1. 1.
    sarılmak derim..

    Hep bunu dedim, yine bunu derim.. Paylaşmak derim huzurun adına.. Bir ekmeği bölmek ve aynı bardaktan içebilmek suyu.. Ağzının kenarında yemek kalmış diyip gülebilmek.. Sonra banmak ağzının kenarına dudaklarını.. Çekinmeden konuşmak ve susmak bazen anlayıp.. Uyumak sonra aynı yatakta; aynı yatakta uyanmak.. Ağlatmak biraz belki de huzur, ağlamak biraz da..

    Lan neredesin geç kaldın, merak ettim diyebilmek.. Ya da yalan söylemek telefonumun şarjı bitti diye.. Özletmek biraz.. Birazdan fazla da özlemek huzur.. inanmak ama huzur.. Hem de âmâ gibi inanmak; körü körüne! Önemsenmek ve önemsemek huzur..

    Huzur; bölüşmek zamanı..

    Huzur; atkıyı kendi ellerinle bağlaman boynuma.. Huzur; önünü kapat, üşütme, hasta olursan bakmam diyebilmek ama başında beklemek sabaha kadar.. Kızarak, severek ve ben sana demedim mi, diyerek! En ufak değişikliği görebilmek huzur.. Seni seviyorum dememek.. Ama anlatmak sevgiyi alışılmamış bir şekilde; yüzünün koynunda uyumak demek huzur.. Mevsimleri karıştırmak biraz.. Anlasan; terlemek derim kışın en soğuk gününde.. Ya da en uzun geceyi beklememek huzur.. Buzun üstünde kayıp düşmek.. Tutma ellerimi her zaman; sende düşme üstüme diyebilmek huzur.. Kendini tutamamak huzur.. Ne varsa yaşamak.. Çocuk gibi küsmek bazen ve her şey yolunda gitmiyor diyebilmek.. Koltuğun kenarında bulduğun çoraplarım için kavga çıkarmak huzur.. Sana kahvaltı hazırlarken mutfağını yerle bir edebilmem huzur..

    Sonra..
    Sonra güçlü olmamak huzur... Başını göğsümde büyütmen ve kollarımla yetinmen yetim bir çocuk gibi..

    Huzur...
    Ne diyordu şarkıda; ''al ömrümü koy ömrünün üstüne, senden gelsin ölüm başım üstüne...'' diyebilmek huzur..

    * Ah Huzur, ah!..
    2 ... hasmet ibriktaroglu
  2. 2.
    huzur diye birşey henüz varolmamıştır.
    2 ... sophiaa