bugün
- kendine yabancılaşmak9
- kızarmış ekmek10
- ne kadar yaşlısın19
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları3
- tai lung52
- ankete gelin beyler27
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- iskoçya3
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği7
- temu'dan giyinmek3
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu2
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz5
- türkiye rte sayesinde en özgür dönemini geçirmesi4
- her dönerin adamı5
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- azerbaycan kızları2
- sevmediğiniz yazarlar14
- sarapci koala39
- 1 50 boyundaki kızın bana baksana sen demesi2
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması7
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- bir soru sor7
- kadınları çok sevmek ama uzak durmak3
- ahmet beyin beyaz babeti3
- dükkan önüne sandalye koyan tip4
- yalanlar söyleyip iç huzuru bulmak4
- bikini2
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- birleşik krallık2
- büyü nasıl bozulur3
- doğu perinçek3
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
- ben de reise oy vericem13
- koalaya yeni nick önerisi5
- sözlüğün bünyeyi yorması7
- koala fetö başarılı olsa fetöcü de olurdu5
- meb den okullara terörsüz türkiye genelgesi4
- noter güvenli kapora sistemi3
- yalnızlık rahatlıktır15
- rus kızlarını koruma altına almak2
- hristoloji islam la çelişiyor mu2
- felsefe12
- yapay zeka ve işsizlik8
- beni sevmeyen o kişi8
- sokrates3
- meleklere serbest insanlara yasak olan ilimler5
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali11
- sözlük yazarlarının kendi çalıp kendi oynaması5
anneannecim,
özledim dememe gerek yok, biliyorsundur zaten, çok anlatılacak bir şey de yok, göçüp gittiğinden beri halen; aynı tas, aynı hamam, hiç bir değişiklik yok, sadece nohut böreğini çok özledim bak, kimse yapamıyor onu senin gibi.
o yıllarca taşıdığın kahverengi çantan şimdi nerededir bilmiyorum, halen içinden her şey çıkıyor mudur onu da bilmiyorum, burnum aksa mendil, bunalsam küçük kolonya, acıksam mevlüt şekeri ve daha neler neler, o üçgen mevlüt şekeri kutuları hala var mı bilmiyorum, şimdi herkes nutella yiyor, ben de yiyorum ama o senin bana peçetenin arasından çıkarıp verdiğin güllü lokumunun tadı hiç bir şeyde yok.
hatırlar mısın hep dalga geçerdik seninle hiç bir şeyi atmıyorsun diye, ama sen çanakkale gazisi kızıydın, iki dünya savaşı görmüştün, normaldi her şeyi saklaman, yokluk nedir bilirdin, o kadar dalga geçerdik ama yine ihtiyacımız oldu mu her ihtiyacını duyduğumuz şeyi çıkarır önümüze koyardın. yoğurt kabı gördüm mü dolapta şimdi hep hevesle açıyorum belki içinden nohut böreği çıkar diye, ama çıkmıyor, az yağlı su gibi bir yoğurt oluyor hep, ya sulanmış, ya son kullanma tarihi geçmiş.
hiç anlayamadın değil mi anneanne beni, bitmeyen okullarımı sorgulardın hep, sorardın, "bu çocuk bu kadar okudu başbakan mı olacak", başbakanın çok okuduğunu düşünürdün demek ki, ama öyle değil anneanne hayat, sen kirlenmedin güzel yaşadın, güzel öldün, bizim gibi olmadın hiç.
son gördüğümde bile seni, halen benden yana umutluydun, çantanda hep taşıdığın "gelinime vereceğim bunu" dediğin tülbenti yine gösterdin, yine sordun, yine olumsuz cevap aldın. o tülbent nerededir şimdi bilmiyorum, umudun var mıdır halen bilmiyorum. sana layık bir torun oldum mu onu da bilmiyorum. şimdinin kızları tülbentin değerini bilir mi onuysa hiç bilmiyorum. senin deyişinle;
"çok moderen olmuş bunlar, anlamıyorum ben"
sevgiyle,
eksper-i mental
özledim dememe gerek yok, biliyorsundur zaten, çok anlatılacak bir şey de yok, göçüp gittiğinden beri halen; aynı tas, aynı hamam, hiç bir değişiklik yok, sadece nohut böreğini çok özledim bak, kimse yapamıyor onu senin gibi.
o yıllarca taşıdığın kahverengi çantan şimdi nerededir bilmiyorum, halen içinden her şey çıkıyor mudur onu da bilmiyorum, burnum aksa mendil, bunalsam küçük kolonya, acıksam mevlüt şekeri ve daha neler neler, o üçgen mevlüt şekeri kutuları hala var mı bilmiyorum, şimdi herkes nutella yiyor, ben de yiyorum ama o senin bana peçetenin arasından çıkarıp verdiğin güllü lokumunun tadı hiç bir şeyde yok.
hatırlar mısın hep dalga geçerdik seninle hiç bir şeyi atmıyorsun diye, ama sen çanakkale gazisi kızıydın, iki dünya savaşı görmüştün, normaldi her şeyi saklaman, yokluk nedir bilirdin, o kadar dalga geçerdik ama yine ihtiyacımız oldu mu her ihtiyacını duyduğumuz şeyi çıkarır önümüze koyardın. yoğurt kabı gördüm mü dolapta şimdi hep hevesle açıyorum belki içinden nohut böreği çıkar diye, ama çıkmıyor, az yağlı su gibi bir yoğurt oluyor hep, ya sulanmış, ya son kullanma tarihi geçmiş.
hiç anlayamadın değil mi anneanne beni, bitmeyen okullarımı sorgulardın hep, sorardın, "bu çocuk bu kadar okudu başbakan mı olacak", başbakanın çok okuduğunu düşünürdün demek ki, ama öyle değil anneanne hayat, sen kirlenmedin güzel yaşadın, güzel öldün, bizim gibi olmadın hiç.
son gördüğümde bile seni, halen benden yana umutluydun, çantanda hep taşıdığın "gelinime vereceğim bunu" dediğin tülbenti yine gösterdin, yine sordun, yine olumsuz cevap aldın. o tülbent nerededir şimdi bilmiyorum, umudun var mıdır halen bilmiyorum. sana layık bir torun oldum mu onu da bilmiyorum. şimdinin kızları tülbentin değerini bilir mi onuysa hiç bilmiyorum. senin deyişinle;
"çok moderen olmuş bunlar, anlamıyorum ben"
sevgiyle,
eksper-i mental
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar