bugün
- true çaylak olsun kampanyası9
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan5
- true'yi yedirmeyiz6
- vermio11
- en güzel sevişme5
- nervio35
- bu koyden olsam ne olacak18
- ahmet sezer bey15
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı9
- anne3
- ak parti ve dem parti'nin terörsüz türkiye görüşme3
- sinsice kavga izleyen yazarlar8
- beni kim artılıyor amk5
- geceleri ne yapılır3
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse7
- arkadaşlar hoşçakalın galiba silik yiyeceğim4
- namazında niyazında erkek5
- sözlükte kavga6
- bir kilo patatesin 50 lira olması7
- kasaba 7 bin tl vermek3
- nervio'nun 1 50 boyunda olması3
- velvet53
- 15 21 itibariyle duygu durumunuz6
- true'yi eskorta emanet etmek10
- gammazlar çetesi6
- pompacı kıza nasıl açılınır9
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu6
- yeni parti31
- true çaycı olsun kampanyası3
- tememda kenka nalaka13
- kasiyer kıza nasıl açılırım21
- market kasap pazar fiyatlarını öğrenmek2
- güne bir şarkı bırak7
- velvet geceleri napıyor sorunsalı12
- kızını zenci ile evlendiren baba2
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- insan olmaya ceyrek kala18
- arkadaşlar sıkıldım2
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması3
- benzetildiğiniz ünlü10
- yeni parti'nin iktidara yürüdüğü gerçeği2
- hastane randevusu6
- etnik müzik radyo2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- türkiye chp ile dünya devi ülke olacak4
- gammazlar göreve3
- tai lung6
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
grönland'ın güneydoğusunda yer alan 320 bin nüfuslu ülke. ateş ve buzun aynı anda bulunabildiği, kazara doğmuş çocuk hesabı, volkanik patlamalar sonucu çook eskiden oluşmuş diyar. yirim.
göt kadar olmasına rağmen 4 adet büyük buzul vardır bu ülkede. langjökull, vatnajökull, hofsjökull ve myrdalsjökull. eyjafjallajokull da myrdal'ın batısında kalıyor yanlış hatırlamıyorsam, oralarda bir yerlerde.
hayatın güneybatıda yaşandığı bir ülkedir.
ólafsvik, reykjavík, keflavík, grindavík, kopavogur, hafnarfjördur, selfoss, akranes... nüfusun yoğun olduğu yer güneybatıdadır, kuzeyin fotoğrafları dahi insanın psikolojisini bozmaya yetmekte. ama imkân olursa gidip görmek, kafa sıyrılmışsa yaşamak lazım. hayat güneybatıda yaşansa ne olur, bisikletle yarım saatte gezerim zaten bütün izlanda'yı hehe.
öğrencilerin okullara çorapla girmesi bize garip gelir fakat oralarda absürd karşılanmaz. iskandinavya'da bu uygulamanın şey edildiği bazı okullar var, birkaç tane gördüm. ama tüm izlanda'da ya da iskandinavya'da "çocuklar dersliklere ayakkabıyla girmezler, o ne lan öyle pis pis?" diye bir kanun var mıdır bilmiyorum.
okulları bizimkinden çok farklı olduğundan ve çorapları kokan, beyaz çorap giyen ya da yırtık çorapla gelen öğrenciler bulunmadığından ayakkabısız okula girme işi sorun olmuyor. camilerdeki gibi bir zımbırtı var, ayakkabıyı çıkarıp bırakıyor, eve benzer ortamda öyle dolaşıyorsunuz. şu ana kadar bir adet sınıf gördüm. u şeklinde bir masa, bir öğretmen, masanın çevresine konuşlanmış öğrenciler var idi onda da. halı falan var, bildiğin ev gibi.
nüfus az olduğundan, öğrenci sayısı da az oluyor tabi. bizimki gibi 3 katlı okullar, merdivenler, koridorlar falan yok. o yüzden rahat rahat gidip geliyorlar okula. serbestlik var fakat o da sınırlı, öyle donsuz falan gelinemiyor yine. izlandalılar kibar insanlar, narin insanlar. çizgili pijamanızla giderseniz "sktir lan ne işin var burada!" demezler ama "ay bu ne yha" tribine girerler.
ayak fetişistleri için uygun bir ülke değildir okul anlamında. hatta ayak fetişizminden uzaklaşmanıza sebep olabilir zira içinde bulunduğumuz 2010 yılında okul kızlarının çoğu sumo güreşçileriyle yarışacak kapasitedeler. güzel kızları da çok güzel oluyor o ayrı. imkan varsa derslere falan girilmeli. hehe. yani "oyhş derslere çıplak ayakla giriyolar olm" diye kudurmamak lazım, hiç gerek yok böyle şeylere.
insanların soyad konusunda kasmadıkları bir yerdir aynı zamanda. evlenen kadınların erkeklerin soyadlarını almadıkları söyleniyor ama öyle bir durum yok ortada, erkeklerin soyadı yok çünkü. atıyorum, sven amcanın oğlu oluyor. soyadı svensson oluyor. ismet amcanın kızı olunca da soyad ismetsdóttir oluyor. yani onun kızı, bunun oğlu diyorlar.
herkesin soyadında oğlu, kızı olunca da soyad değiştirmenin anlamı kalmıyor. babamın adı meister olabilir ama eşim niye "babamın oğlu" olarak nam salsın ki? ya, o yüzden herkes kendi ismini kullanıyor paşa paşa. yoksa erkekleri adam saymadıklarından, kendi soyadlarını çok sevdiklerinden falan değil.
ve dış görünüşe önem veren insanların ülkesidir izlanda. insanlar genelde evde misafir edilir, tokalaşmak gelenek gibi bir şeydir. birisiyle buluşacaksınız, mekana gittiniz mesela, elinizi uzatıp gülümseyerek halló diyeceksiniz ki adam yerine koysun. öyle takım elbiseymiş, artistikmiş falan pek ziklemiyorlar. eşofmanla gitsen de olur ama efendi gibi, temiz giyinmen lazım.
işte öyle. huzur izlanda.
göt kadar olmasına rağmen 4 adet büyük buzul vardır bu ülkede. langjökull, vatnajökull, hofsjökull ve myrdalsjökull. eyjafjallajokull da myrdal'ın batısında kalıyor yanlış hatırlamıyorsam, oralarda bir yerlerde.
hayatın güneybatıda yaşandığı bir ülkedir.
ólafsvik, reykjavík, keflavík, grindavík, kopavogur, hafnarfjördur, selfoss, akranes... nüfusun yoğun olduğu yer güneybatıdadır, kuzeyin fotoğrafları dahi insanın psikolojisini bozmaya yetmekte. ama imkân olursa gidip görmek, kafa sıyrılmışsa yaşamak lazım. hayat güneybatıda yaşansa ne olur, bisikletle yarım saatte gezerim zaten bütün izlanda'yı hehe.
öğrencilerin okullara çorapla girmesi bize garip gelir fakat oralarda absürd karşılanmaz. iskandinavya'da bu uygulamanın şey edildiği bazı okullar var, birkaç tane gördüm. ama tüm izlanda'da ya da iskandinavya'da "çocuklar dersliklere ayakkabıyla girmezler, o ne lan öyle pis pis?" diye bir kanun var mıdır bilmiyorum.
okulları bizimkinden çok farklı olduğundan ve çorapları kokan, beyaz çorap giyen ya da yırtık çorapla gelen öğrenciler bulunmadığından ayakkabısız okula girme işi sorun olmuyor. camilerdeki gibi bir zımbırtı var, ayakkabıyı çıkarıp bırakıyor, eve benzer ortamda öyle dolaşıyorsunuz. şu ana kadar bir adet sınıf gördüm. u şeklinde bir masa, bir öğretmen, masanın çevresine konuşlanmış öğrenciler var idi onda da. halı falan var, bildiğin ev gibi.
nüfus az olduğundan, öğrenci sayısı da az oluyor tabi. bizimki gibi 3 katlı okullar, merdivenler, koridorlar falan yok. o yüzden rahat rahat gidip geliyorlar okula. serbestlik var fakat o da sınırlı, öyle donsuz falan gelinemiyor yine. izlandalılar kibar insanlar, narin insanlar. çizgili pijamanızla giderseniz "sktir lan ne işin var burada!" demezler ama "ay bu ne yha" tribine girerler.
ayak fetişistleri için uygun bir ülke değildir okul anlamında. hatta ayak fetişizminden uzaklaşmanıza sebep olabilir zira içinde bulunduğumuz 2010 yılında okul kızlarının çoğu sumo güreşçileriyle yarışacak kapasitedeler. güzel kızları da çok güzel oluyor o ayrı. imkan varsa derslere falan girilmeli. hehe. yani "oyhş derslere çıplak ayakla giriyolar olm" diye kudurmamak lazım, hiç gerek yok böyle şeylere.
insanların soyad konusunda kasmadıkları bir yerdir aynı zamanda. evlenen kadınların erkeklerin soyadlarını almadıkları söyleniyor ama öyle bir durum yok ortada, erkeklerin soyadı yok çünkü. atıyorum, sven amcanın oğlu oluyor. soyadı svensson oluyor. ismet amcanın kızı olunca da soyad ismetsdóttir oluyor. yani onun kızı, bunun oğlu diyorlar.
herkesin soyadında oğlu, kızı olunca da soyad değiştirmenin anlamı kalmıyor. babamın adı meister olabilir ama eşim niye "babamın oğlu" olarak nam salsın ki? ya, o yüzden herkes kendi ismini kullanıyor paşa paşa. yoksa erkekleri adam saymadıklarından, kendi soyadlarını çok sevdiklerinden falan değil.
ve dış görünüşe önem veren insanların ülkesidir izlanda. insanlar genelde evde misafir edilir, tokalaşmak gelenek gibi bir şeydir. birisiyle buluşacaksınız, mekana gittiniz mesela, elinizi uzatıp gülümseyerek halló diyeceksiniz ki adam yerine koysun. öyle takım elbiseymiş, artistikmiş falan pek ziklemiyorlar. eşofmanla gitsen de olur ama efendi gibi, temiz giyinmen lazım.
işte öyle. huzur izlanda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar