bugün
- pandela gelmiş6
- burdur5
- ay bayılazaam5
- türklerin ileri olduğu konular3
- dinsize inanır mısın14
- sözlüğün gerizekalılarla dolup taşması3
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- ilk buluşmada benim babam da ak partili diyen kız4
- konstantinopolis in işgali2
- türkiye nin en büyük ihraç ürünü2
- türkiye'nin karadeniz de liderlik teklifi2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- truesuzluk3
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar6
- atatürk türkçülüğü vs atsız türkçülüğü3
- kuralsız sokaklar3
- true isimli yazar2
- alkol alıp hoşlanılan kıza açılmak7
- türklerin 10 dolara çalışan kölelere dönmesi2
- true ile sevişmek2
- true'nun yine online olması2
- araçtan düşen arkadaşının arkasından atlayan kadın2
- birinci inönü muharebesi2
- umrumdışı2
- true nickli yazar8
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı10
- nihavent bey birader beydir3
- birbirine zıt adaşlar2
- türk esnafının en büyük sorunu3
- haluk levent25
- makyaj günü3
- üzücü bir aşk filmi izlemek5
- devletten başkasına güvenilmez11
- barış yarkadaş ile melih gökçek'in ortak tweeti2
- biraderilyo de biraderitatis2
- gördüğüne sabah birader akşam gay demek3
- bruce wayne mi zengin tony stark mı3
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi3
- kemalist silkeleme uzmanı3
- kuran da neden namaz yok4
- islam3
- mario lemina2
- elmas bey birader bay biraderdir3
- az önce sözlükten silinen çıplak yazar fotoğrafı3
- joker haksızdır3
- 18 temmuz 2026 taytlı valinin görevden alınması5
- oğlak burcu kadını18
- haluk levent olayından çıkarılacak ders8
- diyetteyken bira içmek3
- sabah ezanı2
çocuklar,
kocaman gözleri var ve o kocaman gözler sayesinde her istediklerini yaptırıyorlar.
öyle masum, öyle derin...
öyle insan ve öyle doğrular ki!
sohbetleri yalın, kelimelerinin altında iğneler yok, gözlerinde kirli sorgular yok.
gözlerinde sadece tatlı telaşlar ve keyifli meraklar var, bitmek tükenmek bilmeyen sevgi var bi' de...
---------------------------------------------
birkaç gündür bir çocuk var etrafımda. teyzem oğlunu bıraktı ve şehir dışına gitti.
küçük daha birinci sınıfa gidiyor.
ben alışkın değilim çocuklara, onları sevmeye, onlarla sohbet etmeye.
ne diyeceğimi nasıl davranacağımı bilemem.
bu karşımdaki çocuk ise elimi ayağımı kelimelerimi mimiklerimi daha çok karıştırıyor!
öyle olgun ki bacaksız, bütün doğrularımı baştan yazdırıyor bana.
sert mizacım ve çatık kaşlarım rafa kalktı, bi' merhamet düştü gözlerime.
bakkala gidiyoruz, istediğini alıyor. hali vakti yerinde olan bir ailenin çocuğu, yokluk nedir bilmez.
-ben öyle sanıyordum bugüne kadar-
bugün koşarak geldi yanıma, "oyuncak silah alalım bana." dedi.
tuttum elinden, gittik bakkala, aldı istediğini.
eve dönüyoruz baktım yüzü düşmüş, ağladı ağlayacak.
"ne oldu?" dedim, "mutlu değil misin? aldık ya istediğini..."
"üzülüyorum." dedi. aman tanrım! öyle kötü dedi ki...
"üzülüyorum bilal'e." dedi "o da silah istiyor, benimkinden, almıyorlar ona." dedi.
dedim ya yokluk nedir bilmez, öğrenmiş, bugün öğrenmiş, ağladı ağlayacak, gözleri kocaman bana bakıyor; gözümün içine,
"üzülüyorum bilal'e."
çok net ve açık, yalansız dolansız, süslü kelimeler yok, öznesi yüklemi var bi' tek işte.
yolun ortasında ağlatacaktı beni az kalsın.
ah be çocuk, hep böyle kal olur mu?
senin gözlerine, o bakışlarına, o kederine, o insanlığına hasret bırakma beni...
kocaman gözleri var ve o kocaman gözler sayesinde her istediklerini yaptırıyorlar.
öyle masum, öyle derin...
öyle insan ve öyle doğrular ki!
sohbetleri yalın, kelimelerinin altında iğneler yok, gözlerinde kirli sorgular yok.
gözlerinde sadece tatlı telaşlar ve keyifli meraklar var, bitmek tükenmek bilmeyen sevgi var bi' de...
---------------------------------------------
birkaç gündür bir çocuk var etrafımda. teyzem oğlunu bıraktı ve şehir dışına gitti.
küçük daha birinci sınıfa gidiyor.
ben alışkın değilim çocuklara, onları sevmeye, onlarla sohbet etmeye.
ne diyeceğimi nasıl davranacağımı bilemem.
bu karşımdaki çocuk ise elimi ayağımı kelimelerimi mimiklerimi daha çok karıştırıyor!
öyle olgun ki bacaksız, bütün doğrularımı baştan yazdırıyor bana.
sert mizacım ve çatık kaşlarım rafa kalktı, bi' merhamet düştü gözlerime.
bakkala gidiyoruz, istediğini alıyor. hali vakti yerinde olan bir ailenin çocuğu, yokluk nedir bilmez.
-ben öyle sanıyordum bugüne kadar-
bugün koşarak geldi yanıma, "oyuncak silah alalım bana." dedi.
tuttum elinden, gittik bakkala, aldı istediğini.
eve dönüyoruz baktım yüzü düşmüş, ağladı ağlayacak.
"ne oldu?" dedim, "mutlu değil misin? aldık ya istediğini..."
"üzülüyorum." dedi. aman tanrım! öyle kötü dedi ki...
"üzülüyorum bilal'e." dedi "o da silah istiyor, benimkinden, almıyorlar ona." dedi.
dedim ya yokluk nedir bilmez, öğrenmiş, bugün öğrenmiş, ağladı ağlayacak, gözleri kocaman bana bakıyor; gözümün içine,
"üzülüyorum bilal'e."
çok net ve açık, yalansız dolansız, süslü kelimeler yok, öznesi yüklemi var bi' tek işte.
yolun ortasında ağlatacaktı beni az kalsın.
ah be çocuk, hep böyle kal olur mu?
senin gözlerine, o bakışlarına, o kederine, o insanlığına hasret bırakma beni...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar