" dedi.
Bu sefer turnayı gözünden vurduk... hem inancımı, hem milliyetimi, hem de paramı kaybetmeyeceğim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar