bugün
- kanadalı ünlüler9
- sabahları sevilen şeyler8
- iç sıkıntısı7
- trabzonspor'un thomas reis ile anlaşması2
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı14
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- pipinin ortasında kıllar çıkması2
- ana haber bülteni2
- beni kaybettin diyen erkek14
- sabahları nefret edilen şeyler17
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması5
- felsefe mezunu öğretmen olmak4
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- mazotun litresi 101 lira35
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- ekşiye gidiyorum ben10
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- sadece filistin'i önemsemek15
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- gocu38
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- iblis'in sesini duymak11
- g i l d e d l i l y27
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- israil11
- kürdü sevin10
- anın görüntüsü24
- yazarların fobileri20
- arkadaşlar bakar mısınız16
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- sevilen hitap şekilleri3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
yapılan araştırmalar neticesinde birden fazla nedeni olduğu görülen hastalık. elbette ki ''çocukluğumuza iniyoruz'';
1) özellikle çocukluk döneminde travmatik bir kapalı alan deneyimi yaşamış olmak. öyle kolilerin içine girip evcilik oynamak ya da dolapta saklanmak gibi değil; bu esnada yaşanan -belli belirsiz de olabilir- travmatik bir durum söz konusu olacak. kolinin içinde unutulmak gibi, dolaptayken uyuyakalmak gibi..
2) benim ilgimi çeken ikinci neden de anne karnında yaşanan, klostrofobiye sebep olacak travmatik durumlar. uzmanlar bunun hakkında çok net açıklamalar yapamıyorlar. anne karnında çocuğun ne gibi bir travması olabilir değil mi? ancak yine de annenin hamileyken nefes darlığı çekmesi bir etken olabiliyormuş.
3) zorlu bir doğumla dünyaya gelmiş olmak. anne karnından rahim ağzına çıkarken olağan dışı bir durumun söz konusu olması. rahim kanalında normalden fazla beklemiş olmak olabilir, oksijen yetersizliği değil ama, oksijen yetersizliği otizme sebep oluyor. buna daha çok ''içgüdülerin zorladığı yaşama normlarından farklı bir pozisyona girmek'' diyebiliriz.
belirtileri kendini her kapalı alanda göstermez;
-özellikle ilk klostrofobi atağını daha önce mükerrer defalarca bulunduğunuz kapalı alanda yaşayabilirsiniz. ilk için -tabi ki duruma anlam verilmeyecektir- yüksek bir nefessizlik duygusu içinizi kaplar. kronik ya da alerjik astımdan farklı olarak nefes alabilip aldığınız nefesin yetersiz olduğunu düşüneceksiniz. ve bu duygudan kurtulmanın tek yolunun içinde bulunduğunuz kapalı alandan çıkmak olduğu o an aklınıza gelmeyecek (ilk ataklar için söylüyorum, alışınca kapalı alandayken de kurtulmanın yollarını buluyorsunuz)
-klostrofobiklerin büyük çoğunluğunun bu tip durumlarda, panik atak sendromuna nazaran tansiyonları ''düşer''
-ağlama nöbeti. anlam verilemeyen bir ağlama dürtüsü zuhur eder. sonraki ataklarda bunun da üstünden gelinebilinir.
-(bu madde önemli) ilk ataktan sonra yaşanan klostrofobi aslında klostrofobi-fobisidir. yani öyle her asansörde, her dar alanda, metroda, tünelde atak geçirilmez ama ''ya şimdi bayılıverirsem, ya nefes alamazsam, ya yine atak geçirirsem'' korkusu ''burası kapalı alan allah'ım nefessiz kaldım'' korkusundan daha baskındır. sonra da fobi kendini tetikler zaten. o yüzden görmezden gelmek, üstüne gitmemek en mantıklısı olacaktır.
1) özellikle çocukluk döneminde travmatik bir kapalı alan deneyimi yaşamış olmak. öyle kolilerin içine girip evcilik oynamak ya da dolapta saklanmak gibi değil; bu esnada yaşanan -belli belirsiz de olabilir- travmatik bir durum söz konusu olacak. kolinin içinde unutulmak gibi, dolaptayken uyuyakalmak gibi..
2) benim ilgimi çeken ikinci neden de anne karnında yaşanan, klostrofobiye sebep olacak travmatik durumlar. uzmanlar bunun hakkında çok net açıklamalar yapamıyorlar. anne karnında çocuğun ne gibi bir travması olabilir değil mi? ancak yine de annenin hamileyken nefes darlığı çekmesi bir etken olabiliyormuş.
3) zorlu bir doğumla dünyaya gelmiş olmak. anne karnından rahim ağzına çıkarken olağan dışı bir durumun söz konusu olması. rahim kanalında normalden fazla beklemiş olmak olabilir, oksijen yetersizliği değil ama, oksijen yetersizliği otizme sebep oluyor. buna daha çok ''içgüdülerin zorladığı yaşama normlarından farklı bir pozisyona girmek'' diyebiliriz.
belirtileri kendini her kapalı alanda göstermez;
-özellikle ilk klostrofobi atağını daha önce mükerrer defalarca bulunduğunuz kapalı alanda yaşayabilirsiniz. ilk için -tabi ki duruma anlam verilmeyecektir- yüksek bir nefessizlik duygusu içinizi kaplar. kronik ya da alerjik astımdan farklı olarak nefes alabilip aldığınız nefesin yetersiz olduğunu düşüneceksiniz. ve bu duygudan kurtulmanın tek yolunun içinde bulunduğunuz kapalı alandan çıkmak olduğu o an aklınıza gelmeyecek (ilk ataklar için söylüyorum, alışınca kapalı alandayken de kurtulmanın yollarını buluyorsunuz)
-klostrofobiklerin büyük çoğunluğunun bu tip durumlarda, panik atak sendromuna nazaran tansiyonları ''düşer''
-ağlama nöbeti. anlam verilemeyen bir ağlama dürtüsü zuhur eder. sonraki ataklarda bunun da üstünden gelinebilinir.
-(bu madde önemli) ilk ataktan sonra yaşanan klostrofobi aslında klostrofobi-fobisidir. yani öyle her asansörde, her dar alanda, metroda, tünelde atak geçirilmez ama ''ya şimdi bayılıverirsem, ya nefes alamazsam, ya yine atak geçirirsem'' korkusu ''burası kapalı alan allah'ım nefessiz kaldım'' korkusundan daha baskındır. sonra da fobi kendini tetikler zaten. o yüzden görmezden gelmek, üstüne gitmemek en mantıklısı olacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar