bugün
- asrın soygunu8
- true nickli yazar19
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- guterres ten iki devletli çözüm açıklaması2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- kürtler asimile edilmelidir11
- habire1227
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- kullanıcı adı değişmiyor2
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- manisada okul saldırısı17
- teslimiyet4
- bu ne soğuk amk5
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- et döner dürüm9
- sarı poşet kudurtması13
- sözlükte kavga olacak hissi4
- evliliği ayakta tutan güçler13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- gocusuz bir sözlük5
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- krt tv4
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- türkiye de muhalefet var mı9
- ikizler burcu kadını olmak7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- götünden tanırım seni7
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- ölümden korkuyor musunuz34
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler7
- çok hastayım sözlük6
- türkler ile moğollar kardeştir16
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı29
ve böyle bi dünyada köylülerin birbirine anlattığı hikayelerle, ortaya çıkan büyülü gerçekliği bi düşleyin bakalım:
ilk Lanet: Çocuklukta Gelen Kurdeşen
Yedi yaşımda, Abu ayının en sıcak gecesi. Tarlada uyuyakalmışım. Uyanınca bütün vücudum kırmızı kabarcıklarla doluydu. Annem dedi ki: “Mot seni öptü.”
O gece rüyamda yeraltından bir kadın çıktı mot çırılçıplak, gözleri boş. Parmaklarımla kabarcıkları kaşıdıkça kanadı, kan toprağa aktıkça kabarcıklar büyüdü.
Rahip bir curse tableti gömdü başucuma: “Mot’un eli çekilsin!” Ama işe yaramadı. O kabarcıklar hâlâ bedenimde, sadece kışın kayboluyor Baal yağmur gönderince.
Kardeşimin Gözleri
Kışın, Araḫšamna’da, Yam sel bastığında kardeşim denize açıldı. Döndüğünde gözleri beyazlaşmıştı. Konuşmuyordu, sadece “Yam… Yam…” diye mırıldanıyordu.
Köyün büyücüsü dedi ki: “Deniz ruhu gözlerini aldı, yerine tuzlu su koydu.”
Üç gün sonra kendini Sapan Dağı’ndan attı. Cesedi parçalanmış, ağzından köpük geliyordu.
O geceden beri ben de bazen tuzlu su tadıyorum dilimde. Yam’ın laneti ailemize bulaştı.
Veba: Köyün Çocukları
Üç yaz önce, Mot tam hâkimken, köyün bütün çocukları aynı anda ateşlendi. Karnı şişenler, dili kara olanlar, gözleri sararanlar…
Rahip kurban kesti, boğazından kan boşalttı Baal tapınağına. Ama kan toprağa değdiği anda rüzgâr ters esti, kan köyün içine sıçradı.
Yedi çocuk öldü. Cesetleri gece mezarlığa taşırken, anneler bağırıyordu: “Mot onları yuttu!”
Benim küçük kızım da gitti. Adı Pdry’ydi Baal’in ışık kızı gibi. Öldüğünde gözleri hâlâ açıktı, içinde küçük bir akrep geziniyordu. Mot’un işareti.
Komşunun Karısı
Adı Anat gibiydi, ama gerçek Anat değil. Yaz ortasında, kocasını tunç bıçakla doğradı. Parçaladı, ateş yaktı, külünü tarlaya serpti.
“Mot bana fısıldadı,” dedi. “Kocamın eti bereket getirecek.”
Köyün yaşlıları onu taşladı. Ama taşlar ona değdiğinde, kadın gülüyordu. Gülüşü hâlâ kulaklarımda: “Mot beni öpmeye devam edecek.”
Uyurgezerlik: Benim Lanetim
Her Ulūlu dolunayında uyanıyorum. Ayaklarım beni mezarlığa götürüyor. Orada, Pdry’nin mezarında oturuyorum.
Bazen bir ses duyuyorum –yeraltından: “Baba, açım.”
Elimi toprağa sokuyorum, soğuk. Parmaklarım bir şeye değiyor: küçük bir kemik.
Kendi kızımın mı, yoksa Mot’un mu bilmiyorum.
Büyü ve Karşı Büyü
Rahip her sonbahar curse tabletleri gömüyor köyün dört köşesine:
“Mot çekilsin, Baal yağmur göndersin!”
Ama tabletlerden biri kırıldı geçen yıl. içinde yazan isim benimkiydi.
O geceden beri sırtımda bir ağrı: omurgamda bir yılan dolaşıyor sanki. Doktor değil, büyücü değil, kimse çıkaramıyor.
ilk Lanet: Çocuklukta Gelen Kurdeşen
Yedi yaşımda, Abu ayının en sıcak gecesi. Tarlada uyuyakalmışım. Uyanınca bütün vücudum kırmızı kabarcıklarla doluydu. Annem dedi ki: “Mot seni öptü.”
O gece rüyamda yeraltından bir kadın çıktı mot çırılçıplak, gözleri boş. Parmaklarımla kabarcıkları kaşıdıkça kanadı, kan toprağa aktıkça kabarcıklar büyüdü.
Rahip bir curse tableti gömdü başucuma: “Mot’un eli çekilsin!” Ama işe yaramadı. O kabarcıklar hâlâ bedenimde, sadece kışın kayboluyor Baal yağmur gönderince.
Kardeşimin Gözleri
Kışın, Araḫšamna’da, Yam sel bastığında kardeşim denize açıldı. Döndüğünde gözleri beyazlaşmıştı. Konuşmuyordu, sadece “Yam… Yam…” diye mırıldanıyordu.
Köyün büyücüsü dedi ki: “Deniz ruhu gözlerini aldı, yerine tuzlu su koydu.”
Üç gün sonra kendini Sapan Dağı’ndan attı. Cesedi parçalanmış, ağzından köpük geliyordu.
O geceden beri ben de bazen tuzlu su tadıyorum dilimde. Yam’ın laneti ailemize bulaştı.
Veba: Köyün Çocukları
Üç yaz önce, Mot tam hâkimken, köyün bütün çocukları aynı anda ateşlendi. Karnı şişenler, dili kara olanlar, gözleri sararanlar…
Rahip kurban kesti, boğazından kan boşalttı Baal tapınağına. Ama kan toprağa değdiği anda rüzgâr ters esti, kan köyün içine sıçradı.
Yedi çocuk öldü. Cesetleri gece mezarlığa taşırken, anneler bağırıyordu: “Mot onları yuttu!”
Benim küçük kızım da gitti. Adı Pdry’ydi Baal’in ışık kızı gibi. Öldüğünde gözleri hâlâ açıktı, içinde küçük bir akrep geziniyordu. Mot’un işareti.
Komşunun Karısı
Adı Anat gibiydi, ama gerçek Anat değil. Yaz ortasında, kocasını tunç bıçakla doğradı. Parçaladı, ateş yaktı, külünü tarlaya serpti.
“Mot bana fısıldadı,” dedi. “Kocamın eti bereket getirecek.”
Köyün yaşlıları onu taşladı. Ama taşlar ona değdiğinde, kadın gülüyordu. Gülüşü hâlâ kulaklarımda: “Mot beni öpmeye devam edecek.”
Uyurgezerlik: Benim Lanetim
Her Ulūlu dolunayında uyanıyorum. Ayaklarım beni mezarlığa götürüyor. Orada, Pdry’nin mezarında oturuyorum.
Bazen bir ses duyuyorum –yeraltından: “Baba, açım.”
Elimi toprağa sokuyorum, soğuk. Parmaklarım bir şeye değiyor: küçük bir kemik.
Kendi kızımın mı, yoksa Mot’un mu bilmiyorum.
Büyü ve Karşı Büyü
Rahip her sonbahar curse tabletleri gömüyor köyün dört köşesine:
“Mot çekilsin, Baal yağmur göndersin!”
Ama tabletlerden biri kırıldı geçen yıl. içinde yazan isim benimkiydi.
O geceden beri sırtımda bir ağrı: omurgamda bir yılan dolaşıyor sanki. Doktor değil, büyücü değil, kimse çıkaramıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar