bugün
- nickin yanında yaş da yazsın11
- nervio'nun ayakları15
- la loba19
- engineer2812
- evli olduğunu gizleyen yazarlar6
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- skechers giyen kız9
- öldüreni öldürmek14
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- abi lavabo var mı10
- queen ravenna'nın ayakları6
- sözlük kızları olarak ayak resmi atıyoruz5
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız10
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- queen ravenna ifşası5
- menemen yiyen erkek9
- sözlükteki tramessi yazarlar9
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip10
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim7
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları7
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması10
- asansörde selam verme zorunluluğu7
- esat oktay yıldıran3
- nervio8
- kot kafalı4
- demokles'in kılıcı abi ya8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sürekli sözlük içi konularda başlık açılması3
- kendini tanımak2
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- mrl tln2
- mahallede rönesans başlaması5
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar2
- bırakın bu ayakları arkadaşlar2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı16
- eşek alıp şehirde gezmek5
- neden uyandınız6
- sevgiliyle görüşme sıklığı4
- kalıcı yaz saati uygulaması3
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği4
- sözlükten bir yazarla evlenilir mi3
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- israil seçimleri4
- mahalle bakkalının zamanı durdurması3
- x hanım kasa lütfen3
- bir gün kuşların uçmaktan vazgeçmesi2
- asgari ücretle hayal kurmak4
- yanlışlıkla tarikata benzeyen aile2
- erkeklerin kadınları anlayamaması5
- buzdolabının içim üşüdü demesi3
amerika'nın en pahalı 3. şehridir. çekik gözlülerin(özellikle çinlilerin) istilasına uğramıştır, amerikalıdan çok bunlardan görürsünüz.
turistik bir şehir olmasından mütevellit ne kadar berbat ingilizce konuşuyor olursanız olun yadırganmazsınız. hatta insanları sizinle muhabbet etmeye çalışırlar. en güzel yanı kimsenin kimseye aldırmadan, olmak istediği gibi yaşamasıdır. sizi olduğunuz gibi kabul ederler. o yüzden karşıdan gelen yakışıklının çiçekli böcekli bir topuklu ayakkabı giydiğini görürseniz eğer, şaşırmayın. çünkü az ilerde karşınıza topuklu ayakkabıyla yetinmemiş daha ilginç tipler* çıkacak.
yine şaşırmamanız gereken bir başka şey; sokakta yürürken görebileceğiniz striptiz kulübüne ait içi görünen bir minibüs. onu ilginç kılan ise kıyafet sergilenen bir camekanı andırması değil, içinde direk dansı yapan yarı çıplak hatunlar olması*
en tehlikeli caddelerinden biri olarak kabul edilen, filmlere konu olmuş, turk caddesinde dolaşırken dikkatli olunmalıdır zira durup dururken bir zenci saçınızı çekebilir. sokaklarında yaşayan onca evsize rağmen hiç kapkaç olayı yoktur ancak, bir köşe başında vurulup kim vurduya gitme ihtimaliniz var*. köşe başlarında ot içen pis insanlarından, sokakların ve toplu taşıma araçlarının sidik kokmasından bahsetmiyorum bile.
ama ne var ki, tüm bunlara rağmen, bir kez gittiniz mi tekrar gitmeyi istemek kaçınılmazdır. geri döndüğünüzde hislerinizi ise tek bir cümle özetler;
(bkz: i left my heart in san francisco)
turistik bir şehir olmasından mütevellit ne kadar berbat ingilizce konuşuyor olursanız olun yadırganmazsınız. hatta insanları sizinle muhabbet etmeye çalışırlar. en güzel yanı kimsenin kimseye aldırmadan, olmak istediği gibi yaşamasıdır. sizi olduğunuz gibi kabul ederler. o yüzden karşıdan gelen yakışıklının çiçekli böcekli bir topuklu ayakkabı giydiğini görürseniz eğer, şaşırmayın. çünkü az ilerde karşınıza topuklu ayakkabıyla yetinmemiş daha ilginç tipler* çıkacak.
yine şaşırmamanız gereken bir başka şey; sokakta yürürken görebileceğiniz striptiz kulübüne ait içi görünen bir minibüs. onu ilginç kılan ise kıyafet sergilenen bir camekanı andırması değil, içinde direk dansı yapan yarı çıplak hatunlar olması*
en tehlikeli caddelerinden biri olarak kabul edilen, filmlere konu olmuş, turk caddesinde dolaşırken dikkatli olunmalıdır zira durup dururken bir zenci saçınızı çekebilir. sokaklarında yaşayan onca evsize rağmen hiç kapkaç olayı yoktur ancak, bir köşe başında vurulup kim vurduya gitme ihtimaliniz var*. köşe başlarında ot içen pis insanlarından, sokakların ve toplu taşıma araçlarının sidik kokmasından bahsetmiyorum bile.
ama ne var ki, tüm bunlara rağmen, bir kez gittiniz mi tekrar gitmeyi istemek kaçınılmazdır. geri döndüğünüzde hislerinizi ise tek bir cümle özetler;
(bkz: i left my heart in san francisco)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar