bugün

Kaygıları kamçılayan tamahkârlık ihtiras bencillik ve aceleciliktir
Sırtına taşıyabilecek kadar yük alan
Kalbine yetebilecek kadar hisle donanan
Ağzına sindirebileceği kadar lokma salan
Hafızasına az da olsa sürekli bir şeyler katan
Bedeninden miskinliği acziyeti uzak tutan
Hayatından sorumluluk şiarını çıkarmayan

Ne elinden gidenlere gönül koyar üzülür
Ne de eline geçenlere bu "ben"dendir deyip sevinir...
EZCÜMLE BiLCÜMLE

Bazen bir cümlenin kalbe varıncaya kadar katettiği yol kadar kısa hayat

Bazende bir cümlenin anısının kalbe nüfuz ettiğince uzuyor hayat

Kiminde bir cümlenin sarf ettiği gayret miktarınca umut yarın yarın umut oluyor

Kimindeyse bir cümlenin katlettiği gönül adedince donuyor dünler yok oluyor günler

Yani cümle cümle iyilikle serpiliyor dalında çiçeğe hazır olda meyveye duruyor insan

Hani cümle cümle yükleniyorda bir türlü yağamayıp gri gök yüzünde kayboluyor insan...
Kuyudaki taşa merak kabartmayan önüne konulan engelleri yüzleşerek aşar.

Meziyet ve maharet, verilen imkânı ongunluk mesabesinde karşılamakla avantaja dönüşür.

Hırs azmin önü alınamaz düşmanı
Haset gıptanın süslü bezekli törpüsü
Kibir başarıya sızmış kurnazlığın habis tümörü.
Beklentilerinin çıtası ne kadar yüksek ise endişelerinin boyutu o denli büyük olur.
beklentilerin kavşağında durmuş bekliyorum.
Ayağına takılanlarla mücadele etme yolunu değiştir yolun açık olsun

Gözüne ilişenleri merak etme yönünü değiştir ufkun açık olsun

Aklına takılanlarla oyalanma ki yolun ufkun açık olsun.
Doğruluğun terazisi yoktur olursa ticareti elzem kılar.
Yanılgının telafisi zordur olsa da sonrasını ebter kılar.
Gönül gecemisin yıldıza yaren
Ömür bir bilmece ki sırra kadem
Dirilir uykudan gerçeğe bazen
Varınca sevilir sevinir insan.

Denizi kaybolmuş kıyılar ıssız
Yüreği kavrulmuş anılar sessiz
Sanırsın durulmuş yüreği hissiz
Kalınca bir başa kırılır insan.
Üstü örtülü ninniler dilde sakıt cümleler
Hayret ne çare his yoksun gün bezgin
Bir çift öküz kağnısından uzakta şimdi
Küfesi sırtından inmiş boşluğu taşır insan
Rüzgar kesik kesik çarpıyor betonlara
Toprak çekildi çoktan ayak altlarından
iki cümleden biri tersliyor ötekini
Maişet cürüm olmuş sıkıyor boğazları
Gözler alışılmadık ufuklara göz dikmiş
Adımlar ihtirasın hududuna dahletmiş
Bir düş bozumu daldığın her rüya
Üstü örtülü ninniler maziden silindiler...
MÜSVEDDE DEYiŞLER

Fırsat ile feraset arasındaki nüans ;
Birine kurnazlık tez bulaşır insan eliyle mundar olur.
Diğerine düşünce ve gönül ulaşır gayret eden hayat bulur.

Fırsatları değerlendirme çabasına girmeyin
Ferasetle tevekkül edip olanı dileyin.
Müsvedde analizler

Çöle düşen yazgı zemheriyi, güne düşen nasip maziyi aratmaz ise gelecek bulut olur yağan yağmur olur bereket mahsul olur hakeza gürbüz olur her damla her say gayret mesabesinde zerre zayiat görmeden toprağın kıymeti kararınca insanın minneti kadarınca muhatabı hayat solur huzur bulur.
YE iÇ AZICIK SAKIN
GEZ TOZ BiRAZCIK BAKIN

Karganın nasibini korkusu keser ama bu korku ömrünü uzun eyler.
MÜSVEDDE ANALiZ ATLASI

Heybedeki yalnızlığın kalitesi miktarınca büyüyor güçleniyor insan
Aştıkça engelleri mukavemet kazanıyor yol alıyor
Döktüķçe muhtevasını tahliye namına mecrasına hafifliyor dimağı
Kalbini sözüne sözünü hal bilene yasladıkça bayındır kılıyor ömrünü
Öfkesini sağlam kalelere kapattıkça intikam ateşi kül oluyor zaman sonra gül oluyor
Mağlubiyetlerinden ders aldıkça idrakine merhamet aşılıyor
Zaferlerinden başkalarına pay ettikçe iyilik iyilikle katlanmış oluyor.
Cahilin cesareti hinbaza
Bilenin ataleti kurnaza
Fırsat tanır
Dünya ;
Çok bilenler ile bildiğini sananların
Yokluk görmeyenler ile semirip yan gelip yatanların elinde oyuncak oldu.
MÜKERRER TAKINTILAR

Tekrarı ezbere dönüşen alışkanlıklar
Ertesi haybeye konulan yalnızlıklar
Evveli kedere bulanan sıkıntılar
Kararı heybede unutulan avuntular.
Erdem sahiplerinin hatalardan döndüğü yerde başarıya ve iyiliğe giden yollar açılır.

Hatada ısrar edip etrafında dönenlere ise mecalsizlik akabinde derin uçurumlar peydah olur.

Erdem sahipleri hatalarından dönüp doğruya iyiye yönelirken diğerleri etrafında dolap beygiri misali döner durur.
Dalıp gittiğin yerde kulaç atabiliyorsan

Uyanınca gerçeği kucaklayabiliyorsan

Kesif badireler sonrasında dağılmıyorsan

Efkârı ganimet bilip pazarda satmıyorsan

Gayret
Sabır
Umut
Onur

Ömrünce yârenindir...