bugün
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- sinem dedetaş9
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı13
- çerçeve yasa7
- şaka maka 40'a yaklaşmak4
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- sözlükte umursanmayan yazar3
- ülke gündemini umursamamak3
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- velvet hanım ile kahve içmek8
- yoran insanların ortak özellikleri5
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- scream maskesi takıp beyzbolsopasıyla dolaşmak2
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- 15 temmuz tiyatro mu7
- en sevdiğiniz çiçek3
- kısa boylu olmak6
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- arkadaşlar çok acıktım3
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- vatan hainliğinden sıyrılmaya çalışmak2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- abi kartta komisyon kesiliyor haberin olsun3
- hapisteki pkklıları affedilmesi2
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sevgiliye hitap şekilleri6
- renault 9 broadway12
- bursa2
- batıl inançlar5
- mason greenwood10
- ona bir şey söyle7
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- zarok tv2
- bakın solcular2
- nickaltı perileri2
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- kaç cm diye soran kuzen2
- arkadaşlar naber ya6
- öğretmenlerin nöbeti5
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
Siz Vahdettin'i tartışıp temmuz sıcağında satış yapamayan 'refiklerimizin' para kazanmalarına yardımcı oladurun, General Westmoreland öldü.
Ölür tabii, 91 yaşındaymış.
Bana hep Hoş Memo çizgi romanının kahramanlarından General Motors'u hatırlatır. Şimdilerde çoktan unutulmuş eski bir gazeteci, Ali Gevgilili, onu dilimize 'General Samurkaş Aygırmotor' diye uyarlamıştı... Fakat bu çeviri, ingilizce aslındaki nefis ironiyi, dünyayı sömüren Amerikan General Motors şirketiyle Amerikan generallerinin neredeyse 'özdeş' konumu üzerine patlatılmış o muhteşem espriyi yansıtmıyor.
Tıpkı, eski Gal diliyle dalgasını geçen Asterix çizgi romanındaki Obelix, Idefix gibi tiplere, sevgili ağabeyimiz Halit Kıvanç tarafından 'Türk çocuklarının anlayacağı şekilde' Hopdediks, Durdediks gibi abuk sabuk isimler verilmesi gibi... Adamlar tutmuşlar, 'asterisque', 'obelisque' gibi Fransızca kelimeleri uyduruk bir Gal diline 'çevirip' hoşluk yapıyorlar, biz alıp katlediyoruz.
General William Westmoreland (şimdi ortalama Türk gazetecileri buna da 'Vilyam Paşa' diye isim takarlar) Vietnam savaşının ünlü Amerikan komutanıdır.
Gençliğimiz bu ve benzeri adamlardan nefret etmekle geçmişti...
Attila ilhan, Kore savaşının ünlü komutanı General Ridgway'i anlatacağı zaman, 'şimdi General Ridgway'i kim hatırlar?' diye sormuştu... Ben de derim ki, şimdi General Westmoreland'ı bizim 68 kuşağı bile hatırlamaz!
Bugün nasıl Irak savaşı ortalığı kasıp kavuruyorsa, o zamanlar da Vietnam savaşı gündemimizde bir numaraydı.
Ve de, geçen gün ishal teşhisiyle hastaneye kaldırılan Fazıl Hüsnü Dağlarca, ona 'Vietnam savaşımız' diyordu. Savaşta hepimiz Amerika'nın yenilmesini istiyor, komünistleri tutuyorduk.
Hem komünizmi 'iyi bir şey' sanıyorduk, hem de Amerikan ordusu Güney Vietnam'ı koskocaman bir kerhaneye çevirdiği için kızıyorduk. Daha sonra bu gerçeği Stanley Kubrick'in konuyla ilgili filminde 'sucky fucky five dollars' diyen Saigon fahişesini görünce hatırlayacaktık.
Vallahi istanbul'da da on liraydı ha aynı hizmet... Tabii bir de, Zürafa Sokağı'nın en dibinde, yaşlı ve çirkin kadınlardan oluşan 'beş liralık' piyasa vardı...
Amerikan askerleri, yaşça bizden azıcık büyük ağabeylerimiz, nerede ve niçin savaştıklarını pek de anlayamadan, bir yandan esrarı çekiyor, bir yandan Carlos Santana, James Brown ve Louis Armstrong dinleyerek sinek gibi ölüyorlardı.
O günlerden aklımda kalan, elbete My Lai katliamında ölümün gözünün içine bakan badem gözlü bebeler, ve de miğferlerin yanına sıkıştırılmış Marlboro paketleri...
Aptaldık. Çünkü Amerikan ilgisi henüz Ortadoğu'ya yönelmemişti ve yönelmediği sürece rahattık.
1967 yılına, kaçıncı oluyor, üçüncü galiba, israil-Arap savaşına kadar Ortadoğu'da yaprak kımıldamıyordu.
O sene, Amerikan emperyalizmi Ortadoğu'yu keşfetti.
1973 yılında da dördüncü Arap-israil savaşı herşeye tüy dikti, petrol krizini ve amansız enflasyonu başlattı, ertesi yıl biz de Kıbrıs'a çıktık, 1980 yılına kadar bizi esir alacak yokluk, yoksulluk, kan ve ateş denizine daldık.
O sıra Amerika Vietnam savaşını hemen bitirdi, yenilgiyi kabul etti, oradan çekildi ve Ortadoğu'ya döndü.
Vietnam savaşı sürdüğü sürece bela bizden uzaktı. Vietnam savaşı bizim savaşımız değildi. Bilemedik.
Çünkü 'jeostrateji' bilmiyorduk, Türkiye'yi ve Anadolu insanını da hiç mi hiç tanımıyorduk.
Biz uyandık, öğrendik ve geri durduk, tanımamakta direnen arkadaşlar öldüler.
Sonra bir kuşak daha geldi, onların da kimisi öldü kimisi hapislerde süründü. Arkalarından çok dokunaklı ağıtlar yakıldı ama giden geri gelmedi.
Eh, ne yapalım, bakın Ho Şi Minh de öldü, General Giap da, Johnson da öldü, Nixon da, şimdi General Westmoreland da.
Fakat Demireller ve Ecevitler ölmezler, onlar yüz yirmi yaşlarına kadar yaşayacaklar. Onlar beni de gömecekler.
engin ardıç
Ölür tabii, 91 yaşındaymış.
Bana hep Hoş Memo çizgi romanının kahramanlarından General Motors'u hatırlatır. Şimdilerde çoktan unutulmuş eski bir gazeteci, Ali Gevgilili, onu dilimize 'General Samurkaş Aygırmotor' diye uyarlamıştı... Fakat bu çeviri, ingilizce aslındaki nefis ironiyi, dünyayı sömüren Amerikan General Motors şirketiyle Amerikan generallerinin neredeyse 'özdeş' konumu üzerine patlatılmış o muhteşem espriyi yansıtmıyor.
Tıpkı, eski Gal diliyle dalgasını geçen Asterix çizgi romanındaki Obelix, Idefix gibi tiplere, sevgili ağabeyimiz Halit Kıvanç tarafından 'Türk çocuklarının anlayacağı şekilde' Hopdediks, Durdediks gibi abuk sabuk isimler verilmesi gibi... Adamlar tutmuşlar, 'asterisque', 'obelisque' gibi Fransızca kelimeleri uyduruk bir Gal diline 'çevirip' hoşluk yapıyorlar, biz alıp katlediyoruz.
General William Westmoreland (şimdi ortalama Türk gazetecileri buna da 'Vilyam Paşa' diye isim takarlar) Vietnam savaşının ünlü Amerikan komutanıdır.
Gençliğimiz bu ve benzeri adamlardan nefret etmekle geçmişti...
Attila ilhan, Kore savaşının ünlü komutanı General Ridgway'i anlatacağı zaman, 'şimdi General Ridgway'i kim hatırlar?' diye sormuştu... Ben de derim ki, şimdi General Westmoreland'ı bizim 68 kuşağı bile hatırlamaz!
Bugün nasıl Irak savaşı ortalığı kasıp kavuruyorsa, o zamanlar da Vietnam savaşı gündemimizde bir numaraydı.
Ve de, geçen gün ishal teşhisiyle hastaneye kaldırılan Fazıl Hüsnü Dağlarca, ona 'Vietnam savaşımız' diyordu. Savaşta hepimiz Amerika'nın yenilmesini istiyor, komünistleri tutuyorduk.
Hem komünizmi 'iyi bir şey' sanıyorduk, hem de Amerikan ordusu Güney Vietnam'ı koskocaman bir kerhaneye çevirdiği için kızıyorduk. Daha sonra bu gerçeği Stanley Kubrick'in konuyla ilgili filminde 'sucky fucky five dollars' diyen Saigon fahişesini görünce hatırlayacaktık.
Vallahi istanbul'da da on liraydı ha aynı hizmet... Tabii bir de, Zürafa Sokağı'nın en dibinde, yaşlı ve çirkin kadınlardan oluşan 'beş liralık' piyasa vardı...
Amerikan askerleri, yaşça bizden azıcık büyük ağabeylerimiz, nerede ve niçin savaştıklarını pek de anlayamadan, bir yandan esrarı çekiyor, bir yandan Carlos Santana, James Brown ve Louis Armstrong dinleyerek sinek gibi ölüyorlardı.
O günlerden aklımda kalan, elbete My Lai katliamında ölümün gözünün içine bakan badem gözlü bebeler, ve de miğferlerin yanına sıkıştırılmış Marlboro paketleri...
Aptaldık. Çünkü Amerikan ilgisi henüz Ortadoğu'ya yönelmemişti ve yönelmediği sürece rahattık.
1967 yılına, kaçıncı oluyor, üçüncü galiba, israil-Arap savaşına kadar Ortadoğu'da yaprak kımıldamıyordu.
O sene, Amerikan emperyalizmi Ortadoğu'yu keşfetti.
1973 yılında da dördüncü Arap-israil savaşı herşeye tüy dikti, petrol krizini ve amansız enflasyonu başlattı, ertesi yıl biz de Kıbrıs'a çıktık, 1980 yılına kadar bizi esir alacak yokluk, yoksulluk, kan ve ateş denizine daldık.
O sıra Amerika Vietnam savaşını hemen bitirdi, yenilgiyi kabul etti, oradan çekildi ve Ortadoğu'ya döndü.
Vietnam savaşı sürdüğü sürece bela bizden uzaktı. Vietnam savaşı bizim savaşımız değildi. Bilemedik.
Çünkü 'jeostrateji' bilmiyorduk, Türkiye'yi ve Anadolu insanını da hiç mi hiç tanımıyorduk.
Biz uyandık, öğrendik ve geri durduk, tanımamakta direnen arkadaşlar öldüler.
Sonra bir kuşak daha geldi, onların da kimisi öldü kimisi hapislerde süründü. Arkalarından çok dokunaklı ağıtlar yakıldı ama giden geri gelmedi.
Eh, ne yapalım, bakın Ho Şi Minh de öldü, General Giap da, Johnson da öldü, Nixon da, şimdi General Westmoreland da.
Fakat Demireller ve Ecevitler ölmezler, onlar yüz yirmi yaşlarına kadar yaşayacaklar. Onlar beni de gömecekler.
engin ardıç
Gündemdeki Haberler